'Tüm dünya kadınlarının gücü olmak istiyoruz'

09:32

 


Asiye Tekin - Mekiye Görenç/JINHA


QENDÎL - Kürt Özgürlük Hareketi tarihinde önemli bir dönüm noktası olan 'Kadın Ordulaşması'nı ajansımıza değerlendiren kadın gerillalar, kadın ordulaşmasının mimarının PKK Lideri Abdullah Öcalan olduğuna dikkat çekerek, "Şüphesiz bu günlere kolay gelmedik, ağır bedeller ödedik, ancak inandık. Başarıya olan inancımızla kuşkuya, cesaretsizliğe yer bırakmadık. Sadece Kürt kadınları için değil bütün dünya kadınlarının gücü olmak ve dünya kadınlarını etrafımıza toplayarak yeni bir dünyada köklerimiz üzerinde yaşamak istiyoruz" dedi.


Tarihte ilk defa düzenli kadın ordulaşması PKK'de yaşandı. Kürt Özgürlük Hareketi tarihinde önemli bir dönüm noktası olan Kadın Ordulaşması'nı değerlendiren kadın gerillalardan Xelat Şemse, Kürdistan Yurtsever Kadınlar Birliği (YJVK) ile başlayan ve nicel olarak kadınların az olduğu bir dönemde ordulaşmayı başlattıklarını belirterek, "Kadınlar bütün geriliklere karşı kadın ordulaşmasını geliştirerek, mücadele yürüttü" dedi.  Kadın ordulaşmasının mimarının PKK Lideri Abdullah Öcalan olduğunu ifade eden Xelat, "Önderliğimiz ve kahraman şehitlerimizin büyük mücadelesiyle ordulaşma adımını attık. Kadın mücadelesi şüphesiz bizden başlamadı, dünya örneklerinde görüyoruz ki, birçok kadın mücadele ederek bedel ödedi. Bu örneklerin bir çoğu kendini sistemden koparmadı, fedakarlıkları bireysel ve bireylerle sınırlı kaldı, topluma ait olamadı, yenilik yaratamadılar" sözlerini ifade etti.  Xelat, kadının düşürüldüğü halkadan ele alarak mücadeleyi başlattıklarını ifade ederek, "Kadın ordulaşması dünyada yapılan kadın katliamlarına karşı hesap istemeydi. Ya özgür yaşayacağız ya da bu köleliği kabul etmeyeceğiz. Bu gerçeklikle görevlerimizin üzerine giderek ordulaşmaya yaklaştık" diye belirtti.


 'Ordulaşma kadın devrimine ivme kazandırdı'


Şüphesiz bu günlere kolay gelmedik, ağır bedeller ödedik, ancak inandık. Başarıya olan inancımızla kuşkuya, cesaretsizliğe yer bırakmadık" diye belirtti. "Sadece Kürt kadınları için değil bütün dünya kadınlarının gücü olmak ve dünya kadınlarını etrafımıza toplayarak yeni bir dünyada köklerimiz üzerinde yaşamak istiyoruz" diyen Xelat, kadın ordulaşmasının kadın devrimine de ivme kazandırdığının altını çizdi. Xelat, "PKK içerisinde her kadın için mücadeleye katılımda 'kadının rengi ne olacak' yaklaşımı kendi başına büyük bir başkaldırıdır. Kadın kendisini ön cephede ön konumda gördü, kendisini her zaman böyle ayarladı ve bu büyük bir bedelle başarıldı" diyen Xelat, "Kadın hakikatini kabul etme, kadın katılımını kabul etme gerçekliği vardı. Kimliği sistem içerisinde kaybedilmiş kadın hakikati vardı. Bu günkü askeri kazanımlarımız başlangıcın ürünleridir, yokluktan varlığı yaratmanın emekleridir" şeklinde konuştu.  


 'Kadın ordulaşması bir kuşun kafesten çıkması gibiydi'


 Kadınların devrimde geri adım atmadığını belirten Hêzil Engin ise, kadın ordulaşmasına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Yokluktan varlığı yarattıklarını söyleyen Hêzil, "Kadın ordulaşması bir kuşun kafesten çıkması gibiydi" sözlerini ifade etti. "Hepimizin gelişmemeye dair öfkeleri vardı" diyen Hêzil, "Kadınlar mücadelelerini zirvede ve en önde yürütmek için ön cephede yer almak istiyordular.  İnsan bu kadar susuzluğunu bu hakikat içerisinde anlıyor. Savaş hakikati içerisinde kadınlar her yerde yer aldılar. Kadınlar saldırıda,  koordinede, keşifte, öncülükte yer alarak her zaman gücünü sınadı, inancını yükseltti.  Her bir kadının efsanesinde insan, büyük özgürlüğü hissederken kadının tanınmayan, yok sayılan kimliği bu gün ordulaşmayla ispatlanmıştır" dedi.


 'Savaşa yaklaşım kadında farklıdır'


"Savaşı bir şiddet olarak yürüten düşünce, yine savaşı intikam ve kan dökme olarak düşündüren, savaşın adalet getireceğine inanarak, adaletsizlik getiren düşünceden farklıdır kadının yaklaşımı" diyen Hêzil, "Kadında duygusal zekayı kontrol eden ve analitik zekayla buluşturan bir savaş gerçekliği var. Bu gerçeklik hem politikada, hem de savaşta, ahlakta, tarihi olarak ta kendisiyle bir tarz yarattığını söyleyebiliriz. Bu tarz savaşta bir kimlikte kazandırıyor. Savaş sadece fiziki olarak gidip bir mevziiye yerleşmek olarak ele alınamaz, ya da savaşta savaşçılık yönünü geliştirip düşünsel yönün zayıf kalması kabul edilemez. Düşünce ve savaş yönünü birleştirmek fikir ve yüreğin birlikte yürümesini sağlar. Kendi kontrolündeki savaşı amaçlarının hizmetine sokarak yürütebiliriz. Yürütülen savaş ilkeleri yaşanılan her dönem için öz savunma refleksinin ve ihtiyacının karşılanması açısından önemlidir" şeklinde belirtti.


'Savaşımız her şeyden önce kendini tanıma savaşıdır'


 Hakikati ortaya çıkartacak bir tarzla çalışacaklarını dile getiren Hêzıl, "Kadınlar yeni bir bakış, yeni bir savaş tarzını ortaya çıkartıyor. Eski tarz savaş yaklaşımında çoğu insan 'neden kadınlar silah kaldırır?' diye soruyordu.  Savaşımız her şeyden önce kendini tanıma savaşıydı. Savaşla insan hem kendini tanıyor, hem de kendisini tanıtıyor. Savaşmak kadında kendisine inancı yükseltti, kadın savaşta iradesini kazandı, kimliğini ifade etti.  Kadın savaşla beş bin yıllık kaybedilen yoldaşlığını bir kez daha canlandırdı.  PKK hareketi çerisinde bir kadının mücadelesi tabi ki kolay değil.  Yılların tecrübesiyle insan bu hakikati görebilir" ifadelerine yer verdi.


'Tecavüz kültürüne karşı ülkemizi koruyoruz'


YJA Star üyesi Sozdar Dilsoz ise, PKK'de Kadın Ordulaşması'na ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu:


"Dünya'da ordu denilince ilk erkekler akla geliyor. İlk kadın ordulaşmasını Kürt kadınları başardı. Kadın toplumun bir parçasıdır. Ülkesini savunmada, korumada kadınında hakkı vardır.  Kadın orduya katılınca iradesini daha iyi tanıyor, kendini güç olarak görüyor. Kadın kendi kendisini yöneterek, kendi yapısını yürütme, savaşın taktik, tarz, yöntem sorunlarını kendi öncülüğünde yürütüyor. Egemen güçler halkımızı sömürerek kendi varlığını sürdürüyor, her yönlü halkımıza karşı saldırılar gelişiyor, tecavüz kültürü yürütülüyor. Bu ülkeyi korumak için kadınların da savaşa katılması gerekiyordu.  Kendi öz savunmamızı geliştirmek için kendi ordumuzu kurduk. Bir iradeye sahip olman için bir ordun olmalıydı. Bu orduda kendi takımını kendin yöneteceksin, denetiminde olan gücü kendin yürütüyorsun, kendin bunun farkına varıyorsun. Bu orduya katıldıktan sonra bunun dağ koşulları, zorlukları da olabilir ama sen içinde kaldıkça dağla birleştikçe bunun esaslarını da anlıyorsun. Ordu kendi yaşamında kendini düzene sokmaktır, gücünün farkına varmaktır, kendi kendini örgütlemektir, kendi ölçülerini ortaya koymaktır.


'Kürt kadınları bir algıyı değiştirdi'


'Kadın küçüktür, kadın yapamaz, kadın yürütemez, kadın savaşta yer alamaz, kadının gücü yoktur' söylemlerinin kadın ordulaşmasıyla boşa çıktı. Kürt Özgürlük Hareketi sayesinde kadın gücünün farkına vardı, kadının bunu yapabilmesi için istek, irade, katılım, inanç ve güven gereklidir, hiçbir engel yoktur. Sistemin toplumumuzda oturttuğu 'kadınlar yapamaz' anlayışı var. Ama kadın hareketi ya da kadın ordusu 'kadınlar yapabilir' dedi. Kadın kendi başına eylem yapabilir, kendi başına bir alanı yürütebilir, kendi başına bir ordunun yönetiminde yer alabilir. Bunu kendisi gösterdi, bunu tecrübelerle pratik esasları üzerinde yürüttü. Yıllardır görüyoruz, 1993'ten şimdiye kadar hem ideolojik boyutta, hem siyasi boyutta, hem teknik boyutta hem de kendimizi, ülkemizi nasıl koruyacağımızı herkes gördü. Kadın ordu da yaratabilir, kendi savaşçısını da eğitebilir, kendi savaşçısını savaşta da yönlendirebilir.


'Beritan heval şahsında ordulaşmayı kurduk'


Heval Beritan'ın şahsında ordulaşmayı kurduk. Bize komutanlık yapan, bizimle savaşa katılan arkadaşlarımızdan öğrendik.  Azime, Zelal, Beritan, Zilan bunlar savaşlarda hem kadın gücünü yönetmiş, hem de erkek gücünü yönetmiş, savaşı koordine etmiş arkadaşlardır. Tarihimizi dile getirirsek bu düzeyde arkadaşlar var.  Bize taktiği öğreten ya da bize öncülük eden arkadaşlardır. Bazıları diyor mesela 'bu kadınlar bu dağlarda, bu zorluklarda ne yapıyor?' diye. Orduda yer aldın mı yenilmek istemiyorsan yaşamında kazanacaksın. Savaştan önce yaşamında ölçülerin, ilkelerin, kuralların oldu mu sen kazanırsın. Her yeni gelen arkadaşa, ondan önceki tecrübeli bir arkadaşın eğitiminden geçer.  Askeri boyutta, savaş sanatında, ideolojik olarak eğitim alır. Bir temel oluşturulmak için her yönden eğitilir. Tecrübelerimiz daha başarılı sonuçlara ulaşacağımızı gösteriyor.


'Amaçsız bir savaş yürütmüyoruz'


Savaşta doğayla birlikte yaşıyoruz. Burada 'yapamam, olmaz, gidemem' yok burada çözüm vardır, istersen olur, yaparsan olur vardır. Bizim hareketimizde, her savaşta da kadın öncüdür, kadın cesaretiyle tanınır. Teslim olmamak için kendini kayadan atabilirsin, kendini cayır cayır yakabilirsin bu iradedir, cesarettir, inançtır. Bizi kimse zorla savaşa sokamaz biz kendi irademizle bunu yapıyoruz, çünkü halkımızı savunuyoruz. Bir kadının öz savunması olmalıdır. Kadına yönelik çok fazla saldırı var. Tecavüz olsun, taciz olsun, şiddet olsun. Bu toplumumuzun içinde egemen sistemin yarattığı bir şeydir. Hem söz boyutunda, hem birçok yönden kadına saldırı var. Bu saldırıyı kırmak için bir öz savunmaya sahip olmak gerekir. Kürt olmasın, başka bir ülkenin, ırkın, dinin kadını olsun saldırıya uğradığı zaman biz inciniriz. Fark yok bizde kadın kadındır, insan insandır. Cesaretli olmazsan, yürekli olmazsan, inançlı olmazsan iyi bir savaşçı olamazsın. Yaşamakta, savaşmakta yürek ve bilek birliğidir. Amaçsız bir savaş yürütmüyoruz,  amaçlarımız için savaş yürütüyoruz."


(at-mg)