Özgürlük arayışçısı Zilan Kürt kadınlarına ruh verdi
08:59
Gülşen Koçuk / JINHA
HABER MERKEZİ - Zeynep Kınacı (Zilan), bir özgürlük sevdalısı olarak bedeninde bomba patlatarak özgürlük aşkını haykırdı. Dersim'de 30 Haziran 1996 yılında bedenini hücrelere bölerek ezilen bir coğrafyanın sesini duyurmaya çalıştı Zilan, çığlık oldu. Zilan'dan sonra ise Kürt kadınları, ruhlarını Zilanlaştırma mücadelesi vermeye başladı.
Zilan, başta Kürt kadınlarının, sonra ise dünya kadınlarının "kahraman" olarak andığı bir direnişçi. Egemen sistemin sarmalından kendisini kurtarabilmiş ve özgürlük aşkının önünde bir engel tanımadan kendisini sonsuzlaştırmıştır… Her Kürt kadının ulaşmak istediği "Zilan ruhu", Kürt kadınının özgürlük mücadelesinde bir zirve oldu. Sistemin kendisine dayattığı klasik rolleri, kendisi üzerinden çözümleyebildi Zilan ve içinde bulunduğu gerçekliğe cesurca yaklaştı. Gerçekleştirdiği intihar eylemi ile Türkiye'nin kalbine korku salan Zilan, dünyayı da Kürt sorunuyla ilk defa yüzleştirmişti aslında.
PKK ile tanışınca kendini ve sistemi sorgulamaya başladı
Yedi kardeşin en küçüğü olarak 1976 yılında Malatya'nın Elmalı Köyü'nde doğan Zilan, Haydarpaşa Sağlık Meslek Lisesi'ni bitirdikten sonra Şanlıurfa Birecik Devlet Hastanesi'nde göreve başladı. 1990 yılında girdiği sınavda İnönü Üniversitesi Eğitim Fakültesini kazanınca görev yerini Malatya Devlet Hastanesi'ne aldırıp, burada bir yandan mesleğine devam ederken bir yandan da eğitimini sürdürerek Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Bölümünden mezun oldu. Evli olan Zilan'ın eşi de 1995 yılında Adana'da çalışmalar yürütürken tutuklandı. Lise yıllarında son düşüncelere ilgisi başlayan Zilan, üniversite yıllarında PKK'ye sempati duymaya başladı. PKK'nin örgütlü mücadelesiyle tanıştıktan sonra kendisini sorgulamaya başlayan Zilan, 30 Haziran 1996 tarihinde, Dersim'in merkezinde, askerlerin ortasında ve 30 kilogram bomba ile eylemini gerçekleştirdi. Eylemde 7 asker ölürken, onlarcası da ağır yaralandı.
Zilan, tarihin, intihar eylemi gerçekleştiren ilk kadını olurken, Kürt kadın mücadelesinin de ilham aldığı bir kadın olmuştur. Zilan'ın eyleminin ardında PKK Lideri Abdullah Öcalan'a, Kürt kadın özgürlük mücadelesi yürüten kadınlara, "Kürdistan halkına ve devrimci kamuoyuna", Kürt halkına, dünyaya ve insanlığa seslendiği bir mektup ve eyleminin amacını anlatan bir ses kaydı bıraktı.
Zilan'ın kadınlara mektubu şöyle:
"Başkan Apo ve PKK öncülüğünde yürütülen ulusal kurtuluş mücadelemiz Kürdistan toplumunun geriliğin; görerek sorunları köklü çözme çabasındadır. Kadının yitirilmişliği, sınıflı toplumları ortaya çıkışı ile birlikte başlamıştır, İlkel komünal dönemde üretim etkinliğinden kaynaklanan kadınının yaşam içindeki etkin rolü, ilkel sermaye birikiminin oluşması ve bu birikimin erkek cinsinin elinde toplanması ile birlikte sınıflı toplumlar oluşmuş, kadın özgürlüğünün yitiriliş süreci de bununla birlikte başlamıştır. Köleci toplumdan feodal toplum düzenine, kapitalist ve emperyalist toplum düzenine geçilmiş, kadın cinsinin sömürülmesi her sınıflı toplumda biçim değiştirerek ve daha ince bir tarzda sömürülerek devam etmiştir.
Bu temelde bireysel olarak aldığım 'intihar' gerillası olma kararını sadece kendi şahsım adına değil, başta Başkan Apo ve partimiz PKK'nin çabalarına layık olma, genelde sömürülen bütün insanlığa, özelde Kürdistan halkının özgürlüğü ve Kürt kadınının özgürlük istemlerine cevap olmak ve onların temsili olmak amacıylam aldığım bu karar, bana büyük bir moral ve cesaret veriyor. Tarifi imkansız güzel duyguların sahibi olmama neden oluyor. Kadın özgürlük şehitlerimiz ve büyük direnişçilerimizin izinde yürümek, onların mirasına doğru bir şekilde sahip çıkmak çok şerefli bir duygudur. Bu şerefli görevin sahibi olacağım için kendimi şanslı görüyorum. Bin bir türlü sıkıntıya ve zorluğa katlanarak fedakarlık gösteren, emek ve çabanın sahibi olan, Kürdistan dağlarında özgürlük mücadelesi veren bütün kadın savaşçılarımızı partimiz PKK'ye ve başta Başkan Apo'nun çabalarına bu temelde daha fazla örgütlenerek, güçlenerek, söz ve iradenin sahibi olarak, bunun zeminin yaratmak için de ordulaşarak cevap vereceğine ve özgür yarınları kendi elleriyle yaratacaklarına olan inancımla selamlıyorum! Yaşasın Başkan Apo Öncülüğündeki Özgürlük Savaşımız!Yaşasın PKK Öncülüğünde Savaşıp Özgürleşen Büyük Kürt Kadını! Kahrolsun Faşist Türk Devleti!
Tüm dünyaya haykırıyorum!
Duyun artık! Açın gözlerinizi, biz vatanı elinden alınmış, dünyanın dört bir tarafına muhacir gibi dağılan bir halkın evlatlarıyız. Bizler artık vatanımızda, özgürce yaşama, insanca yaşama olanaklarına kavuşmak istiyoruz. Kan, gözyaşı ve zulüm halkımın kaderi olmamalı artık. Barışa, kardeşliğe, sevgiye, insana, doğaya ve yaşama en çok sevgi dolu olan biziz. Bu sevgidir bizi savaşa zorlayan. Ölmek ve öldürmek istemiyoruz. Ama özgürlüğümüzü kazanmanın da başka yolu yoktur. Bu savaşın suçlusu emperyalist güçler ve onun uşağı TC'dir. Susmak en büyük suçu işlemektir. Eğer gözlerimizin önünde akan bu kanı görüyor ve sessiz kalıyorsanız, en büyük suçlu sizlersiniz.
Bütün insanlığa sesleniyorum!
Eğer bu insanlık suçunu işlemek istemiyorsanız, Kürdistan halkına omuz verin, destek olun, Emperyalizmin dumura uğrattığı beyinlerinizin ve yüreğinizin pasını silin ve bir halkın özgürlük çığlıklarına kulak verin. Bu seste kardeşlik var, insanlık erdemleri var, dostluk var."
'Zilan sistemin yaşattığı acıyı derinden hissediyor'
Fedai eyleminden sonra Zilan'a dair yazılan değerlendirmelerden birisini de PKK'li kadınlardan Bese Şimal kaleme aldı. Bese yazısında Zilan'a ilişkin şu değerlendirmelere yer verdi:
"Zilan mektuplarında egemen sistemle yaşadığı çelişki ve çatışmaları oldukça yalın bir biçimde dile getiriyor. Devlet sistemini çok güçlü çözümlüyor. Sömürgeci sistemin Kürt halkına ve kadınına yaşattığı acıyı derinden hissediyor. Egemen sistemin kendisine hizmetçilik ve uşaklık dışında hiçbir değer biçmediği, insan yerine koymadığı Kürt insanının-halkının tarihsel trajedisini derinden kavrıyor.
Zilan'da tarihsel bilinç çok güçlüdür. Yaşamı oluşturan ilk anlam damlaları, kendi varlığını ve varlığından çalınanı fark edişle ortaya çıkar. Zilan'da kök salmış üç temel bilinç vardır: İnsanlık bilinci, Kürt halk bilinci ve kadın bilinci. Yani hepsinin toplamı olarak toplumsal tarih bilincidir."
21 Eylül 1996 tarihinde Köln'deki Müngersdorf Stadyumu'nda (bugünkü adıyla Rhein Energie Stadion) yapılan Uluslararası Kürt Kültür Festivali Zeynep Kınacı'ya adanmıştır.
2004 yılından itibaren Zeynep Kınacı için her yıl Almanya'da Uluslararası Zilan Kadın Festivali adı altında etkinlikler düzenlenmektedir. Festivalin bu yıl 10'uncusu düzenlenirken, binlerce kadın bu festivale dahil oldu.
Üzerinden 18 yıl geçmiş olmasına rağmen Zilan hala, hiçbir an unutulmaksızın, Kürt kadınının ve Kürt halkının, dünyanın hafızasındaki yerini koruyor.
(gk/zd)

