Rojavalı sporculardan Brezilya’daki FİFA karşıtı protestolara selam

10:23

Zehra DOĞAN-Perihan KAYA/JINHA


AMED –Sporun sermaye anlayışıyla sektörleşmesine karşı alternatif bir spor anlayışına örnek vermek amaçlı Diyarbakır’da gerçekleşen Mezopotamya Spor Festivali devam ediyor. Festival için Rojava’dan gelen sporcular FİFA’ya karşı Brezilya’da halkın başlattığı protestoları selamladıklarını belirterek, “Spora sermaye mantığıyla yaklaşan Brezilya hükümetini kınıyoruz.  İnsanların açlık sınırında yaşadığı Brezilya'yı ihtişamlı fotoğraflarla dünya gündemine getiren ve yurttaşlarına orantısız güç kullanan Brezilya hükümeti kapitalizmin uşağıdır” dedi.


Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Daire Başkanlığı Spor Şube Müdürlüğünün düzenlediği “Mezopotamya Spor Festivali” devam ediyor. Festival nedeniyle kentte değişik bölgelerden gelen birçok sporcu kamp alanında dayanışmanın ağlarını örüyor. “Mezopotamya Spor Festivali” nedeniyle Diyarbakır’da bulunan Rojava’dan gelen futbol, voleybol ve basketbol sporcuları, Diyarbakır’da Kürtlerin başlattığı alternatif spor olimpiyatlarının tüm kapitalis sistemin yarattığı sermaye spor anlayışına karşı mücadele örneği verdiğini ifade etti. Rojava’nın Efrîn Kantonu Basketbol takımından olan Lava Edlo, “Burada gerçekleşen Mezopotamya Spor festivali tüm egemen spor anlayışına karşı bir direniş örneği sergiliyor. Şuan Brezilya’da gerçekleşen FİFA’ya trilyonların harcanmasına karşıyız. Spor örgütlenme ve kardeşlik örneğidir. Sistemin bunu sermaye anlayışıyla kirletmesine karşıyız” diye konuştu.


‘Brezilya hükümeti kapitalizmin uşağıdır’


“Dünya Kupası protestoları Brezilya'da giderek artıyor” diyen Lava, Brezilyalı halkın başlattığı FİFA protestolarına destek verdiğini söyledi.  Lava, “Brezilya’da halk açlık sınırında yaşarken, FİFA’ya harcanan trilyonlarca para gayri ahlakidir.  Biryandan hal aç kalırken bir diğer yandan hiç bunlar yaşanmıyormuş gibi FİFA’nın ihtişamlı gösterileriyle Brezilya’nın gündeme gelmesi insanlık dışıdır. Şuan Brezilya’da öğretmenler dahi karın tokluğuna çalışıyor. Halkına iş istihdamı dahi oluşturamayan Brezilya hükümetinin dünya kupasının ihtişamlı fotoğraf kareleriyle Brezilya’nın gündeme getiren  Brezilya hükümetini kınıyorum” dedi. Brezilya’daki protestolara polisin orantısız güç kullandığına dikkat çeken Lava, “Yurttaşlarına bu şekilde yaklaşan hükümetin gözü parayla boyanmış. Fakat FİFA’dan Brezilya da yararlanamayacak. Dünya kupası maçlarından elde edilen gelir, yine ABD’li zenginlerin cebine girecek. Son haberlerde Brezilya polisinin Irak savaşında katliamlarıyla bilinen ABD’li  Acedemi’de özel eğitim aldıklarını okudum. Tüm bunlar kapitalizmin köleliğidir” ifadelerinde bulundu.  Lava, Brezilya’da 6 bin asker, 100 bin polis ve 20 bin de özel güvenlik güçlerinin sadece FİFA protestolarını bastırmak için görevde olduğunun altını çizerek, “Onları kapitalizmin uşakları olarak  nitelendiriyorum” dedi.


‘Aynı tabakta yemek yemenin verdiği insani duyguyu yaşıyoruz’


Mezopotamya Spor Festivali’ni spora kâr amaçlı yaklaşanlara bir tepki olduğunu söyleyen Lava, “Burada komünal bir yaşam kurduk. Eşitliği kampta yoğun bir şekilde yaşıyoruz. Altüst ilişkisi kesinlikle yok. Oyun koçları, spor başkanı ve hatta Spor bakanımızla birlikte aynı çadırda uyuyor, aynı masada yemek yiyor ve aynı ateşin etrafında halay ekiyoruz. Gece olunca onlar lüks otellerine gitmiyor. Bizimle beraber uyuyorlar. Aynı tabakta yemek yemenin ve aynı alanda nefes almanın verdiği insani duygunun en derin hislerini burada yaşadık. Tüm dünyanın da spora böyle yaklaşması lazım. Yoksa bir örgütlenme olan spor, şuan kirletildiği biçimiyle kapitalizme hizmet etmeye devam eder” şeklinde konuştu.


‘Kardeşlerime sporla verdiğim mücadele sayesinde kavuştum’


“Rojava, Bakur, Başur ve Rojhılatlı kardeşlerimizle sporla bir araya geldik” diyen bir diğer Efrîn Baskerbol Takımı oyuncusu Şêrîn Sîdo, yıllarca hep diğer parçalarda yaşayan Kürtlerle bir araya gelmeyi hayal ettiğini söyledi. Şêrîn, “Yıllardır bunun hayalini kuruyordum. Diğer kardeşlerimin yüzünü, hareketlerini, ifadelerini çok merak ediyordum. Onları görmeyi yaptığım sporla olağan kıldım. O halde spor mücadele değil de nedir? Ben dört parçaya bölünmüş ve özlemini duyduğum kardeşlerime sporla yaptığım mücadeleyle kavuştum” dedi. 


‘Sporu bu kirleten kapitalist anlayışı lanetliyorum


Sporun mücadeleden aldığı güçle ilerlediğini söyleyen Şêrîn, “Spor mücadele demektir. Fakat şu an spor mücadele ve örgütlülükle değil, parayla ilerliyor. Para olmayınca spor sektörü batar. Çünkü değdim gibi artık u bir sektör haline geldi. Para karşılığı oyuncu transferleri de bundan değimlidir.  Sporu bu hale getiren kapitalist anlayışı lanetliyorum” diye belirtti.


‘Yağmurun ardından gelen örgütlülük kokusu’


“Sarı,  kırmız ve yeşil rengi yüreğinde hissetmek isteyen tüm Kürt sporcuları bu kampa gelmeli” diyen Rojava Kobanê Kantonu spor hocası Osman Hebeş,  Diyarbakır’ın yağmurdan sonra gelen toprak kokusu gibi koktuğunu ifade ederek, “Diyarbakır yağmurun ardından gelen mis kokusu ve tepesindeki bizim bûka baranê dediğimiz gökkuşağıyla öylece duruyor. Bu yağmur kokusu verilen mücadelenin ardından gelen kazancın kokusudur. Yıllarca dört parça Kürdistan’ın bir araya gelmesi için canını feda edenler sayesinde bu gün bir aradayız. Onları asla unutmayacağız” dedi.


 


(pk/zd)