Gezi'nin ruhunu tuvallerine yansıtan sanatçılardan sergi
09:29
Zehra Doğan / JINHA
İSTANBUL - Gezi ruhunu sürdürmek amacıyla bir araya gelen heykel, resim, fotoğraf ve videoart sanatçıları, 'Sıkıyorsa Gel! #direnkalbim Seni Paylaşıyorum' isimli bir sergi açtı. 52 sanatçı tarafından oluşturulan sergiye 'Yes we gas' eseriyle katılan sanatçı Deniz Beşer, "Bu projeyle beraber birçok sanatçıyla bir araya gelerek, Gezi ruhunu ortaya çıkaracak işlerimizi birleştirdik. Gezi'deki acı, şiddet, kolektif yaşam, birliktelik ve örgütlülüğün ruhunu eserlerimizle tekrar yansıtmaya çalıştık" dedi.
Eserimde kendilerine gerilla işçiler değdim seyyar satıcılardan esinlendim. Benim gözümde seyyar satıcılar birer gerilla gibidir. Yağmur kokusunun ardından ansızın ortaya çıkıp beş liralık şemsiyeleri satan satıcıların bu hareketleri benim için birer gerilla eylemi niteliği taşıyor. Gezi eylemlerinde de satıcılar yine ansızın belirip gaz maskesi sattı. Bence bu bir gerilla eylemi gibi ani ve şaşırtıcıydı. Bu olaydan etkilendim ve eserimde, satıcıların gaz maskesi ve V for Vandetta maskelerini resmettim" dedi.
Gezi'nin yıl dönümünde UPSD ve Piramid Sanat, Türkiye tarihine direnişin imzasını atan Gezi eylemlerine ilişkin ortak sergi düzenledi. 52 sanatçının katılımıyla "Sıkıyorsa Gel! #direnkalbim Seni Paylaşıyorum" isimli grup sergisi 15 Temmuz tarihine kadar UPSD Galeri ve Piramid Sanat'ta izlenebilecek. Bedri Baykam ve Denizhan Özer'in küratörlüğünü üstlendiği serginin proje koordinatörlüğünü de Öykü Eras yapıyor. Sergiye "Yes We Gas" isimli eseriyle katılan sanatçı Deniz Beşer, "Gezi ruhunu tekrar yaşatmak adına 52 sanatçı bir araya gelerek ortak bir sergi açtık. Sergimizin açılışını dahi gezi ruhuna uygun yaptık ve açılışa gelenler ellerindeki yiyecekleri belirlediğimiz taşların üzerine koydu. Böylece imece usulü bir açılış yapmış olduk" dedi.
'Bizi Gezi ruhu bir araya getirdi'
Gezi ruhuna ithafen birinci yılında açtıkları serginin Gezi ruhuna uygun bir şekilde açıldığını söyleyen Deniz, "Bu projeyle beraber birçok sanatçıyla bir araya gelerek, Gezi ruhunu ortaya çıkaracak işlerimizi birleştirdik. Gezi'deki acı, şiddet, kolektif yaşam, birliktelik ve örgütlülüğün ruhunu eserlerimizle tekrar yansıtmaya çalıştık. Bunları belgesel, videoart, heykel, fotoğraf ve resim ile gerçekleştirdik" diye konuştu.
'Gerilla işçilerden esinlendim'
"Yes We Gas" adlı eserini geçtiğimiz yıl Almanya'nın Baden-Wüternberg eyaletine bağlı Tubingen kentinde gerçekleşen sanatçı programında 4 metrekarelik bir duvara yaptığını söyleyen Deniz, "İlk çalışmama başladığımda kendilerine gerilla işçileri dediğim seyyar satıcılardan esinlendim. Benim gözümde seyyar satıcılar birer gerilla gibidir. Yağmur kokusunun ardından ansızın ortaya çıkıp beş liralık şemsiyeleri satan, maç sonrası ansızın çıkıp ayakkabı boyayan ve daha birçok anlarımızda ansızın beliren satıcıların bu hareketleri benim için birer gerilla eylemi niteliğini taşıyor. Bu çalışmam Almanya'da yaptığım çalışmanın bir örneğidir" şeklinde konuştu.
'Yes we can'den Yes we gas'
"Geziyle beraber gerilla işçilerin de sattığı ürünlerde değişiklik yaşandı" diyen Deniz, Gezi direnişinde seyyar satıcıların sattığı V for Vandetta maskeleri ve gaz maskelerini hatırlattı. Deniz, "Gezi direnişinin gerillaları ortalıkta sürekli gaz maskesi satıyordu. Bu olay bana ilham verdi ve eserimde bu ikonaları kullandım" diye belirtti. Eserinde Gezi eylemlerinde hafızalara kazınan "Duran Adam", Tayip Erdoğan, TOMA, gaz maskesi ve V for Vandetta maskesini tuvale aktaran Deniz, ayrıca ABD Başkanı Barack Obama'nın hitleşen "Yes we can" sözüne de gönderme yaptığını belirterek, "Obama'nın bu sözünü değiştirerek, Tayip Erdoğan'ın resminin altına 'yes we gas' yazarak bir gönderme yapmak istedim" sözlerini ifade etti.
'Gezi ruhu işgal evleriyle devam ediyor'
Gezi direnişiyle beraber yurttaşlarda bir farkındalığın oluştuğunu dile getiren Deniz, "Şu an meydanlarda kitlesel bir şekilde eylemlerin gerçekleşmemesi, Gezi ruhunun yok olduğu anlamına gelmiyor. Çünkü Gezi ile beraber bir irade ortaya çıktı ve bu irade şu an farklı formlara çevrildi" diye belirtti. Gezi'den sonra işgal evlerinin çoğaldığına dikkat çeken Deniz, "İlk olarak Kadıköy Yel Değirmeni Donkişot evinde başlayan işgal evleri, ardından yine Kadıköy Caferağa ve Samsak'ta kuruldu. Son olarak Beşiktaş'ta da bir işgal evi daha kuruldu. Bu işgal evlerini Gezi'nin bir devamı olarak görüyorum. Artık halk bilinçlendi ve bunun meyvelerini önümüzdeki süreçte yiyeceğimizi düşünüyorum" dedi.
(zd/mg)

