'TGC, medyadaki eril dili ve nefret söylemini kabul etmiyor'
08:22
Derya CEYLAN / JINHA
ÊLİH -Türkiye Gazeteciler Cemiyeti'nin medyadaki eril dili ve nefret söylemini kabul etmediğini belirten TGC Genel Sekreteri Sibel Güneş, "Günümüzde kadınlar, eşleri, sevgilileri, babaları, en yakınları, hatta en sevdikleri tarafından öldürülüyor. Bu Batman'da da İstanbul'da da böyle. Kadının eğitimli olması ya da parası olması, ekonomik özgürlüğünü elde ediyor olması bu kirli gerçeği ortadan kaldırmıyor. Bu nedenlerden ötürü medyanın kullandığı dil toplumun bu tür olaylara yaklaşımında önemli bir rol oynuyor" ifadelerini kullandı.
Türkiye'deki medyanın dili, hakların korunması noktasında dikkatsiz ve özensiz olmakla beraber eril özellikler taşıyor. Günümüzde haber dilinde kullanılan nefret söyleminin neden olduğu toplumsal birçok sorun ortaya çıkıyor. Toplumsal sorunların medyadaki dil üzerinden daha fazla artmasının yanı sıra nefret söyleminden dolayı farklı dil, din ve cinsel tercihlere dönük saldırılarda söz konusu olabiliyor. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Genel Sekreteri Sibel Güneş, son zamanlarda medyadaki nefret söyleminin arttığına işaret ederek, medyadaki dilin kullanımına yönelik değerlendirmelerde bulundu.
'Hrant Dink'in ölümü nefret söyleminin bir sonucudur'
TGC'nin nefret söylemine karşı olduğuna dikkat çeken Sibel, Türkiye'nin iç huzuru ve barış ortamının sağlanması açısından nefret söyleminin kullanılmaması gerektiğini belirtti. Sibel, hem medyanın hem de siyasetçilerin nefret söylemi konusunda sorumlu olduklarına işaret ederek, "Özellikle başta kadın, çocuk, farklı dil, din ve cinsel tercihi olan insanlara dönük nefret söylemi, bu ülkeyi geriyor ve nefret suçlarına zemin oluşturabiliyor. Gazeteci meslektaşlarımızdan Hrant Dink'in katledilmesi, bu nefret söylemin bir örneğidir. Meslektaşımızın ölümünün üzerinden yıllar geçmesine rağmen hala gerçek katilleri bulunamadı. Umarız bu konuda bir sonuca ulaşılır" dedi.
'Medya, nefret söylemine yer vermemeli'
Medyanın kadına yönelik haberlerde nefret söylemine yer vermemesi gerektiğini dile getiren Sibel, son zamanlarda kadın haberlerinde kullanılan dile dikkat çekti. Sibel, "Medyada kadın haberlerinde kullanılan dile örnek verecek olursak, 'cinnet geçirdi, öldürdü', 'eteği kısaydı, kıskandı öldürdü', gibi daha pek çok mazeretli haberler erkeklerin lehine üretiliyor. Oysa bu kadınları öldürmek bir cinayettir. Bu anlamda bu ülkede hiçbir kadın normal yollardan eşinden ayrılamayacak mı?" şeklinde konuşarak, medyada kadın katliamları ile ilgli haberlerde erkeğin haklılığının ön plana çıkarılmak istendiğini söyledi.
'Kadınların katledilmesinde medya dahil herkes sorumlu'
Sibel, başta Türkiye olmak üzere dünyanın her yerinde her gün onlarca kadının katledildiğini hatırlatarak, kadınların katledilmesinde medya dahil herkesin sorumlu olduğunu belirtti. Sibel, "Günümüzde kadınlar, eşleri, sevgilileri, babaları, en yakınları, hatta en sevdikleri tarafından öldürülüyor, bu Batman'da da böyle, İstanbul'da da böyledir. Kadının eğitimli olması ya da parası olması, ekonomik özgürlüğünü elde ediyor olması bu kirli gerçeği ortadan kaldırmıyor. Medyanın buradaki sorumluluğu ise olay cinayetse gerçek anlamda tüm boyutları ile ortaya koymalı, kadına yönelik tecavüz ve cinsel istismar varsa bunun detayına girip kadını ikinci kez manevi anlamda tecavüze uğratmamalıdır" şeklinde konuşarak, medyanın kamuoyuna doğru bilgi vererek bir baskı oluşturma sorumluluğunun olduğunu hatırlattı.
' Medyadan cinsiyetçi dil için hassasiyet bekliyoruz'
TGC'nin medyanın kullandığı cinsiyetçi dili ve kadına yönelik yaklaşımını eleştirdiğini ifade eden Sibel, kadına yönelik yaklaşıma karşı yerel medya seminerleri düzenleyip farkındalık yaratmaya çalıştıklarını belirtti. Sibel, 2005 yılında hazırlamış oldukları medyada çeşitlilik kılavuzunu yaygın ve yerel medya ile paylaştıklarını dile getirerek, "Medyada çeşitlilik kılavuzunda, kadınlara, çocuklara, farklı cinsel tercihi olanlara ve farklı kültürel tercihi olanlara yönelik bir yeni bir dil hazırladık. Medyanın bu konuda nelere dikkat etmesi gerektiğine yönelik bilgilere yer verdik. Medyada çeşitlilik kılavuzu ile beraber yeni bir çalışma olan ve cinsiyetçi dili ortadan kaldıracak bir proje hazırladık. Bu konuda yeni bir kılavuz oluşturmak için çeşitli üniversitelerde bulunan kadın hocalarımızın desteğini aldık. Bu kılavuz şu an hazırlık aşamasındadır, tamamlandığında ise bunu yaygın ve yerel medya ile paylaşarak, kadına yönelik cinsiyetçi dilin ortadan kalkması için daha özenli davranılması için medyadan hassasiyet bekliyoruz" dedi.
'Medyada kadına dönük haberlerde farkındalık yaratacağız'
TGC bünyesinde oluşturulan kadın komisyonu hakkında bilgi veren Sibel, kadın komisyonunu oluşturmak için yaklaşık 70 kadın gazetecinin görüşlerine başvurduklarını söyledi. Sibel, kadın komisyonunun kadın haberlerine yönelik bir çalışma içerisinde olacağını belirterek, "TGC bünyesinde oluşturduğumuz 7 kişilik kadın komisyonunun sorumlu yönetim kurulu üyelerimiz Tülay Şubatlı ve Göksel Göksu'dur. Kadın komisyonu olarak, medyada kadına dönük haberleri sorgulayıcı, azarlayıcı bir dille değil, farkındalık yaratacak bir yaklaşımla görünür hale getireceğiz" sözlerine yer verdi.
(dc-rt /zd)

