Depremzede işçiler 'üçüncü depreme' karşı direnişte

10:40

Seren Sezer - Berivan Sümer / JINHA

WAN - 13 Haziran'da gerekçe gösterilmeksizin işten çıkarılan depremzede İŞ-KUR işçileri, yaklaşık 20 gündür FeqiyeTeyran Parkı'nda direnişte. İşlerine geri dönmek ve kalıcı bir iş isteyen işçiler direnişlerinin süresiz olduğunu ve haklarını alana kadar mücadele edeceklerini belirtiyor. İşçiler, yaşadıkları işten çıkarılma olayını, "üçüncü deprem" olarak değerlendiriyor.

Van'da 2011 yılında meydana gelen ve yüzlerce yurttaşın ölümüne sebep olan büyük Van depreminin ardından İŞ-KUR bünyesince işe alınan 7 bin 286 yurttaş, geçtiğimiz ay gerekçe gösterilmeksizin işten atıldı. 13 Haziran'dan bu yana FeqiyeTeyran Parkı'nda direnişlerini sürdüren ve kalıcı iş isteyen işçiler, yetkililerden bir sonuç alana kadar bu parkta direnemeye devam edeceklerini söylüyor.  İŞ-KUR işçisi Selim Cengiz ve Nurcan Ürper yaşanan süreci ve her geçen gün daha fazla destek gören direnişlerini anlattı.

'Kadınlar ailevi sıkıntılardan dolayı destek veremiyor'

Depremden sonra İŞ-KUR çalışanlarının birer depremzede olmalarına rağmen canla başla Van için çalıştıklarını dile getiren işçilerden Nurcan Ürper, 7 bin 286 işçinin işten çıkarılmasının çok büyük bir haksızlık olduğunu vurguladı. İşten atılan 7 bin 286 işçinin arasında 644 kadın olduğunu söyleyen Nurcan, "Kadınlar bu durumdan kaynaklı çok ciddi mağduriyet içinde ve ciddi sıkıntılar yaşıyor. Yaklaşık 20 gündür eylemimiz devam ediyor ama kadınlar ailevi sıkıntılardan dolayı çok fazla destek veremiyor, tabii biraz umutsuzluk da bu durumda etkili olabiliyor. Ben, Hükümetin neden bu kadar duyarsız olduğunu, neden hiç destek çıkmadığını merak ediyorum. 20 gündür buradayız ama bazı kadın arkadaşlarımızın imkânları yok. Dul olan, eşi izin vermeyen kadın arkadaşlarımız var. 20 gündür burada yer alıyorum, ilk günden bu yana arkadaşlara destek amaçlı burada bulunuyorum. Sonuna kadar da mücadelemi devam ettireceğim.  Çünkü 7 bin 286 insanın işsiz kalması demek hakikatten canlı bir bomba demektir" açıklamalarında bulundu.

'Başbakan 5 çocuk yapın diyor, anneleri işten atıyor'

Başbakanın insanların hayatına müdahale ederek sürekli ailelerin 5 çocuk yapması gerektiği söylemini hatırlatan Nurcan, 5 çocuğa asgari ücretle bakılamayacağını ve yetiştirilen çocukların topluma yararlı bireyler olamayacağını belirtti. Başbakanın kadınlara "5 çocuk yapın" dediğini ama çocukların annelerini hiç düşünmeden işten çıkardığını söyleyen Nurcan, " Merak ediyorum, asgari ücretle çocuğuma nasıl bir eğitim verebilirim, nasıl bir gelecek sağlayabilirim? Ben çocuğumu hırsız mı yapayım veya çocuğumu kötü emellerde mi kullandırtayım. Bu imkânsızlıkla, işsizlikle çocuğuma iyi bir anne olamam, iyi bir gelecek sağlayamam" şeklinde konuştu. FeqiyeTeyran Parkı'nda sürdürdükleri direnişin haklı sebeplerle yapıldığını ve tek amacın kalıcı bir iş olduğunu bir kere daha hatırlatan Nurcan"İşimiz zor olabilir ama imkânsız değil, bunu Hükümet sağlayabilir, imkanlar var. Bu konuda biraz daha duyarlı olsunlar ve bu insanlara artık gereken açıklamayapılsın. 20 gündür Hükümet, devlet nasıl sessiz kalabiliyor. Biraz duyarlı olup bize ellerini uzatsınlar. Bizim suçum günahımız nedir, soruyorum" ifadelerini kullandı.

'Devlet bize üvey evlat muamelesi yapıyor'

3 çocuk babası olan ve depremden sonra işini ve evini kaybeden Selim Cengiz ise, onurlu bir yaşam ve kalıcı bir istihdam elde edene kadar başladıkları direnişi sürdüreceklerini dile getirerek, aslında yeni büyükşehir olmuş bir ilde iş olanağı bulunabileceğini, devletin depremzede işçilere üvey evlat gibi davrandığını dile getirdi. Deprem sonrası işe girerken çok umutlandıklarını ifade eden Selim, "İŞ-KUR bize depremden sonra iş olanağı sağlayınca, işe bir umutla girdik. Daha önce Gölcük, Dinar gibi depremi yaşamış yerlerde devlet böyle kalıcı bir iş olanağı sağladı, biz de bunu umut ederek işe girdik. Fakat devletin 'üvey evlat' muamelesini gördük. İŞ-KUR'da Milli Eğitim bünyesinde çalışıyordum. Ama maalesef 13 Haziran'da işlerimize son vererek üçüncü bir depremi emekçiye biz işçilere yaşattılar. Biz aslında İŞ-KUR işçileri değil depremzede işçileriz. Daha önce afet bölgelerinde işçilere nasıl haklar verildiyse, biz de o haklardan yararlanmak istiyoruz. Ama maalesef bu konuda seçilmişlerimiz, atanmışlarımız 'acayip' şekilde vurdumduymaz davranıyorlar" ifadelerini kullandı.

'İmza kampanyasına Van halkından yoğun destek aldık'

Direniş kararını işten atılır atılmaz hemen aldıklarını söyleyen Selim, bu kararı yaklaşık 10 kişi ile aldıklarını ve direnişe her geçen gün gelen desteğin arttığını belirtti. "Bizi işten çıkaranlar böyle bir direniş başlatabileceğimizi düşünmüyorlardı. Az kişi ile başladık, ama gün geçtikçe işçi arkadaşlar da katıldı. Sık sık yürüyüşler ve etkinlikler yapıyoruz" şeklinde konuşan Selim, işçiler için başlatılan imza kampanyasına yaklaşık 50 bin kişinin destek verdiğini belirtti. AKP iktidarından direnişlerine herhangi bir cevap alamadıklarına dikkat çeken Selim, "STK'lardan, siyasi partilerden destekler alıyoruz. Ama iktidar partisi AKP ve onun milletvekilleri bu duruma karşı çok duyarsızlar. Üç dört tane ihalenin peşini bıraksınlar da bu halkın sorunları dertleri ile ilgilensinler. İsteğimiz kalıcı onurlu bir yaşamdır. Burada işten atılan bütün arkadaşlarım adına konuşabilirim. Hiçbir arkadaşımız yüksel meblağ istemiyor. Biz diyoruz ki kalıcı olsun, onurlu bir yaşam olsun, kendimize bakabileceğimiz bir ücret olsun. Biz burada emeğe ve işimize sahip çıkmak için direniyoruz" dedi.

'Bizi şakşakçı yaptılar, alanlara topladılar!'

İŞ-KUR işçilerinin deprem döneminde çok büyük fedakarlıklarla çalıştığını belirten Selim, depremin ardından hayalet kente dönen Van'da hiçbir İŞ-KUR çalışanının kenti terk etmediğini söyledi. İŞ-KUR işçilerinin, kentin yeniden inşa edilmesi için ellerinden ne geldiyse yaptıklarını kaydeden Selim, "Ama işçinin, emekçinin gördüğü tavır ortada. Biz en kötü şartlarda, en kötü işlerde çalıştırıldık, yeri geldiğinde alanlara topladılar, bizi şakşakçı yaptılar. İşçilere beşinci sınıf insan muamelesi gösteriyorlar, biz buna karşıyız. Eylemimiz sonuna kadar devam edecektir" ifadelerine değindi. 

(ss-bs/gk)