Tutsak babadan ölmek üzere olan kızı için duyarlılık çağrısı
08:30
Derya CEYLAN /JINHA
ÊLİH - Siyasi tutsak Alaattin Noyan, böbrek yetmezliğinden dolayı yaşam mücadelesi veren kızı Mizgin için kamuoyuna çağrıda bulunarak, "Yargılanmamda, cezalandırılmamda düşman hukukunun bir sonucudur. Bu yüzden af dilemiyorum, çünkü suçlu değilim, ama kızım ölüyor. Kızımı yeniden hayata tutunmasını sağlayacak dermanın müjdesi bendedir. Ya kızıma devletin kendisi böbrek nakli yapsın ya da infazımı altı aylığına durdursun. Devletin soğuk koridorlarından mekanik bürokrasisinden ses gelmiyor gelmeyecek. Ama biliyorum ki sizlerin toplumsal vicdanlara yapacağınız çağrı ile Mizgin'e bir umut ışığı doğabilir" dedi.
Sağlığın bile para ile elde edildiği günümüz koşullarında, organ yetmezliğinden dolayı birçok kişinin ölüm tehlikesi ile karşı karşıya olduğu bir dönem yaşanıyor. Batman'ın Şirince mahallesinde oturan Sakine Noyan adlı yurttaş, böbrek yetmezliği yaşayan 15 yaşındaki Mizgin Noyan'ın hayatta kalabilmesi için mücadele veriyor. Sakine, Batman M Tipi Kapalı Cezaevi'nde siyasi tutsak eşi Alaattin Noyan'ın böbrek nakli yapması için 6 aylığına infazının durdurulması için kamuoyuna duyarlılık çağrısında bulundu.
'Mizgin günden güne eriyor'
Sakine, eşi Alaattin'in cezaevine girmesiyle Mizgin'in tedavisinin yarım kaldığını ifade ederek, böbreklerinin gün geçtikçe çalışamaz hale geldiğini kaydetti. Sakine, "Alaattin'e 8 yıl 3 ay hapis cezası verildi. Ben ve Mizgin ile beraber üç çocuğum yalnız kaldık. Mizgin'in tedavisiyle ilgilenemedim, sağlık güvencemiz de iptal edildi. Hacettepe Tıp Fakültesi'ndeki tedaviye ekonomik sıkıntılardan dolayı devam edemedik. Şu anda Mizgin'in her iki böbreği de çalışamaz durumda. Mizgin, günde dört saat olmak üzere haftada üç gün diyalize gidiyor, karnında makine ile yaşama tutunuyor" dedi.
Mizgin'in yaşaması babasına bağlı!
Mizgin'in yaşaması için babasına ihtiyacı olduğunu belirten Sakine, "Mizgin'e böbrek nakli yapılmazsa ölecek, kızımın böbreğe ihtiyacı var. Kızıma böbrek naklinin yapılması için babasının ona böbreklerini vermesi gerekiyor. Ancak eşim tutuklu olduğu için buna izin verilmiyor. Eşim üç yıl sonra özgür olacak ancak o vakite kadar Mizgin'i kaybedebilirim" diye konuştu. Mizgin'in, son zamanlarda böbreklerin tetiklediği çeşitli hastalıklar ile karşı karşıya kaldığını ifade eden Sakine, "Mizgin günden güne eriyor. Bayılmalar ile birlikte hiper tansiyon hastalıkları da ortaya çıktı. Kızım günde 35 tane hap içiyor. Bu hapların 32'si hiper tansiyon için. Böbreklerin çalışmamasından dolayı hapların yan etkisi oldukça yüksek. Hiper tansiyon nedeniyle beyin kanaması ve yüz felci gibi tehlikeli hastalıklarla burun buruna yaşayan Mizgin her an ölebilir" uyarısında bulundu.
Tutsak babadan kamuoyuna mektup…
Sakine, Alaattin'in kamuoyu ile paylaşılması adına kendisine bir mektup yazdığını belirtti. Mektupta, Alaattin'in Mizgin'in iyileşmesi için infazının bir süreliğine durdurulmasını talep ettiği mektup şöyle:
"Adım Alattin Noyan, 4 çocuk babasıyım. 1999 yılında doğan kızım Mizgin üç yaşından beri kronik böbrek yetmezliği hastalığına yakalandı. 2002 yılından beri hastaneler evi oldu adeta. Yaklaşık 10 yıl boyunca böbreklerini kurtarmak için gidilmedik hastane görülmedik tedavi bırakmadık. Ama maalesef iki böbreği de iflas edince böbrek nakli kaçınılmaz oldu. Ülkede 16 binden fazla böbrek hastası ve nakil bekleyen hastalar olduğunu öğrenince aile içinde kızımıza yaşam şansı vermek için gönüllü oldum. Bir anda on yıllık kabus bitecek kızımız sağlığına kavuşacak diye dünyanın en mutlu insanı oldum. Kasım 2012'de Hacettepe Tıp Fakültesinde nakil için tarih verdiler. Biz o günü büyük bir heyecanla beklerken, katıldığım kimi demokratik eylemler gerekçe gösterilerek binlerce Kürt gibi bende tutuklandım. Avukatlarımın tüm çabalarına rağmen tutuksuz yargılanmam reddedildi. Tahliyem 2017 de olacak. Kızım o zamana kadar yaşar mı bilemiyorum. Adalet Bakanlığı'na kızımın böbrek nakli için infazımı altı ay durdursunlar diye talepte bulundum. Altı ay önce Bakanlığa yaptığım başvuruma yönelik bir cevap gelmedi. Kızım iki günde bir diyalize giriyor. Ve her seans 4 saat sürüyor. Buna da küçük ve zayıf bedeni dayanmıyor."
'Ya kızıma böbrek nakli yapın ya da infazımı durdurun'
Ben kimseden özel af istemiyorum. Yargılanmamda, cezalandırılmamda düşman hukukunun bir sonucudur. 80 yıldır yargının Kürtlere bakış açısı böyle. Bu yüzden af dilemiyorum, çünkü suçlu değilim, ama kızım ölüyor. Sanırım biliyorsunuz, Mizgin'in kelime anlamı müjde demektir. O şimdi yeniden koşmanın, okula gitmenin hayallerini kuruyor. Belki de yoğun bakım ünitesinde onun acılarını bitirecek, yeniden hayata tutunmasını sağlayacak dermanın müjdesi bendedir. Ama ben devletin zindanında saklıyım, lütfen buna seyirci kalmayın. Ya kızıma devletin kendisi böbrek nakli yapsın ya da infazımı altı aylığına durdursun, bende kızıma çare olayım. Devletin soğuk koridorlarından mekanik bürokrasisinden ses gelmiyor gelmeyecek. Ama biliyorum ki sizlerin toplumsal vicdanlara yapacağınız çağrı ile Mizgin'e bir umut ışığı doğabilir."
(dc-rt/zd/mg)

