Zorunlu göçün çocuğu geri dönüşüm işçiliği...

08:40

Meral GEYLANİ/JINHA


ANKARA - Henüz bir yılını tamamlamış olan Ankara Geri Dönüşüm İşçileri Derneği, 300'e yakın üye sayısıyla, örgütlülüğünü büyüterek, Ankara'daki 6 bin kağıt işçisine ulaşmak ve işçilerin sorunlarını çözme mücadelesi veriyor. Geri dönüşüm işçiliğini tanımlayan dernek koordinatörü Dinçer Mendiloğlu, bu mesleğe ilişkin olarak, "Kürdistan'da yaşanan bir kirli savaştan böyle bir meslek doğdu" dedi.


Hemen hemen bütün dünya ülkelerinde işçinin bulunduğu her yerde sömürülmesinin karşısında sendikalaşma ya da kurumsallaşma ile, sömürüye karşı mücadele veriliyor. Türkiye'de de her geçen gün yükselen sendikalaşma ve örgütlenme bilinci sonucu birçok alanda çalışan işçiler, kendi örgütlülüğünü yaratmayı başardı. Bu örgütlenmelerden birisi de Ankara'da 18 Haziran 2013 tarihinde kurulan Geri Dönüşüm İşçileri Derneği. Bir yılda 300'e yakın üye sayısına ulaşan derneğin kuruluş amacı, geri dönüşüm işçilerinin problemlerine dikkat çekmek ve çözüm üretmek. Özellikle 5 Eylül 2013 tarihinde İçişleri Bakanlığınca yayımlanan genelgeyle belediyelerden izin belgesi almayanların kağıt toplamasının yasaklanması ve yasağa uyulmaması durumunda ise cezai yaptırımların devreye gireceğinin belirtilmesi, yetkilendirilmiş kuruluş ve lisanslı, geçici faaliyet belgeli işletmeler ile bunlar adına atık toplayanların, başta Büyükşehir Belediyesi olmak üzere ilgili belediyelerce belirlenecek iş kıyafetleri, görev kartları ve atık toplamada kullanılan araçlarıyla çalışmaları sağlanacağının açıklanması üzerine sorunlar yaşamaya başlayan geri dönüşüm işçileri bu duruma tepkililer.


'Önce çöp toplayıcısı sonra çöp hırsızı olduk'


Yaptıkları işe ilişkin bilgi veren Geri Dönüşüm İşçileri Derneği Üyesi ve Koordinatörü Dinçer Mendiloğlu, "Bizim yaptığımız iş insanların kullanmayıp attıkları kağıtları toplayıp bunların geri dönüştürülmelerini sağlamak, yani geri dönüşüm işçiliğidir. Ancak mevcut sistem içerisinde bizim için birçok isim kullanıldı. Sırasıyla, 'çöp toplayıcısı, 'kayıt dışı ekonomi' ve en son yayımlanan genelgeyle de 'çöp hırsızı' olduk" dedi. Dinçer, "çöp hırsızı" olarak tanımlanmalarının nedeninin ise, toplanan atıkların kayıt altına alınmaması ve büyükşehir belediyesi başta olmak üzere belediyeler ve lisanslı şirketlerce yürütülmek isteği olduğuna işaret etti.


'Toplum bizden başlıyor, biz yokuz'


Geri dönüşüm işçiliğinin Türkiye'de ortaya çıkmasının ve artmasının nedeninin bölgede uygulanan politikalar olduğuna dikkat çeken Dinçer, zorunlu göçün bir sonucu olarak iş bulamayan insanların kağıt toplama işine yönelmek zorunda kaldıklarını söyledi. Kağıt işçilerinin var olan sorunu çözmek için belediyelerle ve üniversitelerle görüştüklerini söyleyen Dinçer, kağıt toplama işçiliğinin meslekleşmesi için adım atmak istediklerini ifade etti."Altyapıyı paylaştığımız kesimler bizim yaşadığımızın farkında dahi olamıyorsa burada çok ciddi bir sıkıntı var demektir" sözlerine yer veren Dinçer, "Sınıf var, bir de sınıf altı sınıflar var. Toplum bizden sonra başlıyor. Biz baliciler, sokaktaki mendilciler, toplumun asıl ötekileri ve bizden sonraları başlıyor, emekçiler, dilenciler vb. Bizler yokuz. Senelerdir türlü sebeplerden dolayı varız, ama şimdi yokuz. Ankara'da 6 bine yakın kâğıt işçileri var. Bunların bakmakla yükümlü olduğu birer eşi ve ikişer çocuğu olduğunu düşünürsek 30-40 bine yakın bir tablo çıkacak ortaya" şeklinde konuştu.


Hem devlet hem toplum sorun yaşatıyor


Dinçer, "Kürdistan'da yaşanan bir kirli savaştan böyle bir meslek doğdu" ifadelerine dikkat çekerken, "1990'lı yılarda üçüncü göç dalgasıyla Kürdistan'da var olan savaşta koruculuk sistemi dayatılmaya başlanmıştı. İnsanlar, bir günde dilini, yaşamını, dünyasını tanımadığı bir coğrafyayla karşılaşıyor. O insanların dili Kürtçe, tek kelime Türkçe bilmedikleri halde 'Türkçe konuşacaksın' denildi ve Türkçe bilmedikleri halde, burada hayata tutundular. O zamanla kıyaslandığında çok daha iyiler. İnsanlar herkesin yerine ellerini çöpe uzattılar, bu işi meslek yaptılar burada" dedi. Meslekleştirdikleri kağıt toplama işini yaparken, hem toplum, hem de devlet tarafından yaşatılan sorunlarla karşı karşıya kaldıklarını ifade eden Dinçer, kağıt işçilerinin mesleklerinin her geçen gün biraz daha ellerinden alındığını kaydederken, "İnsanların şunu düşünmeleri lazım: Çöp senin için ekstra bir alanken, başkası için yaşam alanıdır" diye belirtti.


'Örgütlenme şart'


Belediyelerin çöp toplanma işi için lisanslı firmalarla anlaşmasını "anlamsız" bulduklarını dile getiren Dinçer, yaşadıkları sorunlara çözüm bulabilmek için belediyelerle görüşmeler gerçekleştirdiklerini ifade etti. Görüşmelerin olumsuz geçmediğine değinen Dinçer, kağıt işçilerinin uğradıkları mağduriyetin sona ermesi için ise "örgütlülüğün" şart olduğunun altını çizdi.


(my/gk)