'Hükümet göçmen kadınlar için harekete geçsin'
13:11
JINHA
HABER MERKEZİ – Türkiye'de göçmen kadınların yaşadığı sorunlara dikkat çeken kadınlar, "Irkçı saldırılara uğrayan göçmen kadınlar, karın tokluğuna çalıştırıldıkları işyerlerinde patronları tarafından taciz ve tecavüz saldırılarına uğradıkları halde kaçak çalıştıkları için şikayette dahi bulunamıyor. Kaçak olmak suçların cezasız kalacağı anlamına gelmez. Hükümet derhal gerekeni yapmalı" dedi.
Türkiye'de göçmen kadınlara yönelik uygulanan taciz, tecavüz saldırıları ve ucuz işgücüyle ücretlendirilmelerine ilişkin Sınır Tanımayan Kadınlar, Sosyalist Feminist Kolektif, Eğitim-Sen 3 Nolu Şube Kadın Komisyonu, Eğitim-Sen ve LGBT Komisyonu ortak yazılı açıklama yaptı. Türk Ceza Kanunu'nda da, CEDAW gibi Türkiye'nin imzaladığı uluslararası sözleşmelerde de kadına yönelik cinsel taciz ve şiddetin bir suç olduğuna dikkat çekilen açıklamada, işçi göçmen kadınların haklarının yine Türkiye'nin imzaladığı Uluslararası İşçi Örgütü (ILO) Sözleşmesi ile korunması gerektiği belirtildi. Açıklamada, "Göçmen kadınların çalışma ya da oturma izinlerinin olmaması kimseyi bu suçlardan dolayı cezalandırılmaktan muaf tutmaz" denildi.
'Kadın göçmenler tecavüz saldırısı altında çalışıyor'
"Her gün Aksaray, Laleli, Beyazıt ve Kumkapı sokaklarında, iş yerlerinde, evlerde göçmen kadınlar tacize, şiddete ve hatta tecavüze uğruyor" sözleri ifade edilen açıklamada, göçmen kadınların savaştan, erkek şiddetinden kaçarak sığınmak amacıyla ya da ailelerine para gönderebilmek için Türkiye'ye geldiği kaydedildi. Açıklamada, "Türkiye'nin kısıtlayıcı göç ve çalışma yasalarından dolayı çoğu izinsiz çalışmak zorunda kalıyor. ‘Kaçak' olarak nitelendirilen ama aslında 'kağıtsız' olarak tanımladığımız bu durum çoğu işveren, esnaf ve ev sahibi tarafından suistimal ediliyor. Bütün göçmenleri etkileyen ayrımcı, ırkçı ve insan haklarına aykırı bu uygulamalar kadın göçmenler söz konusu olduğunda ayrıca taciz, tecavüz ve erkek şiddeti ile çok daha vahim bir hal alıyor" şeklinde belirtildi.
'Göçmen kadınlar fuhuş çetelerine teslim ediliyor'
İşverenlerin yasal boşluklardan yararlanarak göçmenleri daha düşük haftalık ücrete, daha uzun saatlere çalışmaya mahkum ettiğinin altı çizilen açıklamada, "Bu koşullarda göçmenler ailelerine para göndermek bir yana, kendi yaşamsal ihtiyaçlarını bile karşılayamıyorlar. Alabildikleri ücretin önemli bir kısmı yüksek fiyattan kiralanan yataklara/odalara ve yemek gibi yaşamsal ihtiyaçlara gidiyor. Ev sahiplerinden veya komşuları tarafından şikayet ve evden çıkarma tehditleri ile sürekli taciz edilen göçmen kadınlar, fuhuş çetelerine bile teslim edilebiliyorlar" denildi.
'İşverenlerin ve esnafın taciz ve tecavüzü cezasız kalıyor'
"Göçmen kadınların bizimle paylaştıkları deneyimler arasında özellikle işverenlerin ve esnafın tacizi ve tecavüzü önemli bir yer tutuyor" diye belirtilen açıklamada, İstanbul Beyazıt'taki küçük atölye sahiplerinin göçmen kadınlara yaygın olarak cinsel taciz ve tecavüz ettiklerinin, hatta iş yerlerinde tecavüz için özel olarak oda ayıran patronların olduğunun altı çizildi. Kamusal alanda yok sayılıp, görmezden gelinen göçmen kadınların boğaz tokluğuna çalıştırılmasının yanı sıra kadınların kağıtsızlıkları ve sınırdışı edilme korkusu nedeniyle uğradıkları şiddeti ve tecavüzü şikâyet bile edemedikleri ifade edildi.
'Hükümet derhal harekete geçmeli'
Erkeklerin göçmen kadınlara karşı işledikleri suçları tüm kadınlara karşı işlendiğinin belirtildiği açıklamada, hükümetin göçmen kadınların maruz kaldığı her türlü sömürü ve cinsel şiddete karşı derhal harekete geçmesi gerektiği belirtildi.
Açıklamada hükümetin yapması gerekenler şöyle sıralandı:
" - Göçmen olsun olmasın biz kadınlar sokakta taciz edilmeden yürüyebileceğimiz ve çalışabileceğimiz şekilde güvenliğin sağlanmasını,
- Taciz ve tecavüz suçu işleyen esnaf ve işverenlerin cezalandırılmasını,
- Hukuki durumlarına bakılmaksızın kadınların maruz kaldıkları şiddet ve tecavüzü çekinmeden şikâyet etmelerini sağlayacak mekanizmaların oluşturulmasını ve her türlü hukuki yardımın sağlanmasını,
- Türkiye'nin imzaladığı uluslararası sözleşmeler ve CEDAW'ın Kadın Göçmen İşçilerle İlgili 26 Sayılı Genel Tavsiye'si doğrultusunda cinsel şiddet gören kadınlara koruma sağlanmasını,
- Göçmen kadınların başvurabilecekleri çok-dilli danışma merkezlerinin kurulmasını,
- İş yerlerinde uğradıkları cinsel taciz ve hatta tecavüz sonucu seks satmaya zorlanan göçmen kadınlar cinsel yolla bulaşan hastalıklar nedeniyle risk altındalar, travma desteği dahil, ücretsiz sağlık hizmeti ve destek alabilecekleri cinsel şiddet kriz merkezleri kurulmasını istiyoruz. "
(zd/mg)

