Kürt kadını kendi rengini edebiyata taşıyor
08:37
JINHA
AMED - Kürtçe'nin Kurmancî, Kurmanckî ve Soranî lehçelerinde yayımlanan 'Wêje û Rexne' dergisi yazarlarından Özlem Akkan, "Türkiye'de 1980'li yıllarda Kürtçe'nin K'si bile yasaklanmışken, biz bugün bu yasaklı dilde romanlar, hikayeler, masallar, makaleler, denemeler ve eleştiri yazıları yazıyoruz. Kürt kadını kendi rengini edebiyata da taşımalıdır. İnanıyorum ki edebiyat kadın ile taçlanacaktır" dedi.
"Wêje û Rexne" (Edebiyat ve Eleştiri) dergisi, Diyarbakır Okuma Kulübü üyelerinin çalışmalarıyla 2014 yılının Ocak ayında Diyarbakır'da yayım hayatına başladı. Kürtçenin Kurmancî, Kurmanckî ve Soranî olmak üzere üç lehçesinde, dört aylık periyotlarla yayımlanan derginin her sayısında Dünya ve Kürt Edebiyatından farklı konularda eleştiri, makale ve deneme türünden yazılara yer veriliyor. Dergi her sayısında bir onursal yazar seçiyor ve ona özel bir yer ayırıyor. Wêje û Rexne dergisi üçüncü sayısının dosya konusunu belirlemiş ve daha şimdiden ilan ediliyor: Kürt ve dünya edebiyatında coğrafi, zihinsel, dilsel ve kimliksel sınırlar. Kürtlerin gerek siyasi, gerek düşünsel ve dilsel açıdan en parçalı ve bu parçalanmışlığın etkilerini en ağır şekilde yaşayan halklardan olduğunu ifade eden dergi, bu parçalanmışlığı edebiyat ve sanat üzerinden okumayı hedefliyor. İki sayı yayımlayan dergi, üçüncü sayısını 10 Temmuz'da okuyucularına sunacak.
'Dergimiz ile Kürt edebiyatında ilklere imza attık'
Wêje û Rexne dergisi yazarlarından Özlem Akkan, derginin yayımlanışında Diyarbakır Okuma Kulübünde sözlü olarak yapılan eleştirilerin yazıya dökme isteğinin önemli rol oynadığını belirterek, "Biz Diyarbakır Okuma Kulübü üyeleri olarak iki haftalık aralıklarla bir araya gelip okuduğumuz Kürtçe eserler üzerine eleştiriler ve analizler yapıyor, tartışmalar gerçekleştiriyorduk. Daha sonra sözlü olarak yaptığımız bu eleştirileri yazıya dökmek istedik. Bu istek doğrultusunda çalışıp 2014 yılının Ocak ayında ilk sayımızı yayımladık. Dergimizde Kürtçe'nin üç lehçesinde (Kurmancî, Kurmanckî ve Soranî) eleştiri yazıları, makaleler, denemeler yazıyoruz. Dergimiz ile Kürt edebiyatında ilklere de imza attık. Mesela ben Kürtçenin Kurmackî lehçesinde eleştiri yazısı yazan ilk kadın yazar oldum" dedi.
'Dergimiz, Türkiye'nin birçok kentinde okunuyor'
Özlem, Wêje û Rexne dergisinin yayımlanma aşamasında 15 kişinin görev aldığını ifade ederken, "Derginin yayımlanma aşamasında sürekli görev alan beşi kadın on beş kişi var. Ama çoğu zaman yeni sayımızda işlenecek konu kapsamında yazılarıyla, çevirileriyle veya fikirleriyle bize yardımcı olan arkadaşlarımızla birlikte sayımız otuza kadar yükseliyor" şeklinde konuştu. Üçüncü sayısı 10 Temmuz'da yayımlanacak olan Wêje û Rexne dergisinin sadece Diyarbakır'daki kitap raflarında bulunmadığını söyleyen Özlem, "Dergimizin Diyarbakır'da yayımlanmasına karşın Türkiye'nin birçok kentinde ve Avrupa'da Amsterdam ve Stockholm gibi kentlerdeki kitap raflarında da yerini aldı" sözlerine yer verdi.
'Her eleştiri yazısı edebiyatın önüne açılan bir kapıdır'
Eleştiri yazısı yazmanın zahmetli ve önemli bir iş olduğuna dikkat çeken Özlem, eleştiri yapabilmek için üzerinde çalışılan konu hakkında derin araştırmalar yapmak, bilgi sahibi olmak ve eleştirilerde nesnel olmak gerektiğine işaret etti. "Eleştiri yazısı yazarken, yazdığınız bu yazı ile edebiyatın gelişimine katkıda bulanacağınızı unutmamalısınız" diyen Özlem, "Çünkü yazılan her eleştiri yazısı edebiyatın önüne açılan yepyeni bir kapıdır" şeklinde konuştu.
'Türkiye'de 80'li yılarda Kürtçenin K'si bile yasaklanmıştı'
Türkiye'de 80'li yıllarda Kürtçenin konuşulmasının dahi yasak olduğunu belirten Özlem, "Geçmişe dönüp baktığımızda 80'li yıllarda Kürtçenin K'si bile yasaklanmıştı. Bugün ise bu yasaklı dilde romanlar, hikayeler, masallar, makaleler, denemeler ve eleştiri yazıları yazıyoruz. Bu durum Kürt edebiyatı açısından umut verici" dedi. Edebiyatın kadına yakışan bir duruş olduğunu söyleyen Özlem, kadının edebiyatın her alanında olduğuna değindi. Özlem, "Edebiyat kadına yakışan bir duruştur" ifadelerine yer verirken, "Kürt kadını kendi rengini edebiyata da taşımalıdır. İnanıyorum ki edebiyat kadın ile taçlanacaktır" dedi.
Fotoğraf: Melek YÜKSEL
(my/gk)

