İHD hasta tutsaklar için Meclis önünde eylemde
16:42
JINHA
ANKARA – İnsan Hakları Derneği öncülüğünde Türkiye'nin birçok yerinden insan hakları savunucuları ve aileler hasta tutsakların serbest bırakılması için Meclis'e yürüyerek, taleplerini dile getirdi. Meclis önünde açıklama yapan İHD Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan, "Mahpusu insan saymayan zihniyet, gerek yasal düzenlemelerle gerekse de uygulamadaki keyfiyet, etik olmayan yaklaşımlar ve bürokratik engellerle özellikle hasta tutuklu ve hükümlüler için insani olmayan bir tablonun ortaya çıkmasına neden olurken, mahpuslar bir veda hakkına dahi erişemeden yaşamlarını yitirmektedir" dedi.
İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi Cezaevi Komisyonu tarafından hasta tutsakların serbest bırakılması için gerçekleştirilen yürüyüş kapsamında Türkiye'nin birçok yerinden Ankara'ya gelen aileler, insan hakları savunucuları ve İHD Türkiye ve bölgedeki şube üyeleri, Yüksel Caddesinde bir araya gelerek, Meclis Dikmen kapısına yürüyüş düzenledi. Yüksel Caddesi'nden Meclis'e yürümek isteyen ailelerin önü Karanfil Sokak'ta çevik kuvvet polisleri tarafından kesildi. Buna tepki gösteren aileler ve insan hakları savunucuları ıslık ve sloganlarla polisin tutumunu protesto etti. Yapılan görüşmelerden sonra polis barikatı aşılarak yürüyüşe başlandı. Yürüyüşte, cezaevlerinde hastalıklarından dolayı yaşamını yitiren tutsakların isimleri ile "Ji girtiyê nexweş re azadî" yazılı büyük siyah yazılı pankart taşındı. Yine hasta tutsakların fotoğraflarının yanı sıra devletin hasta tutsaklar konusundaki tutumunu protesto eden dövizler de yürüyüşte kitle tarafından taşındı. Yürüyüşte ayrıca, "Bijî berxwedana zindanan", "Girtiyê şoreşê rûmeta me ye", "İçerde dışarıda hücreleri parçala", "Hasta tutsaklar serbest bırakılsın", "İnsanlık onuru işkenceyi yenecek", "Anaların öfkesi katilleri boğacak" sloganları atıldı. Meclis'in önüne gelen ailelere HDP milletvekilleri Selma Irmak, İbrahim Binici, CHP Milletvekili Veli Ağbaba, EMEP Genel Başkanı Selma Gürkan ile KESK Genel Başkanı Lami Özgen de destek verdi.
230'u ağır 628 hasta tutsak var
Burada açıklama yapan İHD Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan, Türkiye cezaevlerinde tecride dayalı koşulların tutuklu ve hükümlülerin ruh ve beden bütünlüklerini tehdit ettiğini belirterek, "Mahpusu, insan saymayan zihniyet, gerek yasal düzenlemelerle gerekse de uygulamadaki keyfiyet, etik olmayan yaklaşımlar ve bürokratik engellerle özellikle hasta tutuklu ve hükümlüler için insani olmayan bir tablonun ortaya çıkmasına neden olurken, mahpuslar bir veda hakkına dahi erişemeden yaşamlarını yitirmektedir" dedi. Öztürk, an itibarı ile cezaevlerinde 230'u ağır olmak üzere toplam 628 hasta mahpusun olduğuna dikkat çekerek, infaz sistemindeki sorunlar nedeniyle hasta mahpusların salıverilmediğini söyledi.
'14 hasta mahpus ATK'den rapor beklerken yaşamını yitirdi'
Adli Tıp Kurumu (ATK) tarafından yeniden rapor düzenlenmesinin sorunlara yol açacağını söyleyen Öztürk, "Aslında bu konudaki önemli bir sorun, mevcut kurumsal yapısı ve siyasi iktidara bağlılığı nedenleriyle tarafsız davranamayan, bu nedenle de verdiği kararlarda, bilimsel ve objektif kriterlere uygun değerlendirmeler yapmayan Adli Tıp Kurumu'nun halen resmi bilirkişi konumunu sürdürüyor olmasıdır. Dolayısıyla bağımsız konumda olmadığı açıkça ortada olan ATK'nın resmi bilirkişilik uygulamasına son verilmediği sürece sorunlar devam edecektir" diye konuştu.
’14 hasta mahpus rapor beklerken yaşamını yitirdi’
Adalet Bakanlığı verilerine göre, 2013 yılında cezaevinde 14 hasta mahpusun ATK'den rapor beklerken yaşamını yitirdiğini söyleyen Öztürk, şunları söyledi:
"Mevcut yasal düzenlemelerde ve uygulamada önem taşıyan diğer bir konu, 'ağırlaştırılmış müebbet' hapse mahkum edilen mahpusların, yani insani olmayan bir cezalandırma biçimi olarak ölünceye kadar cezaevinde kalacağı öngörülen mahpusların durumudur. Ağırlaştırılmış müebbet hapse mahkum mahpusların, 5275 Sayılı İnfaz Yasası'nın 25. Maddesinde, şartla salıverilme yasağının dışında ağır hastalık hallerinde de 'Hükümlünün cezasının infazına, hiçbir surette ara verilemez.' hükmü yer aldığı için ağır hastalık durumlarında dahi serbest bırakılmayıp, ölüme terk edilmeleri en büyük sorunlardan birisidir ve bu konuda hiçbir yasal düzenleme öngörülmemektedir."
'Lütuf değil yaşam hakkını istiyoruz
İHD olarak hasta mahpusların bırakılması için aileler ile birlikte Meclis önüne geldiklerini kaydeden Öztürk, "Kamuoyundan topladığımız bu imzalarla merhamet değil, vicdan değil, insaf değil, lütuf değil yaşam hakkını istiyoruz. Bugüne kadar cezaevlerinde yaşamını yitiren hasta mahpuslarla ilgili olarak etkin bir soruşturma yapılarak ihmal ve sorumluluğu olanlar hakkında cezai yaptırımların uygulanmasını talep ediyoruz" açıklamalarında bulundu.
Toplanan imzalar yetkililere verildi
Açıklamadan sonra toplanan yaklaşık 60 bin imza ise oluşturulan iki heyet ile biri Meclis Başkanlığı'na diğeri ise Adalet Bakanlığı'na teslim edildi. Açıklamadan sonra ise aileler Meclis önünde oturma eylemi yaptıktan sonra dağıldı.
(gk)

