YJA: Katliamların önü alınmalı, mücadele toplumsallaşmalı
17:38
JINHA
BEHDİNAN – YJA Koordinasyonu, yaptığı yazılı açıklama ile Musul şahsında açığa çıkan katliamları kınadı. Açıklamasında YJA, “Başta Kürt kadınları olmak üzere tüm kadınları, toplumun tüm kesimlerini demokratik toplum mücadelesini yükseltemeye bu temelde gelişen katliamlarının önünü almaya, mücadeleyi toplumsallaştırmaya çağırıyoruz” dedi.
Yekitiya Jinên Azad (YJA- Özgür Kadınlar Birliği) Koordinasyonu, yazılı açıklama yaparak Musul şahsında açığa çıkan katliamları kınadı. Açıklamada, devletçi uygarlığın Ana Tanrıça İnanna’nın kentini ve Me’lerini gasp ve talanına yeniden tanık olduğunu kaydeden Koordinasyon, bu mekanların 72 milletin, kültürün, dilin, inancın, rengin özgürce ve kardeşçe bir arada yaşadığı derin tarihsel kültüre sahip olduğunu hatırlattıç YJA Koordinasyonu, “Bu topraklara has yaşamın özü farklı dillerin, inançların, renklerin, kültürlerin birliği ile demokratik ulus halinde yaşanılabileceğidir. Kapitalist modernitenin en temel araçları olan dincilik ve milliyetçilik, cinsiyetçilikle şahlanışa geçerek kadın, toplum ve tarih şahsında büyük insanlık katliamını gerçekleştirmektedir. Arapları, Kürtleri, Türkmenleri, Kıptileri, Ezidi Kürtleri, Hristiyan inancında olanları, Şabakları ve adını sayamadığımız kimlik, din, inanç ve mezhep ehlini katletmekte, vahşice boğazlamakta, tarih, kültür ve doğa katledilmekte. Vahşi kapitalizmin en insani inanç farklılıklarının soy kırımı ile karşı karşıya olunduğu bir süreç Irak topraklarında yaşanmaktadır. Musul şahsında bir kez daha açığa çıkan bu katliamları kınıyoruz” dedi.
İlk fetva ‘Kadınlar dışarı çıkmamalı’ oldu!
Açıklamasında “İlk fetvayı ‘Kadınlar dışarı çıkmamalı’ diye çıkaran IŞİD çeteleri, kadın şahsında toplumu tekrardan köleleştirmeye çalışmaktadırlar” diyen YJA Koordinasyonu, toplumsal cinsiyetçiliği, isyan ile başlayan kadın devriminin bugün Rojava şahsında büyük bir gelişim düzeyini açığa çıkardığını ve Ortadoğu kadını açısından da temel sürükleyici güç olduğu ifade etti. Ortadoğu’da gelişmeye başlayan kadın devrimini engellemenin, kadını tekrardan kafese tıkatma politikalarının beş bin yıllık erkek egemen ideolojisinin son çırpınışları olduğunu da belirten YJA, açıklamasına şöyle devam etti:
‘Kadın karşısında korkan talancı erkek tekrar atağa geçti’
“Kurnaz, yalancı ve talancı erkekliğin tekrardan atağa geçmesi kadının özgürlük mücadelesi karşısında duyduğu korku, panik ve kaygıdır. Hiçbir etik değer tanımadan gelişen İŞİD saldırılar, kadın şahsında bir bütün topluma yönelik saldırılardır. Kadını erkeğin, toplumu da devletin kölesi haline getirme politikalarıdır. Kadına tecavüzü bir hak olarak ele alan ve kadına yönelik her türlü çirkin ve alçakça saldırıyı geliştiren İŞİD, toplumsal ve kültürel tarihin en köklü ve en temel zihinsel sapma ve yozlaşmasıdır. Aynı zamanda insanlıktan düşme halidir. Eşref-i Mahlûkat, bu gün hiç olmadığı kadar İŞİD şahsında ayaklar altındadır.
İki yüz yıllık böl-yönet politikaları tekrar devrede
Irak’a yönelik geliştirilen İŞİD saldırıları aynı zaman küresel güçlerin ve Ortadoğu’daki oligarşik güçlerin bir hamlesidir. Kapitalist hegemon güçlerin BOP kapsamında Ortadoğu’yu intiharla karşı karşıya getirdiği politikalar devrededir. Tek amacı petrol olan hegemonik uygarlıkçı devletlerin palazlandırdığı ve öncelikle kadınların-çocukların-gençlerin katline fermanlar, fetvalar vermektedirler. Kadınlar, halklar, inançlar, kültürler üzerinden en kirli politikalar için palazlandırılan bu çeteler para militer, petrol militer, kontra güçler olarak örgütlendirilerek Ortadoğu değerlerini tüketmek istemektedir. Her etnisiteye veya mezhebe, kavme devlet oluşturarak, kapitalizmin küreselleşmesine, dolayısıyla sömürünün ve sanayiciliğin azamileşmesini geliştirmek istiyorlar. Hegemon güçlerin, Ortadoğu açısından, iki yüz yıllık böl ve yönet politikaları tekrardan devreye konulmak istenmektedir. Halklar açısından sinsi bir tuzak olan ulus devletçi politikaları boşa çıkarmak ancak halkların demokratik birlikteliğini geliştirmekle mümkündür. Bu uluslararası işgalci, katliamcı, idamcı Muaviye torunlarına karşı üç yıldır savaşan YPG-YPJ mücadelesi, intihara karşı özgürlük, barış ve kardeşlik mücadelesi olmaktadır. Rojava direnişinin bir Irak direnişine dönüştürülmesi gerekmektedir. Rojavalaşan Irak, Rojavalaşan Ortadoğu olacaktır.”
‘İşgal planlarının hangi masalarda çizildiği bellidir’
“Halkların, kadınların başına bela edilen bu paravan çetelerin hangi merkezlerde hazırlandıkları, işgal planlarının hangi masalarda çizildiği bilinmeyen gerçekler değildir” ifadelerine dikkat çeken YJA Koordinasyonu, şu ifadelere dikkat çekti:
“Yapanı belli, yaptıranı belli olan bu kirli politikaları boşa çıkararak, şer güçlerinin zulmüne geçit vermemek gereklidir. Yanan, yakılan, öldürülen, kapatılarak sürekli tecavüz altına alınan, talan edilen tarihtir, kadındır, kültürdür ve doğadır. İnsanlığın toplumsallaşma gerçeğinin ezgisini kendinde yaşatan Dicle Nehrine ölüm perdesinin çekilmemesi için demokratik ulus tek kurtuluş ve çözüm yoludur. Devletçiliğe karşı halkların barış köprüsünü örmek günümüz açısından temel insani görevdir. Bu temelde, demokrat, sosyalist, anti-kapitalist, gerçek Müslümanlar ortak mücadele cephesini geliştirerek Musul işgaline karşı direnişe geçmelidir. Tüm kimliklerin, inançların varlığını koruma ve özgürlüğünü sağlamanın yegâne yolu demokratik birlik cephe direnişidir. Genel olduğu kadar Kürtler açısından demokratik ulusal birlikteliği sağlamak ve ortak savunma cephesi kadar ortak örgütlülükleri de geliştirme en temel gerekliliktir. Kürtlerin demokratik ulusal birlikteliği Irak halklarının da demokratik birlikteliğine yol açacaktır. Başta Kürt örgütleri, şahsiyetleri olmak üzere tüm kesimleri demokratik ulusal birlikteliği geliştirmeye, Kürtlerin özgürlüğünü bu temelde gerçekleştirmeye çağırıyoruz. Başta Kürt kadınları olmak üzere tüm kadınları, toplumun tüm kesimlerini demokratik toplum mücadelesini yükseltemeye bu temelde gelişen katliamlarının önünü almaya, mücadeleyi toplumsallaştırmaya çağırıyoruz.”
(gk)

