Ayşe: BİKG Abdullah Öcalan ile görüşmeli

14:09

JINHA 


İSTANBUL  - Barış İçin Kadın Girişimi tarafından düzenlenen konferansın "Savaş nasıl yaşandı barış nasıl kurulur?" konulu sunumunda konuşan DÖKH üyesi Ayşe Gökkan, “Barış uzun solukludur ancak 1993'den bu yana tek taraflı sürmüşse bu süreç ve 15 yıldır Kürt özgürlük hareketinin mimarı tek hücredeyse bizim uzun zamanımız var  diyemeyiz. Biz BİKG olarak PKK Lideri Abdullah Öcalan ile görüşemez miyiz? Eğer muhatabıyla görüşülemezse bu süreç ve şu anda yaşanan riskler çok daha ciddileşir” dedi.


Barış İçin Kadın Girişimi tarafından düzenlenen "Kadınlar Çözüm Sürecini Konuşuyor, Barışta Israr Ediyor" konulu konferans "Savaş nasıl yaşandı barış nasıl kurulur?" konulu sunumla devam etti. Sunumda konuşan BİKG aktivisti Nükhet Sirman, bölgede yaşanan 30 yıllık savaşa değinerek, "Gördük ki batı hiçbirşey bilmiyor ve bilmesi birşekilde engellenmiş. 1993 yılında Lice yakılırken Milliyet Gazetesi'nde Sertaç Ortaç'ın 'Karabiberim' şarkısı gündem olmuştu. Birincisi yaşanan faili meçhuller gerçeği var. İkincisi bu failleri gerçekleştirenler var. Örneğin Cemal Temizöz, Hüseyin Avni Mutlu bu ve bunun gibiler neredeler ne yapıyorlar bunların takibi yapılmalı. Üçüncüsü devlet hakikati meselesi var. Dördüncüsü kadınları hakikati ve son olarak ta batının hakikati var. Tüm bunları araştırmaya çalıştık" dedi. Ardından konuşan BİGK üyesi Nimet Tanrıkulu ise, kadınların savaşın yarattığı sonuçları çok farklı  yaşadığını dile getirerek, "Kürdistan'a gittiğimizde savaşın gerçek yüzüyle karşılaştık. Bizler bu yaşananlar karşısında suskun kalmışız ve yeni yeni konuşmaya başlıyoruz. Batı'nın hakikati konusunda şöyle bir şey yaptık. Bizler Kürdistan'a yaşananları batıya anlatmamız gerekiyor. Bu nedenle Antalya'ya, Çanakkale'ye, İzmir'e ve Adana'ya gittik. Kadınlarla önemli buluşmalarımız oldu. Bu çalışmayı devam ettireceğiz" dedi. 


'Doğulu ve batılı kadınlar ortak acılar yaşadı'


BİKG olarak güvenlik konusunun ve kadınlar açısından anlamının ne olduğu konusunda konuşulması gerektiğinin altını çizen Nimet, "Güvenlik Kürtler için çok farklı bir anlam taşıyor. Biz Lice'ye gittik ve gördük ki, oradaki insanlar çok geniş zamanlı konuşuyorlar. Onlar için dün ve bugün yok. Bu gün yapılan karokal ve kalekollar var. Ve oradaki insanlar bu yaşananların geçmişte de yaşandığını belirtiyor. Dersim'e gittiğimizde ise 1938 meselesi var. Oradaki insanlar hiçbir zaman çözüm sürecini yaşamadıklarını söylüyor. Kadınlar için yapılan karokallar çok farklı birşey. Kürdistan'da karakol demek taciz demek, tecavüz demek, şiddet demek, ölüm demek... O yüzden insanlar karokal ve kalekolları istemiyorlar. Bu nedenle mücadele veriyorlar. Yapılan karakollarla insanlar geçmişte yaşadıklarını yeniden yaşıyorlar. Hafızaları tekrardan canlanıyor" şeklinde konuştu. Kürt kadınları ile batıda yaşayan kadınların ortak acılar yaşadığını kaydeden Nimet, kadınlar sokakta kışkırtılan erkeklikle katledildiler. Faili meçhul cinayetlerde eşlerini kaybeden kadınlar yalnızlaştı ve bu kadınlar tekstillerde, ev işlerinde ucuz iş gücü ile çalıştırıldı. Suriyeli kadınlar gerçeği var. Fuhuşa sürüklendiklerini görüyoruz ve ucuz iş gücü ile çalıştırılıyorlar" sözlerine yer verdi. 


‘Savaşta kadınlar yüzünü dağlara çevirdi’


DÖKH üyesi Ayşe Gökkan ise, bedel ödeyen tüm kadınların önünde saygıyla eğildiğini belirterek, konuşmasına başladı. Bölge'de yaşanan 30 yıllık savaşa dikkat çeken Ayşe, bölgede yaşanan red ve inkar politikaları nedeniyle kadınların dağlara doğru akmaya başladığını söyledi. Kürt kadınlarının çok ciddi bir mücadele yürüttüğünü dile getiren Ayşe, "Normalde hakikatler savaş sonrası ortaya çıkar ancak Kürt kadınları hakikatleri savaş yaşanırken ortaya çıkardı. 1990'lı yıllarda kadınlar mahkemelere başvurdu ve yaşadıklarını anlattı. Yaşadıkları saldırılara yönelik örgütlü bir duruş sergiledi. Açlık grevlerine girdiler, yürüyüşler yaptılar ve kadınlar çok ciddi bir deneyim kazandı. Devletin kadına dönük baskıları çok ciddiydi ve katliamlar gerçekleştiriyorlardı. Ancak kadınlar buna karşı çok örgütlü bir duruş sergilediler" diye belirtti. 


‘Kadınlar Abdullah Öcalan ile görüşmeli’


PKK'nin 8 kez ateşkes ilan ettiğini kaydeden Ayşe, Rojava'da yaşananlara değinerek, "Rojava'da kadınlar IŞİD, El Nusra gibi çeteler karşı öz savunmalarını geliştiriyorlar. Rojava'da Kürt, Süryani, Arap kadınları birlikte örgütlenmeye gittiler. Kantonlarda toplumun inşaasında yer aldılar" sözlerine yer verdi. Bölgede yapılan karakol, barajlar, doğa tahribatına dikkat çeken Ayşe, bir çözüm sürecinden bahsediliyor ancak halen bir müzakere sürecine geçilmemiş. Yapılan karollar savaşa hazırlıktır. Bunlar iyi gözlemlenmeli. Oluşturulan çeteler ile savaş kuzeyden Rojava'ya kaydırıldı. Bu nedenle kadınlar  bunları iyi görmeli. Barış noktaları kuruluyor, barış için kadınlar mücadele veriyor ancak barış için uzun zamanımız var diyemeyiz. Barış uzun solukludur ancak 1993'den bu yana tek taraflı sürmüşse bu süreç ve 15 yıldır Kürt özgürlük hareketinin mimarı tek hücredeyse bizim uzun zamanımız var  diyemeyiz. Biz BİKG olarak PKK Lideri Abdullah Öcalan ile görüşemez miyiz? Eğer muhatabıyla görüşülemezse bu süreç şu anda yaşanan riskler çok daha ciddileşir. Rojava'ya saldırılar barışı güvensizleştiriyor, barajların yapılması, halen yasal düzenlemelerin olmaması, müzakere sürecine geçilmemesi anlamına geliyor. Kadınlar olarak bu sürece müdahale etmeliyiz ve hakikatleri açığa çıkarmalıyız" şeklinde konuştu. 


Ayşe’nin konuşmalarının ardından sunum sona erdi. Konferans programı, “Toplumsallaşma için öneri” atölyeleriyle devam ediyor.


 


 (pk-mg/zd)