DTK: Sivas katliamı planlı ve bilinçli yapılmıştır
10:51
JINHA
HABER MERKEZİ – Sivas’ta 2 Temmuz 1993 yılında Madımak Otel’de yakılarak katledilen 35 kişiyi anmak amacıyla birçok STK yazılı açıklama yaptı. DTK tarafından yapılan yazılı açıklamada katliamların, egemenlerin dayattıkları tekçi yapının bir sonucu olduğunu ifade edilirken, “Bu katliamlardan biri de 21 yıl önce 2 Temmuz 1993 tarihinde Sivas'ta Madımak Otelinde insanların diri diri yakılması ile gerçekleştirilmiştir. Çoğunluğu Alevi 33 yazar, ozan, düşünür ile 2 otel çalışanı insanlıktan nasibini almamış, insanlık düşmanı, faşist ruhlu gruplar tarafından katledilmiştir. Sivas'taki katliam planlı ve bilinçli bir katliamdır” denildi.
Sivas’ta 2 Temmuz 1993 tarihinde gerçekleştirilecek olan Pir Sultan Abdal Şenlikleri sırasında, on binlerce kişinin, birçok aydın, yazar, müzisyenin bulunduğu Madımak Otel’i ateşe vermesi sonucu 37 kişinin can verdiği olay, 21’inci yılında da kınandı ve yaşamını yitirenler anıldı. Sivas Katliamı’nın 21’inci yıldönümünde Demokratik Toplum Kongresi (DTK), Lice Adalet Arıyor Platformu, Özgür Hukukçular Derneği gibi birçok kurum yazılı açıklama yaptı. DTK tarafından yapılan yazılı açıklamada, Türkiye’de farklı kimlikler, inançlar ve çoğulcu bir yapı olmasına rağmen egemenler tarafından dayatılan tekçi yapının en büyük acısının Kürtler ve aleviler tarafından yaşandığı belirtildi.
’35 insan faşist ruhlu gruplar tarafından katledilmiştir’
Diyarbakır, Dersim, Maraş, Çorum, Malatya, Şırnak, Gazi, Gezi, Gever, Roboski ve daha birçok yerde insanlık ve Türkiye tarihine kara bir leke olarak geçen katliamların gerçekleştirildiğinin belirtildiği açıklamada, “Bu katliamlardan biri de 21 yıl önce 2 Temmuz 1993 tarihinde Sivas'ta Madımak Otelinde insanların diri diri yakılması ile gerçekleştirilmiştir. Çoğunluğu Alevi 33 yazar, ozan, düşünür ile 2 otel çalışanı insanlıktan nasibini almamış, insanlık düşmanı, faşist ruhlu gruplar tarafından katledilmiştir. Sivas'taki katliam planlı ve bilinçli bir katliamdır” denildi.
‘Sadece katliamcılar değil, seyirci kalanlar da sorumludur’
Açıklamada katliamın sorumlularının sadece katliamı gerçekleştirenler değil, seyirci kalanların da olduğu vurgulanırken, devamında şu ifadelere dikkat çekildi:
“Bir daha benzeri katliamların yaşanmaması için katliamcılardan hesap sormak ve devletin katliamcı geçmişiyle yüzleşmesini sağlamak gerekmektedir. Bu da kendine insanım diyen herkesin ve her kesimin görev ve sorumluluğudur. Madımak katliamında yaşamını yitirenleri saygıyla, minnetle anarken, katliamcıları lanetliyor, bu katliamı ve bu katliamda yaşamını yitirenleri unutmayacağımızı, unutturmayacağımızı da ifade etmek istiyoruz.
Ayrıca başta Kürtler, Aleviler, emek ve demokrasi güçleri olmak üzere tüm farklılıkları, ezilenleri, ötekileştirilenleri bu tekçi, retçi ve katı merkeziyetçi sistemden rahatsız olan tüm toplumsal kesimleri, barış, demokrasi ve özgürlükler mücadelesinde ortaklaşmaya, birlikte direnişi yükseltmeye, mücadeleyi büyütmeye davet ediyoruz.”
Özgür Hukukçular Derneği’nden Sivas Katliamı’na ilişkin açıklama
“Bundan 21 yıl önce, Sivas’ta düzenlenen Pir Sultan Abdal şenlikleri sırasında Madımak Oteli’nde devlet eliyle gerçekleştirilen katliamla 35 insanımız diri diri yakılarak katledilmiştir. Sivas’ta gerçekleştirilen katliam bir ilk olmadığı gibi, son da olmamıştır. Zira, ülke karanlıklarla dolu bir tarihe sahiptir. İnsanlarımızın değişik dönemlerde hunharca katledilmeleri ve bu katliamların devlet eliyle yapılması acı bir gerçekliktir. Asit kuyularına atılan insanlarımızdan, diri diri yakılan insanlarımıza ve hatta savaş uçaklarından yağdırılan bombalarla katledilen insanlarımıza kadar geçen zaman, ülkenin karanlık tarihine de tanıklık etmiştir. Bizler katledildik, işkence gördük, zindanlara atıldık ancak, hiçbir zaman mücadeleden vazgeçmedik; ülkeyi karanlıklar ülkesi haline getiren kişilerin önünde diz çökmedik. Bilinmelidir ki; bizleri hiçbir güç demokrasi ve özgürlük mücadelesinden alıkoyamayacaktır.
Tüm bu düşüncelerle, 21. yılını bitirdiğimiz ve bizden 35 canın alındığı Sivas Katliamını, bu katliamda rol alanları ve bu katliamın aydınlatılarak sorumluların yargılanmasının önünde engel olanları şiddetle kınıyoruz.”
Lice Adalet Arıyor Platformu da katledilenleri andı
“35 canımız fidanımız yüreğimizden alıp koparılmıştı. Tek suçları türkü söylemek, kitap yazmak, kamuoyuna gerçekleri yansıtmak olan bu insanlar o günkü faşist gerici devlet zihniyetinin ölüm çemberine girmişlerdi. Biz u zihniyetleri çok iyi tanıyoruz. Bu zihniyetler 1990’lı yıllarda yaptıkları katliamlarla tanıyoruz.
1990’lı yıllarda devletin geliştirdiği imha konsepti Sivas’ta Alevileri vurmuştu. Öncesinde Cizre Newroz’u ardından Turgut ÖZAL, Lice, kulp, Şırnak vb.. katliamlar ve ölümler ardı sıra gelmişlerdir. Sivas’ta madımak otelini yakan eller ile Lice’de ev üstünde ev bırakmayan eller aynı ellerdir. O eller geçmişte de vardı şimdide varlar.
O günden bugüne ne Sivas sorgulanabildi ne de Lice ve yahut Kulp, Cizre, Şırnak. Geldiğimiz aşamada şunu artık net görebiliyoruz. Sivas’ta 37 cana kıyanlar ile Lice’yi yakan zihniyetin aklının bir olduğu gerçeği gün gibi ortadadır. Sivas ve Lice Şéx Said -Seyit Rızaların devamı olduğu gibi Roboski’de Sivas’la Lice’nin bugünkü izdüşümüdür.
Bugün 2 Temmuz Sivas katliamı. Sivas olduğu kadar Lice. Lice olduğu kadar Roboski katliamıdır. 35 canı diri diri yakan zihniyet bugün Rojava’da ve Irak Kürdistan’ında çete IŞİD zihniyetin ta kendisidir.
Sivas’ta 35 fidan ve onların şahsında tüm yitirdiğimiz canlar, gecenin yıldızları içinde üzerimizi aydınlatan bir ışık olarak yolumuzu her daim aydınlatacaklardır. Lice Adalet Arıyor Platformu olarak bu katliamları unutmayacağız unutturmayacağız.”
(gk)
