‘Dosyaları hazırlayan da yargılayan da aynı!’

14:07

 


JINHA


AMED - "KCK" ana davası duruşmasında savunma yapan Ramazan Morkoç, "1990'lı yıllardaki JİTEM bizi katlediyordu. O dönem sokak başlarında kanımız akıtılıyordu. 2009'daki JİTEM de bizi cezaevlerinde tutuyor. Bu dosyaların tamamı hepsi bir merkezden hazırlanmıştır ve bir merkezden yargılama yapılıyor" dedi.

"KCK" ana davasının duruşması Diyarbakır 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülmeye devam edildi. Duruşmaya farklı bir dosyadan aldığı cezadan dolayı tutuklu bulunan Osman Ocaklık'ın yanı sıra tutuksuz yargılanan ve aralarında Kayapınar eski Belediye Başkanı Zülküf Karatekin'in de bulunduğu 7 siyasetçi ile müdafii avukatları katıldı. Duruşmada ilk olarak tutuksuz yargılanan Ramazan Morkoç hakkındaki iddianamenin özeti okundu. İddianamede deliller arasında 2008 yılında trafik kazasında yaşamını yitiren siyasetçiler Hüsnü Ablay ve Cihan Deniz'in cenaze törenine katılmak ve buna ilişkin basın açıklaması yapılmasının da deliller arasına eklenmesi dikkat çekti.


‘Gizli tanıklar herkes için bir şeyler söylüyor’


İddianame özetini okunmasının ardından söz alan Ramazan Morkoç, davayı İstiklal Mahkemesi'ne benzetti. Ramazan, 80 askeri darbesinin ardından gelişen yargılamalarda bile "KCK" dosyalarındaki kadar hukuksuzluğun olmadığına dikkat çekti. Daha sonra söz alan avukat Cabbar Leygara da, Ramazan hakkında iddianameye konulan takip ve dinleme tutanaklarının büyük bir bölümünün hukuksuz olduğunu ve "KCK" operasyonları başlamadan önce Ramazan’ın Tekirdağ Cezaevi'nde kaldığı döneme ait olduğuna dikkat çekti. Ramazan’ın gözaltına alındığı dönem üst ve iş yeri aramasında delil sayılabilecek herhangi bir suç unsuruna rastlanılmadığını ifade etti. Dosyanın sadece şablon tutuklamalarla oluşturulduğunu dile getiren Cebbar Leygara, "Dosyada soyut iddiaların dışında suç unsuruna rastlanılmamakta. Gizli tanıklar herkes için bir şeyler söylüyor. Yine tape kayıtları delil değerini kaybetmiştir" diye belirtti.


‘2009'daki JİTEM de bizi cezaevlerinde tutuyor’


Avukat Bayram Akdemir ise, iddianameye konu olan eylemlerin yapıldığı sırada Ramazan Morkoç'un cezaevinde ya da yurtdışında bulunduğunu söyleyerek, kaldı ki son yasal düzenlemelerle birlikte söz konusu eylemlerden dolayı 302'den yargılamayı gerektirmediğini belirtti. İddianamede Ramazan Morkoç hakkında Mehmet Nezir Aslan'ın verdiği iddia edilen ve herhangi bir imzanın bulunmadığı ifadenin de okunmasına müdafii avukatları itiraz etti. Mahkeme heyeti ise, ifadenin okunacağını ancak esas alınıp alınmayacağını karar aşamasında netleştirileceğini beyan etti. Tercüman aracılığıyla Kürtçe savunma yapan Ramazan Morkoç, "1990'lı yıllardaki JİTEM bizi katlediyordu. O dönem sokak başlarında kanımız akıtılıyordu. 2009'daki JİTEM de bizi cezaevlerinde tutuyor. Bu dosyaların tamamı hepsi bir merkezden hazırlanmıştır ve bir merkezden yargılama yapılıyor" diye konuştu.

Duruşma verilen öğlen arasının ardından devam edecek.


(sg/zd/mg)