Seher Akçınar: Kadınlar yönetilen değil yöneten olmalı

09:35

Derya Ceylan/ JINHA


AMED - Türkiye'de 10 Ağustos tarihinde yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçimlerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Diyarbakır Kadın Akademisi Yönetim Kurulu üyesi Figen Aras ile Mazlum-Der Diyarbakır Şubesi Başkan Yardımcısı Seher Akçınar, kadınların da Cumhurbaşkanlığı seçimi sürecinde yer almaları gerektiğini belirterek, kadınların artık yönetilen değil, yöneten olması gerektiğinin altını çizdi.


Türkiye'nin kuruluşundan bu yana Cumhurbaşkanlığı makamında hep erkekler yer aldı. Şimdiye kadar TBMM'de bulunan milletvekilleri tarafından seçilen Cumhurbaşkanı 2007 yılında yapılan değişiklikle birlikte artık halk tarafından seçilecek. Halkların eşit temsiliyetinin Cumhurbaşkanlığı sisteminde de olması gerektiğini belirten Diyarbakır Kadın Akademisi Yönetim Kurulu Üyesi Figen Aras, Cumhurbaşkanlığı seçiminde de eş başkanlık sisteminin uygulanması gerektiğinin altını çizdi.


'Siyasal sistem farklılıkları zenginlik olarak görülmeli'


Türkiye'de Cumhurbaşkanlığı seçimlerine ilişkin bugüne kadar halkın iradesinin yok sayıldığına dikkat çeken Figen, Türkiye'deki siyasal sistemin ulus devletçi bir anlayışa sahip olduğunu dile getirdi. Figen, "Bütün halkları kapsayacak, bütün kimlikleri ve farklılıkları bir araya getirecek Cumhurbaşkanı kimliği üzerinden bir tartışma yürütmemiz gerekiyor. Fakat bugün AKP zihniyeti, hem ulus devletçidir, hem dini siyasete alet etmektedir, hem de cinsiyetçi bakış açısını topluma empoze etmektedir. Aynı şekilde CHP'nin de, MHP'nin de ulus devletçi ve dini siyasete alet eden kimlikleri açık bir şekilde ortadadır" şeklinde konuşarak, Türkiye'deki siyasal sistemin farklılıkları zenginlik olarak görmediğini sözlerine ekledi. 


'Cumhurbaşkanlığı sisteminde eş başkanlık uygulanmalı'


Cumhurbaşkanlığı sisteminde eş başkanlık sisteminin uygulanması gerektiğine işaret eden Figen, Cumhurbaşkanının da bir kadın ve bir erkekten oluşabileceğini söyledi. Figen, eş başkanlık sisteminin toplumun demokratik yapısını ortaya çıkardığını dile getirerek, "Eş başkanlık sisteminin Cumhurbaşkanlığı da dahil olmak üzere, topluma yansımasında demokratik bir durum açığa çıkacaktır. Kadın öncülüğün de bir mücadele ile Kürt özgürlük hareketinin de belirttiği gibi Cumhurbaşkanlığı seçimine yaklaşımın 'Eş Cumhurbaşkanlığı' temelinde olması önemlidir" dedi.


'Kadınlar Cumhurbaşkanlığı makamında yer almalı'


Bütün sömürü biçimlerinin kadınların ezilmişliği üzerinden geliştiğine dikkat çeken Figen, bu yüzden kadınların siyasette hatta Cumhurbaşkanlığı makamında yer alması gerektiğinin altını çizdi. Kadınların toplumsal barışa katkı sunmada önemli bir rol oynadığını belirten Figen, "Kadınlar yönetim kademelerinde yer aldığı sürece bu ulus devletçi sistem, halkları baskı altında tutan, kültürleri yok sayan, kadını dışlayan anlayışlar yok olacaktır. Kadınların başta kadın kimliğini temsil ederek, ezilenleri temsil ederek, farklılıkların zenginliğini temsil ederek, bu sorumlulukları yerine getirebileceğine inancımız sonsuzdur" sözlerine yer verdi.


'Cumhurbaşkanını halkın seçmesi önemli bir gelişme'


Cumhurbaşkanlığı seçiminin Kürt sorununun geldiği nokta açısından önemli bulduğunu belirten Mazlum-Der Diyarbakır Şubesi Başkan Yardımcısı Seher Akçınar, Cumhurbaşkanlığı seçiminin ilk defa halkın oyu ile yapılmasını önemli bir gelişme olarak değerlendirdi. Seher, Cumhurbaşkanı olacak kişinin Türkiye toplumunun tamamına hitap etmesi gerektiğine dikkat çekerek, "Cumhurbaşkanlığı seçimi, Kürtler açısından bakıldığında Kürdistan meselesinde hakkaniyet güdecek, adalet güdecek ve Türk siyasal aklından uzak olacak. Bu nedenle Kürtlerin kolektif haklarını elde etme ve kendi kaderlerini tayin etme biçimini bir hak olarak gören zihniyetin Cumhurbaşkanlığı koltuğuna oturması gerekiyor" dedi.


'Demokrasi kültürünü geliştirecek bir Cumhurbaşkanı adayı olmalı'


Türkiye'deki siyasal sistemin problemli olduğunu belirten Seher, var olan siyasal sistemin daha çok teknik üzerinden kurgulandığını kaydetti. Seher, Türkiye anayasasının herkesi Türk olarak tanımladığını hatırlatarak, "Türkiye'deki anayasaya göre Türkiye Cumhuriyeti'ne bağlı olan herkes Türk'tür. Ancak bu durum tekliğe işarettir, bu nedenle Cumhurbaşkanı olacak kişinin çok kültürlülüğe, çok kimliliğe tahammülü olan ve bunların hak ve özgürlükleri noktasında ön açıcı bir konumda olması gerekiyor. Böyle bir dönemde Kürtler bu süreç içerisinde kendi Cumhurbaşkanı adayını kendileri belirleyecektir. Kürtlerin belirleyeceği adayda Kürt ve Kürdistan meselesini sahiplenecek olan ve Türkiye'nin diğer halklarına da demokrasi kültürünü getirecek bir aday olmalıdır" ifadelerini kullandı.


'Kadınlar Cumhurbaşkanlığı seçiminde yer almalı'


Kadınların da Cumhurbaşkanlığı seçimi sürecinde yer almalarının gerekliliğinin altını çizen Seher, "Kadınlar da toplumsal süreç içerisinde yer almalılar, sözlerini söylemeliler. Sadece işin mutfak kısmında, sahalarda, alanlarda değil, yönetime de talip olmalıdır. Kadınların dokunduğu her alanda verimlilik söz konusudur. Bu anlamda Cumhurbaşkanlığı seçiminde bir ilk olarak kadın Cumhurbaşkanın olması farklı bir renk katar, çünkü kadınların artık yönetilen değil, yöneten olmaları gerekiyor" ifadelerine yer verdi.


(dc-as/mg)