Hatip Dicle: Dünya ve Ortadoğu halklarına barışı getireceğiz
15:50
JINHA
AMED – "KCK" operasyonları kapsamında yaklaşık 4,5 yıllık tutukluluğun ardından tahliye olan DEP eski Milletvekili Hatip Dicle, yaptığı basın toplantısında, güçlerini, haklılıklarından ve halktan aldıklarını belirterek, "Geldiğimiz noktada Ortadoğu çapında Kürtler artık görünmez, dikkate alınmaz bir güç olmaktan çıkarak saygın olmaya, hakları görülmeye başlandı. Kazanan mazlumlar, kaybedenler hep zalimler olmuştur. Bu süreç bir bisiklete benziyor. Bisiklet artık durmamalı aksine hızlanmalı. Umarım başta hükümet olmak üzere tüm muhataplarımız ile birlikte demokrasi yolunda özgürleşiriz" dedi.
KCK operasyonları çerçevesinde Diyarbakır D Tipi Kapalı Cezaevi'nde geçirdiği yaklaşık 4,5 yıllık tutukluluk sürecinin ardından dün tahliye olan DEP eski Milletvekili Hatip Dicle, BDP Diyarbakır İl Örgütü binasında basın toplantısı düzenledi. Çok sayıda basın mensubunun yanı sıra Dicle'nin açıklama yapacağını duyan çok sayıda yurttaş da il binasına gelerek geçmiş olsun dileklerinde bulundu. Dicle bir basın toplantısı yapma niyeti olmadığını belirterek, "Biz gücümüzü farklılığımızdan ve halkımızdan alıyoruz. Bizim başkaları gibi ne sermayemiz ne de paramız var. Biz şimdiye kadar tüm gücümüzü halkımıza hizmet ederek aldık” dedi.
‘Kürt siyasetçileri Cumhuriyetten buyana soykırıma uğradı’
Kürt siyasetçilerinin her alanda farklı biçimlerde soykırıma tabi tutulduğuna dikkat çeken Hatip, “Biz Kürt siyasetçileri Türkiye Cumhuriyeti kurulduğundan beri hep soykırıma uğradık. Şeyh Said isyanında ve diğer Kürt isyanlarında Kürt halkının ve siyasetçilerinin nasıl soykırıma uğradıklarını açık şekilde gördük. Ve ne tesadüftür ki bugün Şeyh Said’in Diyarbakır Dağkapı Meydanında asılmasının da yıl dönümüdür” ifadelerine yer verdi.
‘Kürdistan’ı öndersiz bırakmaya çalıştılar’
Cumhuriyet döneminde İstiklal Mahkemelerinin hukuk adı altında bir soykırım politikası uygulayarak Kürtleri öndersiz bırakmayı hedeflediğini belirten Hatip, “Cumhuriyet döneminde Avukat Sürreya Bey, İsmet İnönü’ye ‘Kürdistan’da potansiyel gösterebilecek olan herkesi halledin’ demesi bu soykırımın en iyi örneğidir. Kürdistan’ı öndersiz bırakmaya çalıştılar. Kürt halkı buna izin vermeyerek tekrar ayağa kalktı ve bunun sonucunda faili meçhuller başladı. 90’lı yıllarda 17 bin insan devlet eli ile öldürüldü. 2008-2009 dönemlerinde Kürtleri cezaevlerine doldurdular. 1925- 1990 ve 2000’lerde amaç yine aynıydı. Kürt halkını yok etmek. Ama sonuç alamadılar. Kürt halkı özgürlüğüne sevdalı olduğu için yine o boşluğu doldurdu. Kazanan mazlumlar oldu” şeklinde konuştu.
‘Bu oyunu tezgahlayan bir güç söz konusudur’
2011 yılında yapılan genel seçimlerinde meydana gelen haksızlığa değinen Hatip, “2011’de yapılan haksızlık bana değil iradesini özgürce kullanmak isteyen halkımıza yapılmıştır. Bu olayda sorumluluğun sadece Oya Hanıma yüklenmesini en başından beri yanlış buluyorum. Bu AKP Hükümetinin zihniyetinin yarattığı bir sonuçtur. Bu oyunu tezgahlayan bir güç söz konusudur” cümlelerini kullandı.
‘Önderlik Orhan Doğan’ı barış ve demokrasi şehidi olarak ilan etti’
Orhan Doğan’ın barış ve demokrasi şehidi olduğunu vurgulayan Hatip, “Bugün değerli Dostum Orhan Doğan’ın da ölüm yıl dönümü . Bildiğiniz gibi Orhan ile cezaevinde 10 yılımız beraber geçti. Kendisini saygı ile anıyorum. Önderlik Orhan Doğan’ı barış ve demokrasi şehidi olarak ilan etti. Şehitlerimizin gösterdikleri hedefler bizim ulaşmak istediğimiz hedeflerdir” diye belirtti.
‘Hep birlikte demokrasi yolunda özgürleşiriz’
Hatip, AKP hükümetinin tasarladığı altı maddelik yasayı olumlu bir adım olarak gördüğünü belirterek, “Kürtler doğru anlaşılmalı. Bize birçok şey vaat ettiler ama hepsi boşa çıkarıldı. Dilerim bu diyalog süreci olumlu olur. Hükümet oyalama politikasından vazgeçer ve bizim demokrasimiz Ortadoğu ve dünya halklarına örnek olur” ifadelerine yer verdi. Süreci bir bisiklete benzeten Hatip, “ Bisiklet artık durmamalı aksine hızlanmalı. Umarım başta hükümet olmak üzere tüm muhataplarımız ile birlikte demokrasi yolunda özgürleşiriz” dedi.
‘Ben dava adamıyım’
Yaptığı konuşma sonrasında gazetecilerin sorularını cevaplandıran gazetecilerin sorularını yanıtladı. "Siyasete devam edecek misiniz? Cumhurbaşkanlığı adaylığı için isminiz geçiyordu" sorusunu da cevap veren Hatip, "Çok içten söylüyorum kendimi bir siyasetçiden daha fazla dava insanı olarak niteliyorum. Eğer halkımız bunu kabul ederse ben böyle kabul ediyorum. Bunun için mevki makam hedefim olmadı. Asla aday olmadım bugüne kadar. Getirildiğim mevki makamlar arkadaşlarımızın halkımızın önerileriyle olmuştur. Ben yine dava adamlılığına devam edeceğim, bu nefes bende oldukça. Bu bizim şehitlere verdiğimiz sözümüzdür. Vedat Aydın yakın arkadaşımdı. Vedat Aydın şehit olduğunda ben söz verdim kendime onun bayrağını düşürmeyeceğime söz verdim ve bunu asla yapmayacağım. Halkımız çeşitli yerlere layık görebilir böyle bir görevlendirmeyi ama asla benim böyle bir düşüncem ne oldu ne de arzuladım. Benim için halkımızın sevgisi. Bu şehitlere verilen bir sözdür. Bu sözü halkımızın uğrunda sizlerin huzurunda yineliyorum" dedi.
‘Bizlerin bıraktığı boşluk hızla dolduruldu’
Cezaevinde bulanan devrimcilerin tek merakının kendileri tarafından bırakılan boşluğun dolup dolmadığı olduğuna dikkat çeken Hatip, “Bizim tek merakımız bizler tarafından bırakılan mücadele bayrağının başkaları tarafından devralınıp alınmaması ve boşluğumuzun doldurulup doldurulmadığıdır. Fakat bu süreçte şunu gördük ki bizler tarafından bırakılan boşluk halkımız ve yoldaşlarımız tarafından çok hızlı şekilde dolduruldu” diye belirtti.
‘Önderliğimizin öncelikleri var’
Kürt ulusal kongresine ilişkin konuşan Hatip, “ Biz Ortadoğu’da halkımızın çok hasret kaldığı özgürlüğü yaşatmak için Kürt Ulusal Kongresini demokratik çerçevede bir an önce gerçekleştireceğiz. Böylelikle Kürtler ve diğer halklar arasındaki birliği sağlayacağız” ifadelerini kullandı. Bir yurttaşın "Rêber Apo, 2015 Newrozu'nda aramızda olabilir mi?" sorusuna Dicle şu yanıtı verdi: "Başkan Apo her zaman şunu söylemiştir. 'Burada beni tutsak olarak görmeyin özgürüm. Halkımla yüreğim birlikte atıyor.' Yanlış tanımamışsam Sayın Öcalan'ı, o önce bütün cezaevlerinin boşalmasını ve dağdaki yoldaşlarının demokratik siyasete katılmaları için, dönmeleriyle birlikte Kürt halkının bütün haklarının tanınması için bir demokratik anayasanın olduğu bir Türkiye'ye çıkmak ister, öyle bir Kürdistan'a çıkmak ister. Mücadelede ne kadar kararlı olursak, birliğimizi kurarsak Başkan Apo'nun aramıza katılması o kadar kısa olur."
Basın açıklaması alkışlarla sona ererken, yurttaşlar Hatip'e geçmiş olsun dileklerinde bulundu.
(my-bk-rt/zd)

