'Çocuklarımız devletin zulmüne karşı PKK'ye katılıyor'

08:40

 


Sarya Gözüoğlu - Nurcan Yalçın / JINHA


 AMED - Diyarbakır Valiliği karşısında bulunan Anıt Park'ta başlattıkları süresiz oturma eyleminin altıncı gününde anneler çocuklarını anlattı. Kürt halkının yıllarca devlet baskısı ile karşı karşıya kaldığını belirten anneler, çocuklarının devlet zulmüne karşı PKK'ye katıldığını belirtti. Yaşadıkları acılara rağmen barışı istediklerini söyleyen anneler, hükümetin kalıcı adımlar atmasını istedi.


Çocukları PKK'ye katılan ve cezaevinde olan anneler, Diyarbakır Valiliği karşısında bulunan Anıt Park'ta başlattıkları süresiz oturma eyleminin altıncı gününde barış isteklerini yineledi. Çözüm sürecine dönük hükümetin adım atması için çabalayan anneler, yaşadıkları baskıları ve çocuklarını anlattı. Diyarbakır Barış Anneleri Meclisi üyesi Remziye Dağ, iki oğlunun devlet baskısı yaşadığını ve bu nedenle PKK'ye katıldığını dile getirdi. Bir oğlunun PKK'ye katılmadan önce 1989 yılında Dicle Üniversitesi'nde okuduğunu belirten Remziye, " Zeki Altan'ın arkadaşıydı. Akşam evde bütün kıyafetleri ıslak halde gelirlerdi. Kıyafetlerinin neden ıslak olduğunu soruyordum. İlk başlarda anlatmıyordu ama sonradan anlattı. Oğlum 'Polisler gece gündüz peşimizi bırakmıyor bizde üniversiteden Dicle Nehri'ni geçerek geliyoruz' dedi. Eve geldiklerinde de uyuyamıyorlardı. Polisler sürekli baskın yapıyordu. En sonunda oğlu 1990'da PKK'ye katıldı. Devlet baskısı oğlumun yönünü dağlara çevirdi. Üç yıl önce de şahadet haberini aldık" şeklinde aktardı.


 'Yaşadığımız acıya rağmen barışı istiyoruz'


Bir diğer oğlunun 21 yıldır Tokat T Tipi Kapalı Cezaevi'nde tutulduğunu dile getiren Remziye, "Eve baskın düzenleyen polisler oğlumu gözaltına aldılar ve çıkarıldığı mahkemece 36 yıl ceza verildi" dedi. Çocuklarının mücadelesinden duyduğu gururu dile getiren Remziye, "Ben çocuklarımın neden gittiklerini sorgulamıyorum yada tutuklu olmalarına isyan etmiyorum ancak bu yapılanlar zulümdür" diye konuştu. Barışa uzattıkları ellerinin hep havada kaldığını dile getiren Remziye, "Çok zulüm çok hakaret gördük. Karadeniz'e oğlumu ziyarete gittiğimizde beni yolda tutukladılar. 27 gün JİTEM'in işkencesi altında kaldım. Bir ay hücrede tek kaldım üç buçuk yıl zindanda kaldım. Çocuğumu ziyarete gittiğim için. Bu güne kadar da bu zulümleri yaşıyoruz. Çocuklarımız devletin zulmüne karşı PKK'ye katılıyor. Biz bu kadar acıya rağmen barışı istiyoruz" ifadelerinde bulundu.


 'Kürt halkının yaşadığı zulüm kızımın zoruna gidiyordu'


 Kızının üç yıl önce PKK'ye katıldığını dile getiren Afife Kartal ise kızının mücadelesiyle gurur duyduğunu belirterek, "Gerilla ve şehitlerimizden dolayı başımız diktir. Kızım daha 15 yaşındayken polisin çok baskısını gördü. Sürekli etkinliklere katılmaması konusunda tehdit ediliyordu. Kürt halkının yaşadığı zulüm kızımın zoruna gidiyordu bu yüzden burada duramıyordu" dedi. Kızı Zozan'ın PKK'ye katılma kararına saygı duyduklarını ifade eden Afife, "O günden beri haber alamadım nerde olduğunu bilmiyorum. Çok güçlü ve dayanıklı bir çocuktu" sözlerini ifade etti.


 'Gençlerin ölmesini istemiyoruz'


Kızının dağda çekilmiş bir fotoğrafının ANF'de yayınlandığını ve ardından polis baskısıyla karşı karşıya kaldıklarını belirten Afife, "Polis evimize geldiğinde kızımın nerede olduğunu sordu. Bende bilmiyorum dedim. Polis 'Selahattin Demirtaş milletvekilinizdir gidip kızını getirsin' dedi. Bende kızımı Selahattin götürmemiş ki o getirsin devlet sensin senin yüzünden gitmiş. Cesaretinde varsa sen git kızımı getir dedim. Kızım sizin işkencenizden zulmünüzden ve hakaretinizden PKK'ye gitti dedim" şeklinde aktardı. Bütün gücüyle PKK'de olan ve tutuklu bulunan Kürt evlatlarının arkasında olacağını ifade eden Afife, "Biz artık hiçbir taraftan gençlerin öldürülmesini istemiyoruz" dedi.


 (sg-ny/mg)