'Kadınlar çözüm sürecinin her aşamasında yer almalı'

08:33

Perihan KAYA - Mekiye GÖRENÇ/JINHA


JINHA


İSTANBUL - 'Terörün Sona Erdirilmesi ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Tasarısı'nı değerlendiren kadınlar tasarıyı anlamlı bulduklarını ancak yıllarca sorunu derinleştiren "terör ve terörist" gibi kavramların kullanılmaması gerektiğinin altını çizerek, "Kadınlar bu sürecin her aşamasında yer almalı, kadınların talepleri görülmeli, tersyüz edilen hakikatler ve gerçekler ortaya çıkarılmalı ve doğru tarif edilmeli, karakol ve kalekol yapımlarına son verilmeli" dedi.


Başbakan Recep Tayyip Erdoğan imzasıyla Meclis Genel Kurulu'na sunulan "Terörün Sona Erdirilmesi ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Tasarısı"nı değerlendiren kadınlar, sorunun hala "terör sorunu" olarak ele alınmasını eleştirdi. Gazeteci Candan Yıldız, tasarının adının "terörün sonlandırılması" diye başlamasına tepki göstererek, "Sorunun hala terör sorunu olarak algılanması ve bunun üzerine yasa tasarısı geliştirilmesi tabi ki devletin tipik reflekslerinin hala devam ettiğini gösteriyor. PKK Lideri Abdullah Öcalan ile kapalı kapılar ardından yürütülen bir buçuk yıllık bir süreç vardı ve ben bunu olumlu buluyorum. Bundan sonraki süreç bu savaşın tarafları ve hükümet arasında yürütecek" diye belirtti.


Candan Yıldız: Tersyüz edilen hakikatler doğru tarif edilmeli


Tasarının halen bir taslak olduğunu dile getiren Candan, "Bir sürü parti ve milletvekilleri önergelerde bulunacak bununla birlikte bazı değişikliklerde olabilir. Sadece mevcut görüşmeleri kendince yasal zemine oturtan bir yasa tasarısı bu. Bunun sadece Kürt sorunu gibi devasal bir sorunu çözeceğini düşünmek çok doğru olmaz. Çünkü bu 30 yıllık savaşta inanılmaz hakikatler ve inanılmaz gerçekler var ve bu gerçekler tersyüz edilmiş. Bu hakikatler ve gerçekler ortaya çıkarılmalı ve doğru tarif edilmeli" şeklinde konuştu. Kürt halkının taleplerinin iyi görülmesi gerektiğinin altını çizen Candan, "30 yıllık savaşta Kürt kadınlarının yaşadığı hakikatler var. Kadınlar bu sürecin öznesiydi ve bu kadınların taleplerini görmeyen, buna sağır kalan, bunu yok sayan tabi ki afaki kalacak ve toplumsallaşmayacak" dedi.


Sevda Bayramoğlu: Ucube isme rağmen anlamlı buluyorum


Barış İçin Kadın Girişimi (BİKG) aktivistlerinden avukat Sevda Bayramoğlu, "BİKG olarak dilimiz döndüğünce bu sürecin yasal bir sürece kavuşması gerektiğini hep söyledik. Barış için mekanizmaların kurulmasını söylüyorduk. Bu çalışmanın yapılmasını önemli buluyoruz. Ama bir çalışma yapılacaksa artık 'terör ve terörist' gibi kavramların kullanılmaması gerekiyor. Buna rağmen bu ucube ismin kullanılmasına rağmen anlamlı buluyorum. Ama bunun içini doldurmak barış için mücadele verenlerin marifeti olacak" diye kaydetti. Çözüm sürecinde daha farklı toplumsal kesimlerin yer alması gerektiğini dile getiren Sevda, "Yine kadınların bu süreçte yer alması gerekiyor. Kadınların taleplerinin görülmesi gerekiyor. Eşit temsiliyet ve eşit düzeyde insanların yer alması gerekiyor. Savaş hakikatlerinin ortaya çıkarılması gerekiyor. Bu sürecin en önemli garantisinin kadınlar olduğuna inanıyoruz. Bunun için bütün mekanizmalarda kadınların yer almasını istiyoruz" sözlerini ifade etti.


Arzu Erdoğan: Terör algısı savaşı derinleştirdi


KESK İstanbul 4 Nolu Şube üyesi Arzu Erdoğan, kanun tasarının sürecin yasal bir çerçeveye oturtulması anlamında önemli bulduğunu dile getirerek, "Ama yeterli mi? Hayır yeterli bulmuyorum. Çünkü maddelere baktığımızda ucu açık bir yasa tasarısı hazırlanmış. Bu nedenle tasarıyı sıkıntılı buluyorum. Ama bir adım olarak baktığımızda taraflar arasında görüşmelerin gerçekleştirmesi bakımından önemli" diye belirtti. Tasarının isminin "Terörün sona erdirilmesi" diye başlamasının yanlış olduğunu kaydeden Arzu, "Türkiye'de halk nezdinde 'terör sorunu' diye bir algı yaratıldı. 30 yıllık savaşın bu kadar çok derinleşmesinin altında yatan sebepte buydu" diye belirtti.


'Karakol yapımına son verin'


Tasarıya "Terör" isminin verilmesini eleştiren Arzu, "Terörist olarak lanse ettiğin kişilerle zaten bir müzakere süreci yürütmezsin. Bir müzakere süreci yürütüyorsan eğer Kürt sorununun sebeplerini gördüğün anlamına gelir. Yani ikircilikli bir tutum sergileyemezsin" diye kaydetti. Lice'de, Meskan'da ve Silvan'da yapılan karakol ve kalekollara dikkat çeken Arzu, "Bir yandan çözüm diyeceksin diğer yandan ise savaşa hazırlık olarak karakollar yapacaksın, barajlar yapacaksın. Eğer gerçek bir barış sürecinden bahsediyorsak biran önce bu karakolların yapımına son verilmelidir" diye belirtti.


(pk /mg)