Kadın soykırımını durdurmak için Jineoloji… (2.BÖLÜM)
08:51
Mekiye GÖRENÇ-Asiye TEKİN/JINHA
JINHA
QENDÎL - Kapitalist Modernite sisteminin gittikçe halklara, insanlara, kadınlara ve çocuklara karşı egemenliğini artırdığına dikkat çeken Jineoloji Komitesi Üyesi Sema Amed, "Jineoloji tamda buna karşı 'yeter' demek için Önder Apo tarafından alternatif olarak önerildi. Önder Apo'nun felsefesinden yola çıkıyoruz. Bu metotla kadın hakikatine ulaşmak istiyoruz. İnsanlığın ilk gerçeğine ulaşmak istiyoruz. Temel felsefemiz ekonomi, estetik ve tarih konusunda kadının gerçeğini ortaya çıkartmaktır" dedi.
Jineoloji Komitesi Üyesi Sema Amed, Kürt özgürlük hareketinin yaklaşık 40 yıldır mücadele yürüttüğünü belirterek, "Bunun içerisinde kadınlar en önemli yerlerini alıyorlar. Jineoloji'yi bu mücadelenin bir sonucu ve kararı olarak ele alıyoruz. 2009 yılında Önder Apo, İmralı'da 'Özgürlüğün Sosyolojisi kitabıyla Jineoloji'yi gündemimize koydu. Tarih boyunca özellikle son yüzyılda birçok kadın çalışması yürütüldü. Feministler, anarşistler, sosyalistler ve Marksistler tarafından kadın çalışmaları yürütüldü. Kadınlar açısından birçok kazanımlar sağlandı. Ancak sonuca baktığımızda beş bin yıllık erkek egemen sistemin hala devam ettiğini görüyoruz. Kapitalist modernite sistemi gittikçe halklara, insanlara, kadınlara ve çocuklara karşı egemenliğini artırmaktadır. Jineoloji tamda buna karşı 'yeter' demek için önder Apo tarafından alternatif olarak önerildi. Jineoloji bunlar üzerinden çalışmalarını yürütmektedir" dedi. Jineoloji'nin bir kadın bilimi olduğunu kaydeden Sema, "Bilimlere baktığımızda özellikle son 400 yıldır insanlık adına çıkan bilimler insanların yaşamını olumsuz yönde etkiledi. Pozitif bilimlerde kimya ve fizik bilimine baktığımızda Atom bombası icatı ileri bir bilim olarak çıktı ancak savaşlarda insanlara karşı kullanıldı. Atom bombasıyla milyonlarca insan öldürüldü. Bu bilimler insanlığın hizmetine gireceğine insanlığa karşıt hale geldi. Bunun nedeni de erkek egemenliğidir. Kadınları çocukları dışarıda bırakıyorlar, ötekileri dışarıda bırakıyorlar. Jineoloji bu konuda alternatif bir bilim olarak ortaya çıkıyor" şeklinde konuştu.
'İnsanlığın ilk gerçeğine ulaşmak istiyoruz'
PAJK bünyesi altında 15 kişilik bir komite ile çalışmalarını yürüttüklerini ifade eden Sema, "Araştırmalarımız daha çok toplum bilimi üzerinedir. Tarihe baktığımızda toplum bilimlerinin tümü toplumu parçalamış, her bir bilim parçalanarak başka bir bilim realitesine hizmet etmektedir. İnsanlığın asıl realitesini ortaya çıkarmamaktadır. Özelikle kadın konusunda kadını sadece bedeni üzerinden ele almaktadır. Kadın bedeni ise sadece Jinekoloji üzerinden ele alınmaktadır. Buda kadına bir şey getirmektedir. Bu sistemlerin yeniden ele alınıp araştırılması gerekiyor. Bizde Jineoloji olarak Önder Apo'nun felsefesinden yola çıkıyoruz. Bu metotla kadın hakikatine ulaşmak istiyoruz. İnsanlığın ilk gerçeğine ulaşmak istiyoruz. Temel felsefemiz ekonomi, estetik, tarih konusunda kadının gerçeğini ortaya çıkartmaktır. 'Tarihte kadının rolü görevi, yeri, misyonu nedir, nasıl çalışmalar yürütmüş, neler yapmış, insanlık nerede başladı ve nerden kadın eliyle gelişti. Kadın insanlığı nasıl toplumsallaştırdı ve nelere sahip kıldı?' Bunları ortaya çıkartmak istiyoruz" diye kaydetti.
'Kadın rengi ile toplum yeniden yaratılacak'
Bir diğer konularının ekonomi, demografi ve kültür üzerine olduğuna dikkat çeken Sema, "Kapitalist modernite bu bilimlerle toplumu düşürüyor. Her geçen gün kültür ve felsefe kullanılarak toplumu kendine bağlayarak iradesizleştirmektedir. Çalışmalarımızı bunun üzerine oturtarak bunları ortaya çıkartmak istiyoruz. Bütün toplumları kapsayacak demokratik bir toplumu yaratmak istiyoruz. Kadın kendi bakışı ile, rengi ile bu toplumu yeniden yaratacaktır. Bu dağlarda bilim daha rahat yaratılır; çünkü kapitalizmin bütün kirliliklerinden uzağız. Kadın rengiyle bir yaşam yaratmışız. Bu yaşamda erkeğin egemenlik zihniyetinden uzağız. Şüphesiz zorlukları var özellikle görüş almada özelikle pozitivist bilimde hala araştırmamız gereken şeyler var. Özellikle Ortadoğu ve dünyada bazı görüşleri almaya ihtiyacımız var. Bu konuda zorluklar yaşıyoruz. Yine dil sorunlarımız var. Ortadoğu'da kadın çalışmaları yürüten kadınlarla ilişkilerimiz var ve geliştiriyoruz. Birde topluma inmeye ihtiyacımız var. Toplumdaki kadın üzerine çalışma yapmaya ihtiyacımız var. Toplumda kadın neyi yaşıyor, hangi cinayetlerle yüz yüze. Bu konuda zorluklar var ancak bunu da akademiler yoluyla çözeceğiz. Bu bilimi başlangıç olarak dağlarda başlatmayı önemli ve anlamlı buluyoruz" sözlerine yer verdi.
'Bilimleri yeniden kadın görüşüyle ele alacağız'
Avrupa'da gerçekleştirilen Jineoloji Konferansı'nı hatırlatan Sema, "Konferans ile birlikte Ortadoğulu kadınların Jineoloji'ye olan ilgisi dikkat çekti. Jineoloji'ye ilişkin bir heyecan ve umut var. Kürt Özgür Kadın Hareketi güçlü bir kadın örgütlemesi yaratmış, kadını evinden çıkartarak toplumun yaşamına katmış, güç ve irade sahibi yapmış. Kadınlar bu umudu gördükleri için sıcak bir ilgi var. Bu bize de umut veriyor. İddiamız çok büyük. Biz bilimleri yeniden kadın görüşüyle ele alacağız. Pozitivist bilimlerden bilimi kurtaracağız. Kadınlar bizi büyük bir merakla takip ediyorlar ancak şüphesiz kabul etmedikleri konularda var. Bunları da bekleyip izliyorlar. Şimdiye kadar karşı çıkanları çok görmedik. Özelikle feministler bekleyerek izliyorlar. Bu da bizim planlamamızda var onlarla ilişkileneceğiz. Amacına ulaşacak. Dinamiklerimiz, zeminimiz güçlü. Biz bu zemini toplumdan alıyoruz" dedi.
'Maden faciası sonrası mağdur olan yine kadınlar oldu'
Nijerya'da Boko Haram adlı örgütün 200'ün üzerinde kız çocuğunu kaçırdığı olaya dikkat çeken Sema, "Batı okullarında eğitim görmesinler diye kaçırıldılar. Bir mal, bir meta gibi kadınları götürüp pazarda satmak istiyorlar. Bunlar üzerinden kadının durumunu değerlendirebiliriz. İstatistiklere göre bu gün dünyada yaklaşık bir milyon üç yüz bin insan kaçırılıyor ve satılıyor. Bunun dörtte biri kadın ve çocuklardır. Kadınlar alınıp satılma adı altında iradesizleştirilerek yok sayılmaktadır. Kadının durumu dünyada bu aşamadadır" diye belirtti. Manisa'nın Soma ilçesinde yaşanan maden faciasına da işaret eden Sema, "Soma'da yaşanan maden faciasında yüzlerce maden işçisi yaşamını yitirdi. Buda egemen sistemin sonucudur. İnsanları kendine bağlayarak aç bırakıyor, komünal ekonomi politikaları yok. İnsanlığın kominalitesini dağıtıyor. İnsanları yerin altında eş ve çocuklarını doyurmak için çalıştırmaya mecbur bırakıyor. Maden faciası sonrası mağdur olan yine kadınlar oldu" şeklinde konuştu.
'Kadın katliamları meşrulaştırılıyor'
AKP ve Başbakan Tayyip Erdoğan'ın kadın katliamlarını meşrulaştırdığını kaydeden Sema, "Çılgınlaşan sistem kadın katliamlarını geliştirmektedir. Sadece kadın üzerine değil, insanlık üzerinde de bu yürütülüyor. Aç bırakılan güçleri yetmeyince kadına belasını süren bir sonuç. Türkiye toplumu bir travma geçiriyor. Dünya'da da bu böyle ancak kadınlar katliamın ve ölümlerin nedeni yapılmaktadır. Sokaklarda yolların üstünde kadınlar öldürülüyor. Dünya'da kadının durumu bu aşamadadır. Jineoloji olarak bu duruma çözümlerimiz var. Bu krizlerin nedenlerini güçlü analiz ediyoruz. Yeni bir bilim metoduyla sonuca bağlamak istiyoruz" sözlerini ifade etti.
BİTTİ…
(at/mg)

