Engin Başçı: Gazeteciler barış dilini kullanmalı
08:45
Derya CEYLAN / JINHA
ELİH - Basın ve yayıncılık alanında en önemli sorunlardan birinin barış dilinin kullanılmaması olduğunu belirten KESK Haber-Sen Beyoğlu Şube Başkanı Engin Başçı, "Gazetecilerin kin, nefret öfke, düşmanlık ve ötekileştirme söyleminden uzaklaşması lazım. Medya, milliyetçi, ırkçı nefret söylemi, ötekileştirme ve dışlama söylemlerinden uzaklaşmalı ve kullanılan dile dikkat etmelidir" dedi.
Türkiye'de kamu hizmeti yayıncılığında yaşanan sorunlar ile basın ve yayıncılık alanındaki özgürlüklerin engellenmesine yönelik sorunların günümüzde giderek artması nedeniyle tarafsız ve doğru haberciliğin yapılamadığı bir dönem yaşanıyor. Bu nedenle basın ve yayıncılığın yurttaşların menfaatlerine dönük bir çalışma içerisinde olmadığına dikkat çeken KESK Haber-Sen Beyoğlu Şube Başkanı Engin Başçı, Türkiye'nin gazetecilik ve kamu hizmeti yayıncılığı alanında yaşanan sorunlara yönelik değerlendirmelerde bulundu.
'Kamu hizmeti yayıncılığı yerine getirilmiyor'
Engin, kamu hizmeti yayıncılığının Türkiye'de yeterince yerine getirilmediğine işaret ederek, kamu hizmeti yayıncılığında sorumlu bir kuruluş olan Türkiye Radyo Televizyon Kurumu'nun (TRT) özerk ve tarafsız bir kuruluş olması gerektiğini söyledi. TRT'nin 2009 yılında değiştirilen yasasında özerkliğe ve tarafsızlığa atıfta bulunduğuna dikkat çeken Engin, "Bu yüzden kamu hizmeti yayıncılığı yapan bir kuruluş, bir ülkenin coğrafi açıdan bütün bölgelerine hizmet götürebilmeli, yayınını ülkenin en uzak bölgelerine bile ulaştırabilmelidir" şeklinde konuştu.
'TRT'nin gelirlerinden yüzde 88'i halk tarafından finanse ediliyor'
Kamu hizmeti yayıncısı kuruluşların yurttaşlar tarafından finanse edildiğini söyleyen Engin, aynı zamanda kamu hizmeti yayıncılığının halk tarafından kontrol edilen bir yayıncılık olduğunu dile getirdi. Engin, Türkiye'de kamu hizmeti yayıncılığı yapan kuruluşun, TRT olduğunu hatırlatarak, "TRT'nin gelirlerinden yüzde 88'i halk tarafından finanse ediliyor. Elektrik faturalarında yüzde 2'lik pay ile radyo ve televizyon cihazlarının satışında bulunan bandroller TRT'nin gelir kaynağıdır. Bu rakamlar, Hazine Müsteşarlığı'nın 2012 yılında yayınladığı rakamlardır. Yani halkın cebinden çıkan paralar TRT gelirlerinin yayın bedeli olarak en büyük kısmını oluşturuyor. Bu yüzden TRT'nin bunu dikkate alarak yayın yapması gerekiyor" şeklinde konuştu.
'TRT yurttaşlara özgü yayın yapmıyor'
TRT'nin yurttaşlara özgü yayın yapmadığına işaret eden Engin, TRT ekranlarında toplumsal sorunlara yer verilmediğine dikkat çekti. Engin, "TRT ekranlarında emekçiler var mı?, Kadınlar var mı?, Şiddete uğrayan kadınlar var mı?, Öldürülen kadınların sorunları var mı?, Esnaf ve memurların sorunlarına ilişkin programlar var mı?" şeklinde sorular yönelterek, kamu hizmeti yayıncılığında toplumun her kesimine ilişkin yayınların yapılmamasını eleştirdi.
'Gazetecilerin mahkemelerde on binlerce dosyası var'
Türkiye'de bugün en önemli sorunlardan birinin basın özgürlüğü sorunu olduğunun altını çizen Engin, basının özgür olmamasının demokrasi adına ciddi bir sorun olduğuna işaret etti. Engin, "Türkiye'de, gazetecilerin mahkemelerde on binlerce dosyası vardır. Daha düne kadar yaklaşık 100 gazeteci tutukluydu, nedeni ise gazetecilik görevlerini yerine getirmeleridir. Gazetecilerin bağlı olduğu meslek örgütleri, Türkiye Gazeteciler Sendikası, Haber-Sen ve diğer basın sendikaları, gazetecilere özgürlük adına bir platform oluşturdu. Gazeteci arkadaşlarımızın özgürlüğüne kavuşması için çok yoğun bir çalışma gerçekleştirdi. Alanlara çıktı, basın toplantıları düzenledi, uluslar arası forumlar gerçekleştirdi" şeklinde konuşarak, kamuoyunda gazetecilerin özgür olması için baskı ortamı oluşturulduğunu ifade etti.
'Gazeteciler ırkçı söylemler kullanamaz'
Gazetecilerin barışın dilini kullanması gerektiğini vurgulayan Engin, gazetecilerin söylemlerine dikkat etmeleri gerekliliğinin üzerinde durdu. Engin, "Gazetecilerin kin, nefret öfke, düşmanlık ve ötekileştirme söyleminden uzaklaşması lazım. Gazeteciler ırkçı söylemler kullanamaz. Ama Türkiye'de ve dünyada birçok ülkede ırkçı nefret söylemi gazetelerde ve televizyonlarda yer almaktadır. Bu durum daha çok demokrasisi gelişmemiş ülkelerde yaşanıyor, bunlardan biride Türkiye'dir. Aşırı milliyetçi, ırkçı nefret söylemi, ötekileştirme ve dışlama söylemlerinden uzaklaşmalı kullanılan dile dikkat edilmelidir" diye belirtti.
(dc-rt /zd/mg)

