Leyla İmret: Devlet politikalarının kadına dönük yasaları yetersiz

09:12

 


Bêrîtan ELYAKUT-Melek YÜKSEL / JINHA


ŞIRNEX - Türkiye'de 2014 yılının ilk 4 ayında sadece basına yansıyan rakamlara göre 62 kadın katledildi, sayısız kadın ve çocuk şiddete maruz kaldı, istismara uğradı. Bununla birlikte, istismara maruz kalan çocuk sayısında ve "intihar" eden kadınların sayısında da ciddi artış söz konusu. Kadın ve çocuklara yönelik her türlü şiddet ve istismar olaylarını değerlendiren Cizre Belediyesi Eş Başkanı Leyla İmret, "Kürdistan gibi bir coğrafyada bu tarz olayların gerçekleşmesi normal değil. Bu tür olayların ülkemizde gerçekleşmesi bizim için büyük bir utançtır" şeklinde konuştu.


Dünyanın hemen her yerinde olduğu gibi Türkiye'de de kadın sorunu, ülke gündeminin gerisinde "önemsiz" kılınarak görmezden geliniyor. Türkiye'de 2013 yılında sadece 237 kadın katledilirken, henüz 2014'ün ilk 4 ayında kadın katliamları bilançosu 62 kadın oldu. Mevcut tablonun, kadının yaşam hakkını koruma konusundaki yetersizliği gözler önüne serdiği görülürken, 2014 yılının ilk 4 ayında ise toplam 62 kadın, erkekler tarafında katledildi. Kadın katliamlarının artışının yanı sıra yine kadına yönelik her türlü şiddet, çocuğa yönelik şiddet ve çocuğun istismarı vakalarında da aynı artışın görüldüğünü söylemek yanlış olmaz. Kadın katliamları karşısında sessizlik sürerken Şırnak Cizre Eş Başkanı Leyla İmret, çocuk yaşta zorla evlilikler, kuma ve çocuk istismarı gibi olayların yaşanmaması için kadınlar olarak mücadele edeceklerini belirtti. Leyla, "Kadınlara ve çocuklara yönelik taciz olaylarına karşı sokaklarda olacağız. Hak ihlallerini yaşayan kadınlar ve çocuklar bir şekilde bize ulaşmalılar. Şiddete maruz kalan, ezilen, baskı altına alınan, tacize ve tecavüze uğrayan tüm kadınların ve çocukların yanında olup yalnız olmadıklarını göstermek istiyoruz" dedi.


'Kürdistan coğrafyasında bu olaylar normal değil'


Son iki ayda çocuk istismarının, kadın katliamlarının ve intiharların arttığına dikkat çeken Leyla, "Kürdistan gibi bir coğrafyada bu tarz olayların gerçekleşmesi normal değil. Bu tür olayların ülkemizde gerçekleşmesi bizim için büyük bir utançtır" sözlerini vurguladı. Leyla, Kürt halkının ahlâka önem verdiğini ve yaşanan bu tür olayların sistemin Kürt halkı üzerinde gerçekleştirdiği oyunlardan biri olduğunu dile getirirken, kadın ve çocuklara yönelik her türlü şiddeti uygulayan bireylerin kendi gerçekliğinden ve ailesinden uzaklaşan, egemen sistemin eline düşen bir yapıya sahip olduklarına işaret etti.


'Artık uyanmamız ve birlikte hareket etmemiz gerek'


Çocuk yaşta zorla evlilikler, kuma ve çocuk istismarı gibi olayların yaşanmaması için kadınlar olarak mücadele edeceklerinin altını çizen Leyla, "Kadınlara ve çocuklara yönelik taciz olaylarına karşı sokaklarda olacağız. Bu tür olaylara maruz kalan insanlar utanmamalı. Hak ihlalleri yaşayan kadınlar ve çocuklar bir şekilde bize ulaşmalılar. Şiddete maruz kalan, ezilen, baskı altına alınan, tacize ve tecavüze uğrayan tüm kadınların ve çocukların yanında olup yalnız olmadıklarını göstermek istiyoruz" şeklinde konuştu. Bölge kültüründe bu tarz olayların gerçekleşmemesi ve sistemin oyunlarına gelinmemesi gerektiğini söyleyen Leyla, "Artık uyanmamız ve birlikte hareket etmemiz gerek. Yaşanan bu olayların son olaylar olmasını istiyoruz ve bunun için de elimizden gelen herşeyi yapacağız" dedi.


'Devlet politikalarının kadına dönük yasaları yetersiz'


Gün geçtikçe artmakta olan kadın katliamlarının farklı noktalardan ele alınarak değerlendirilmesi gerektiğini ancak öncelikli olarak katledilen, şiddete maruz kalan kadınların birçoğunun hakkında koruma kararı çıkmasına rağmen kararın uygulanmamasından kaynaklı katledilmesinin önemli bir nokta olduğuna vurgu yapan Leyla, bu açıdan devletin kadınları koruyamadığı sonucunun ortaya çıktığını söyledi. Devlet politikalarının kadına dönük yasalarında yetersiz kaldığına vurgu yapan Leyla, devletin kadını korumaya dönük değil, erkeği güçlendirmeye yönelik bir çabasının olduğunu görmeye başladıklarını ifade etti. Leyla, erkeğin, gücünü devletten aldığını ve yasalar boyutuyla cezaya yönelik emsal olmadığı için bir diğer erkeğin de katliamı işlerken sonuçlarının ne olacağını iyi bildiği için, şiddeti ya da katliamı tereddüt etmeden gerçekleştirdiğine dikkat çekti.


(be-my/gk/zd)