'Kadınlar Barış'ta Israr Ediyor' konferansının sonuç bildirgesi açıklandı

11:57

JINHA


İSTANBUL – BİKG tarafından düzenlenen ‘Kadınlar Çözüm Sürecini Konuşuyor, Barışta Israr Ediyor’ konferansın sonuç bildirgesi açıklandı. Sonuç bildirgesine göre kadınlar tüm yasal metin ve düzenlemelerin kadınlar lehine değiştirilmesi için mücadeleye devam edecek, müzakere sürecine kadınların eşit temsilinin sağlanılması için aktif katılımdaki ısrarları sürecek, batıda kadınların savaşı nasıl yaşadığını anlamak için hakikat çalışması yapılacak. Konferansta ayrıca PKK Lideri Abdullah Öcalan ile görüşülmesi önerisinin de yapıldığı belirtildi.


Barış İçin Kadın Girişimi (BİKG) tarafından 28 Haziran’da İstanbul’da düzenlenen “Kadınlar Çözüm Sürecini Konuşuyor, Barışta Israr Ediyor” konferansının sonuç bildirgesi açıklandı. BİKG’in ilk konferansını 2013 yılında gerçekleştirdiği belirtilen bildirgede, “İlk konferansta çözüm sürecine müdahil olduğumuzu, bu süreci  toplumsal yeniden inşa sürecine dönüştürmek istediğimizi ve bu dönüşümün de öznesi olduğumuzu ilan etmiştik. Bir yıl boyunca öğrendiklerimiz, yapabildiğimiz ve yapamadıklarımız ışığında, etkin bir yıl geçirebilmek için sözü güçlü, eylemi güçlü kadınların gündemini oluşturalım istedik” denildi.


BİKG’in konferansa ilişkin hazırladığı sonuç bildirgesinin devamında şunlara yer verildi:


“Konferansımızı bağımsız, kadın örgütlerinden, farklı cinsel kimliklerden, siyasi partilerden, demokratik kitle örgütlerinden, meslek ve hak savunucusu örgütlerden, sendikalardan, farklı etnik kimlik, halk ve inançlardan kadınların katılımıyla coşkuyla sonuçlandırdık. Barış için sözü olan biz kadınlar bu toplantıda bir araya gelerek barışın toplumsallaşması için neler yapılması gerektiğini kararlaştırdık. Kadınların eşit temsil edilmediği, edilgen kılındığı, taleplerinin ‘barış’ sonrasına ertelendiği bir gelecek kurmak istemediğimiz konusunda kararlı bir iradeyi açığa çıkardık. Gündelik siyasetin çıkmazlarına takılmadan kendi yolumuzun takipçisi olmak için, her kadının söz 
alabildiği atölyeler vasıtasıyla çalışma ekipleri oluşturduk. Bu ekipler kadınların barışın nasıl toplumsallaşacağı tartışmasında gündeme getirdikleri önerilere göre şekillendi.

Konferansta Abdullah Öcalan ile görüşme önerisi


Çerçeve Yasa olarak addedilen, ancak kadınlara dair tek bir cümlenin olmadığı ve adını da sorunlu bulduğumuz Müzakere Yasası dahil, kadınların tecrübelerinin, taleplerinin ve katılım isteklerinin görmezden gelindiği bütün yasal metin ve düzenlemelerin kadınlar lehine değiştirilmesi için bugüne kadar yaptığımız gibi mücadele etmeye devam edeceğiz. Biz müzakere sürecinin başından sonuna kadınların eşit temsilini (en az yüzde 50) sağlamak için aktif katılımımızdaki ısrarımızı sürdüreceğiz. Bu nedenle ‘Temas ve Gözlem’ grubumuz çalışmalarını devam ettirecektir. Temas ve Gözlem ekibinin bir yıl boyunca yaptığı TBMM’de grubu bulunan CHP, AKP ve HDP’nin kadın vekilleriyle, KEFEK’le, AKP’nin kadın kollarıyla, KJB ile görüşmelerini yenileyebileceği  dile getirildi. Temas edilen tarafların yanı sıra İmralı’da Sayın Abdullah Öcalan’la görüşülmesi de önerildi.


‘Hakikat çalışması yapılacak’

Barış ve müzakere süreciyle doğrudan bağlantılı olduğunu düşündüğümüz Ortadoğu coğrafyasındaki gelişmeleri kadınlar cephesinden yakından takip etmek, haritaların yeniden çizildiği coğrafyada ‘kadın devrimi’ olarak kabul gören Rojava deneyimini bizzat oradaki kadınlardan dinlemek ve onlarla dayanışmak, savaş nedeniyle göç eden ve Mahmur’u bir kamptan bir yaşam alanına dönüştüren deneyime tanıklık etmek üzere Mahmur’lu kadınlarla buluşmak önerilen diğer adreslerdi. Hem yıllardır süren savaşın sonucunda ortaya çıkan kadın gerçeğini batıda anlatmak, hem de ‘neden sustuğumuzu’ açığa çıkarmak ve batıda kadınların savaşı nasıl yaşadığını anlamak için hakikat çalışması yapmayı önümüze koyuyoruz. Böylece, batıda hakim olan, savaşın gündelik hayatımıza sadece annelik ve şehitler üzerinden uğradığı algısını dönüştürecek gerçekleri anlatabileceğimizi, paylaşabileceğimizi, hafızaya dönüştürebileceğimizi, ve arşivini oluşturabileceğimizi düşünüyoruz.


‘Barış için sözümüz çözüm için gücümüz var’  


Kürtlerin özgürlük ve hak mücadelesi sadece toplumsal tahribat, ölme ve öldürmeyle açıklanamayacak derecede karmaşık bir özneleşme sürecidir aynı zamanda. Bu nedenle kadınların gerçeği diyoruz. Savaşın hem mağduru hem de güçlenmiş öznesi kadınların deneyimlerini birbirimize aktarmanın zemini olabilecek yerel buluşmaları bu nedenle çok önemsiyoruz. Beklemek değil, müdahil olmak, yapılmasını istemek değil, inşa etmek. Kadınların mücadele tarihi ve BİKG'in 5 yıllık deneyiminin öğrettiklerini siyasete müdahale etme aracına dönüştürmek için kurduğumuz mekanizmaları birlikte güçlendiriyoruz. ‘Barış için sözümüz, çözüm için gücümüz var’  demekten vazgeçmiyoruz. Gerçekleştirdiğimiz konferansın biz kadınlara dokunması ümidi ve dileğiyle.”


(mg)