Kürdistan ve gelecek tahayyülleri’ sonuç bildirgesi açıklandı

12:55

JINHA


AMED – Mezopotamya Vakfı ve SAMER tarafından 5-6 Temmuz tarihinde Diyarbakır’da düzenlenen ‘Ortadoğu'da sınırlar, rejimler, Kürdistan ve gelecek tahayyülleri’ konferansının sonuç bildirgesi açıklandı.


Mezopotamya Vakfı ve SAMER tarafından 5-6 Temmuz tarihinde Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Tiyatro Salonu’nda düzenlenen "Ortadoğu'da sınırlar, rejimler, Kürdistan ve gelecek tahayyülleri” konferansının sonuç bildirgesi açıklandı. Mezopotamya Vakfı'nda düzenlenen basın toplantısında sonuç bildirgesi Türkçe ve Kürtçe okundu. Sonuç bildirgesini Türkçe okuyan Mezopotamya Vakfı Kurucusu Mahmut Toğrul, Ortadoğu'nun dramatik bir şekilde alt üst olan statükosuyla birlikte Kürtlerin kader tayin edici bir sürece girdiğini belirtti. Mahmut, "Bu tarihi ve kritik kavşakta Kürtlerin bugün dirayetli bir şekilde verecekleri her karar, ortak ve kararlı bir şekilde atacakları her adım hem kendi hem de bölgenin geleceğini belirleyici bir şekilde etkileyecektir" sözlerini ifade etti. Mahmut, yaşanan sıcak gelişmelerin, bir bütün olarak Kürtlerin demokratik ve özgür bir halk olarak yaşama iradelerinin teste tabii tutulduğunu ifade etti. Mahmut, yapılan iki günlük sunumun ardından verimli tartışmalar yürütüldüğünü söyledi.


Sonuç bildirgesine göre alınan kararlar şöyle:


 - Bir halk olarak Kürtlerin kendi geleceğini belirleme hakkı vardır. Kürtlerin, bu hakkı federasyon, demokratik özerklik, kanton gibi öz yönetim modelleri şeklinde kullanabileceği gibi bağımsız bir devlet kurma şeklinde de kullanabilirler. Bu hakkı ayrı ayrı veya birlikte de kullanma hakkına da sahiptirler.


-  Kürdistan'ın parçalarının kendine has şartları ve özgünlükleri vardır. Bu özgünlüklere saygı duyulmalı ve hiçbir şekilde Kürtler arasında bir çatışmanın sebebi olarak görülmemelidir.


-  Kürtler arasında ittifakın hayati, mümkün ve gerekli olduğunu düşünüyoruz.


-  Kobani'ye yapılan vahşi saldırıyı büyük bir endişeyle izliyoruz. Bütün gücümüzle Kobani'deki halkımızın yanında olduğumuzu belirtirken, Kobani'yi savunmanın Kerkük'ü savunmak, Kerkük'ü savunmanın Kobani'yi savunmak olduğunu vurgulamak istiyoruz.


-  Barış sürecini destekliyoruz, bu sürecin eşitlerin ve özgürlerin müzakere sürecine evrilmesini arz ediyoruz.


- Kürt siyasi, sosyal ve medya aktörlerine aralarında çatışmaya, karalamaya ve dışlamaya cevap veren dil ve söylemlerden özenle kaçınmaları gerektiğini vurgulamak istiyoruz.


- Uluslar arası toplum 20. Yüzyılın başında Kürt halkına yapılan haksızlığın düzeltilmesi noktasında 21. Yüzyılın Evrensel İnsan Hakları ve kolektif hakları çerçevesinde vicdanlı ve sorumlu davranmasını bekliyoruz.


- Kürdistan'ı, Kürt halkının rızası olmaksızın egemenlik altında tutan devletleri; geleneksel devlet politikalarından vazgeçerek, Kürtlerle demokratik bir yeniden kuruluş süreci başlatmaya çağırıyoruz.


- Kürt Akademisyenlerin biraraya gelmelerinin anlamlı olduğunu ve bundan sonra daha gelişkin konferans ve çalıştayların yapılmasının hem Kürt Akademisyenleri hem de Kürt toplumu açısından verimli ve değerli olduğu inancındayız."


(be-ny/mg)