Kırmızı fularlı kadın PKK saflarında
11:18
JINHA
HABER MERKEZİ - Gezi Parkı eylemlerinde 'kırmızı fularlı kadın' olarak tanınan Ayşe Deniz Karacagil PKK saflarına katıldı. 4 ay 6 gün süren tutsaklığı sonrası çıktığı mahkeme heyeti karşısında "Çocukların uçurtmalarının vurulmasına izin vermeyeceğiz. Türkiye halklarının üzerindeki bulutların rengi, maviye dönmelidir artık" diyen Ayşe, tahliye sonrası verilen 98 yıl hapis cezasından sonra yüzünü dağlara çevirdi.
Antalya'da daki Gezi Parkı eylemlerinde gözaltına alınan ve kırmızı fularıyla sosyalizm propagandası yapmakla suçlanan ‘kırmızı fularlı kadın’ diye bilinen Ayşe Deniz Karacagil PKK'ye katılarak dağa çıktı. Yeni Özgür Politika Gazetesi'nin haberine göre, mücadelesinde PKK saflarında devam etme kararı alan Ayşel, "Destan Yörük" ismini aldı. Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davada, Ayşe Deniz Karacagil ile birlikte 4 kişi için "kamu malına zarar vermek", "kamu görevlisine karşı direnmek", "toplantı gösteri ve yürüyüş kanununa muhalefet" gibi suçlamalardan ve bu suçları birden fazla işlemekten 98 yıla kadar hapis cezası verildi.
‘Dışarıda demokrasi diyenler içeride gençleri katletti’
Cezaevinde kaldığı süre içerisinde PKK'ye katılma kararı Ayşe, tutuklu olarak yaptığı savunmasında da kendisini yargılayan mahkemeyi yargılamıştı. Ayşe savunmasını şöyle yapmıştı: “Birileri duymak istemedi. Bizler neden sokaktaydık sorusunu cevaplayacağım. Tarih her zaman direnişteki yaşamı yazar. Tarihi kanla yazanlar, toplumsal muhalefetin her katmanında onarılmaz yaralar açtılar. Net kanıtlara rağmen yargı, gerçek katilleri aklama çabasında. Antalya'da İstanbul'da saldıran palalıların ne olmadığını gördük. Dışarıda birileri bacanaklı-oğullu milyonları cukkalarken, bizim tutsak edilmemize şaşılmaz. İktidardakiler, yüzsüzlüğün bu kadarı denecek kadar açık oynadılar, katilleri akladılar. Cezaevlerinde, koğuşlarımıza kadar giren erkek egemen kültür, çamaşırlarımızla dahi dalga geçerek 'Bu bayrak büyük' diyebilmektedir. Dışarıda demokrasi diyenler içeride gençleri katletti. Hukukun görmediği her şeyi biz yaşadık ve gördük. Eylem günü uzun sakallı ve takkeli sivil kişiler bize saldırdı. Ancak onların yargılanacaklarını sanmıyorum. Bundan sonra da çocukların uçurtmalarının vurulmasına izin vermeyeceğiz.
Türkiye halklarının üzerindeki bulutların rengi, maviye dönmelidir artık. Biz tüketen değil üreten bir sanatın savunucularıyız. Sanat can çekişiyor, çığlığı biziz. Bize devlet babamız bolca tazyikli su ve kimyasal hediye etti. Gemiciklerimiz olma- dı. Gezi direnişini, insanlık onuru için gerçekleştirdik. Yeri geldi öldük, yeri geldi kör olduk, tutsak olduk. Kırmızı fuları açıklayayım. Bence bulunmayan o örgüt kumaş fabrikalarıdır. Ülkemiz şaşırmışlar cehennemine döndü. Siz burada bizi yargılamaya çalışıyorsunuz."
(zd)

