Mezopotamya Spor Festivali’nin en güzel yanı eşitlik
13:06
JINHA
AMED - “Mezopotamya Spor Festivali” nedeniyle Efrin ekibiyle birlikte Diyarbakır’da bulunan Rojava Efrin Kantonu Gençlik ve Spor Bakanı Nesrin Hacı Mustafa, Mezopotamya Spor Festivali'nin en güzel tarafının kamptaki imkanlardan herkesin eşit bir şekilde faydalanması olduğunu belirterek, "Zengini de fakiri de buradaki imkanlardan eşit bir şekilde faydalanıyor. Yaşanan bu tablodan şunu anladım istersek eşit bir yaşamın temellerini atabilir, komünal yaşamı mümkün kılabilirz" dedi.
Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Daire Başkanlığı Spor Şube Müdürlüğünün düzenlediği “Mezopotamya Spor Festivali” devam ediyor. Festival nedeniyle kentte değişik bölgelerden gelen birçok sporcu kamp alanında dayanışmanın ağlarını örüyor. Sporcular antrenman ve maç programları dışında kalan boş vakitlerini diğer bölgelerden gelen sporcularla sohbet ederek geçiriyor. “Mezopotamya Spor Festivali” nedeniyle Diyarbakır’da bulunan Rojava Efrin Kantonu Gençlik ve Spor Bakanı Nesrin Hacı Mustafa festivalin özellikle dört parçada yaşayan Kürt’leri bir araya getirmesinden dolayı anlamlı olduğunu söyledi. Nesrin, festival nedeniyle birçok sporcuyu tanıma imkanı bulduğunu dile getirdi. “Burada öncelikle arkadaşlarımızla temel sorunlarımızı paylaştık. Her şeyden önce bizim temel amacımız bir araya gelip dayanışma ağlarını örmektir” diyen Nesrin, sporunda buna ön ayak olmasının kendilerini sevindirdiğini ifade etti.
'Festivalde kominal yaşam var'
Spor Festivalinin en güzel tarafının kamptaki imkanlardan herkesin eşit bir şekilde faydalanması olduğunu söyleyen Nesrin,”Zengini de fakiri de buradaki imkanlardan eşit bir şekilde faydalanıyor. Yaşanan bu tablodan şunu anladım istersek eşit bir yaşamın temellerini atabiliriz. Buna gücümüz var” dedi. Nesrin ayrıca yapılan festival sayesinde sınırların da herhangi bir anlam ifade etmediğini sözlerine ekledi.
‘Rojava devriminin ardından kadın özgürlüğü ortaya çıktı’
Baas rejimi döneminde de kadınların var olduğunu ,ama kadınların tamamen ikinci plana itildiğinin altını çizen Nesrin, rejim döneminde kadınların yaşama temas etme gibi bir şanslarının olmadığını belirterek, “Rojava devriminin ardından kadının özgürlüğü ortaya çıktı. Devrimle birlikte kadının gücü kendini her alanda göstermeye başladı.” Sporun daha önce tamamen rejimin kontrolünde ve tekelinde olduğunu aktaran Nesrin, yaşanan devrimle birlikte her alanda ki değişimin spora da yansıdığını ifade etti.
Sporun Baas rejimi döneminde ücret karşılığı yapıldığını dile getiren Nesrin, Rojava devriminin ardından bu durumun değiştiğini belirtti. Nesrin, “Demokrasinin gereklerinden biri de insanların sosyal alandan ücretsiz bir şekilde faydalanmasıdır. Biz herkesin ücretsiz bir şekilde spor yapmasını sağlamak adına çalışmalarımıza devam ediyoruz” dedi.
‘Erkek egemen zihniyet kadını kapalı alanlara hapsetmeyi amaçlıyor’
Erkek egemen zihniyetinin kadını tamamen kapalı alanlara hapsetmeyi amaçladığını vurgulayan Nesrin, “Rojava devriminden sonra bu olumsuz tabloyu tersine çevirmek için çalışmalara başladık. Spor ve diğer tüm sosyal alanlar için eğitim çalışmalarıyla işe başladık. Bunun altyapısını oluşturmak için çeşitli seminerler düzenledik. Evet kadın yaşamın her alanında olmalıydı. Spor alanında da yerini almalıydı. Spor fizyolojik açıdan oldukça önemlidir. En temel insani bir haktır. Sağlıklı bireylerin yetişebilmesi adına olmazsa olmazdır. Anlayış olarak sporu bu şekilde ele alıyoruz” dedi.
‘Spor alanları yaratma çalışmalarımıza devam ediyoruz’
Rojava Efrin Kantonunda spor tesisi eksikliğinin olduğunu aktaran Nesrin, var olan tüm tesislerin toprak sahalardan oluştuğunu söyledi. Nesrin, Rojava’da savaşın da devam ettiğini ifade ederek. “ Bu olumsuz koşullara rağmen ilerleye bildiğimiz kadar ilerlemeyi düşünüyoruz. Spor alanları ve tesisleri yaratmak için de çalışmalarımız devam ediyor” şeklinde konuştu. Sporcu bulma adına da çalışmalarda yürüttüklerini belirten Nesrin, Efrin Kantonu’nda spor yapmak için kendilerine başvuru yapan herkesi sporla buluşturduklarını, ama bunun da yeterli olmadığını gördüklerini ifade ederek, “Okullara yönelik bir çalışmamız oldu. Okullarda sporcu arayışımız oldu. Öğrenciler hangi branşta spor yapmak istiyorsa o alana yönlendirdik. İlk başlarda sayımız oldukça azdı. Sonra sayımız hızla artmaya başladı” dedi
Nesrin, kadının spor sahalarında yer alması ister istemez bir kesimi rahatsız ettiğini dile getirerek, Baas rejiminin yaydığı kültürün etkisi olduğunu sözlerine ekledi. Nesrin, “ Bu kültürün etkileri işte kadın ve erkek aynı alanda olmazdı. Kadının kararlı duruşu bu zihniyeti yıktı” ifadesinde bulundu. Şuanda yaşanan bu tablonun altında kadının başarısının yattığının altını çizen Nesrin, "Tabii bize bunun imkanlarını YPG sağladı. Öncelikle savaşta kadına yer verdi. Böylelikle kadın yaşamın içinde olduğunu anladı” dedi. Kadınların bu adımdan sonra ileriye doğru büyük adımlar atmaya başladığını sözlerine ekleyen Nesrin, “ Sadece düşmanla çatışmak yetmiyor. Kazanmak ve başarmak için her alanda savaşmalıyız. Buna sporda dahildir” şeklinde konuştu.
‘Mezopotamya Spor Festivali oldukça önemli’
“Mezopotamya Spor Festivali”nin oldukça önemli bir organizasyon olduğunu dile getiren Nesrin, “ Ben bu organizasyonu gördükten sonra buradaki tüm arkadaşlarımı Rojava’ya davet etmek isterdim. Bu organizasyon Efrin’de de gerçekleşebilir. Şuan bu festivalin aynısını orda düzenlememiz oldukça zor. Tesis eksikliğimiz bulunuyor. Eksikliklerimizi giderdiğimiz taktirde ileride bu festivali Efrin’de düzenlemek isteriz” dedi.
(zd)

