İzmirli gençlerden Yürüyen Kitaplar projesi

08:28

 


JINHA


AMED - İlgi'siz Öğrenci Topluluğu'nun Türkiye ve bölgede gerçekleştirdiği Yürüyen Kitaplar Projesi'ne ilişkin konuşan İlgi'siz Öğrenci Topluluğu üyelerinden Dilan Erdem, amaçlarının ihtiyaç sahibi okullarda nitelikli kütüphane açmak olduğunu belirterek, "Köy köy dolaştıktan sonra açtığımız kütüphanelerin en başarılı öğrencilerini İzmir'de misafir edeceğiz. Böylelikle farklı kimlikleri bir araya getirerek kültür kaynaşmasının oluşması için ön ayak olacağız" dedi.


Çalışmalarına 25 Nisan 2013 tarihinde İzmir Ekonomi Üniversitesi bünyesinde başlayan İlgi'siz Öğrenci Topluluğu, Yürüyen Kitaplar (YK) projesi başlattı. Türkiye ve bölgedeki kentlerde ihtiyaç sahibi okullara zengin ve nitelikli kütüphane kurmayı amaçlayan öğrenciler,  Dêrsîm Bingöl, Batman, Diyarbakır,  Urfa, Mardin ve Elazığ'da projelerini fiili olarak gerçekleştiriyor. Projeyle beraber çocukların hayal dünyalarını genişletmeyi ve hayallerin imkansız olmadığını göstermek istediklerini söyleyen İlgisiz Öğrenci Topluluğu üyelerinden Dilan Erdem, "Umarım çocuklar kitap okurlar, yarının büyükleri olduğunda bir şeyleri değiştirebilirler" dedi.


'Batıyı ve bölgeyi karşılaştırma fırsatı buldum'


Bölge'ye gelmelerinin diğer illere göre çok farklı olduğunu ve heyecanla bekledikleri bir tur olduğunu söyleyen Dilan, "Aylar öncesinden bölgede yürüteceğimiz çalışmaların hazırlığını yapıyorduk. Burada o kadar çok güzel şeyler gördük, yaşadık ki ve döndüğümüzde anlatacağımız çok şey var. Batı'da oturup da konuşmak ya da televizyonda izleyip de konuşmak çok kolay. Buraya geldiğimizde her şeyin gerçek yüzünü gördük. Bu bizim için çok güzel bir deneyim, çok güzel bir tecrübe oldu. Özellikle batıyı ve bölgeyi karşılaştırma fırsatımız oldu" diye konuştu.


'Annelerin talebi samimi'


İlgi'siz Öğrenci Topluluğu'nun bölge ziyareti kapsamında Barış Anneleri'ni de ziyaret ettiklerini söyleyen Dilan, "Askerin de, gerillanın da annesinin acısı aynı aslında. Hiçbir anne evladını kaybetmek istemez. Annelerden biri çok hoşuma giden bir söz söyledi. Anne, 'biz burada asker anneleriyle oturmaya başladığımız gün bir şeyler değişmeye başlamış anlamına gelecek' dedi.  Batıdaki anneler böyle bir şey söylemez diye düşünüyorum.  Kürt annelerinin samimiyeti,  bir şeyleri değiştirme çabasında olduklarını belli etti" İfadesinde bulundu.  Çözüm sürecine ilişkin görüşlerini de belirten Dilan, "Kürt sorunu yıllardan beri süren ve hala çözüme ulaşamamış bir sorun. Zamanında Kürt halkına yapılan yanlışlar var. Bir şeylerin artık değişmesini umuyorum.  Tabi bir şeylerin değişebilmesi için de her yerden insanları tanımak lazım. Özellikle buraya gelip bölge halkını tanımak lazım.  Batı ne zaman buraya gönül rahatlığıyla, ön yargısız gelebilirse o zaman bir şeyler değişmeye başlayacaktır" şeklinde konuştu.


'Kitapları kendi maddi imkânlarımızla topluyoruz'


İlgi'siz Öğrenci Topluluğu üyelerinden Rıdvan Şengül ise topluluğun din, dil, ırk ayrımı yapmadan çalışmalarını sürdürdüğünü ifade etti. Rıdvan, "Kitapları kendi maddi imkânlarımızla topluyoruz ve daha sonra ihtiyaç sahibi olan köyleri belirleyip köylere kütüphane kuruyoruz. Amacımız çocuklara kitap okutmak. Onların içersinde en çok kitap İzmir getirip misafir edeceğiz. Yılda bir kere farklı kültürlerden çocuklar bir araya getirip farklı bir ortam oluşturacağız. Böylece çocuklar daha çocuk yaştayken farklı kültürleri tanımış olacaklar. İstanbul'daki çocuk ve Diyarbakır'daki çocukları aynı masada oturup sohbet edip bir birlerini tanıyacaklar" dedi.


'İlk defa bu kadar barış isteyen insanlarla bir arada bulundum'


Bölge'de yaşanan hak ihlallerinin basında yanlış lanse edildiğini ifade eden Rıdvan, çözüm süreciyle beraber Türkiye'nin yeni bir sürece girdiğinin altını çizerek, yurttaşların önyargılarını ortadan kaldırması için bölgeyi ziyaret etmesi gerektiğini söyledi. Rıdvan, "Burada beni en çok sevindiren, annelerin bizim dilimize ve ırkımıza bakmaksızın kucaklaması oldu.  Bizim Türk olmamız buradaki insanları ilgilendirmiyor. İnsanları ilgilendiren tek nokta, neye hizmet ettiğimizdir. Kitap projesini gerçekleştirdiğimizden dolayı çocukları bize çok değer verdi.  İşte o zaman ne kadar önemli ve gerekli bir iş yaptığımın farkına vardım. İlk defa barışı bu kadar isteyen insanlarla bir arada oldum" diye konuştu.


'İnsanlarda bölgeye dair zorla dağa kaçırma algısı var'


Proje kapsamında tüm Türkiye'yi gezdiklerini söyleyen Rıdvan, "Normalde çalışmalarımızı kırk kişilik bir grupla sürdürüyoruz. Fakat şu an 10 kişiyiz. Bölgeye geldiğimizden dolayı birçok arkadaşımız buraya gelmek istemedi. İnsanlarda bölgeye dair her an birilerinin yollarını keserek 'gel dağa çık' diyeceği bir hava var. Bu algının böylesi önemli bir proje sürdüren üyelerde olması kötü olduğu kadar olayın ne kadar önemli olduğunu da gösteriyor. Oysa ben Batı'da görmediğim ilgi ve lakayı burada gördüm" dedi.       


(rt/bk/zd/mg)