Yaşamın rengine renk katan Bêrîvanlar…

08:30

 


Beritan Elyakut - Melek Yüksel / JINHA


ŞIRNEX- Uludere İlçesine bağlı Şîrîş köyü yaylasında havaların ısınmasıyla beraber koyunlarını otlak alana çıkaran Bêrîvanlar, her gün katırlarla süt sağmak için yaylaya çıkıyor. Baharın ilk aylarından itibaren yönünü yemyeşil yaylalara veren Bêrivanlar, kurdukları kıl çadırlarda aylarca komünal yaşam sürdürüyor.


Şırnak'ın Uludere ilçesine bağlı Şîrîş köyü yaylasında havaların iyiden iyiye ısınması ile beraber koyunlarını kendilerine 10 ile 20 kilometre uzaklıkta bulunan otlak alana çıkaran Bêrîvanlar, her gün katır veya kiraladıkları araçlarla süt sağmak için yaylaya çıkıyor. İlçede bulunan iki süt ve yoğurt fabrikası ile iki kooperatif aracılığıyla elde ettikleri yoğurt, peynir ve tereyağını satan köy sakinlerinin ürünleri oldukça rağbet görüyor. Zira fabrikasyon maya yerine yüz yıllardır doğal mayanın kullanıldığı bölgede üretilen ürünler de doğallığı ile biliniyor. Kadınlar yılın belli dönemlerinde yaylalara gelip 3 - 4 ay kalıyorlar. Kurdukları çadırlarda yaşayan Bêrîvanlar, tüm ihtiyaçlarını karşılayacak komün bir yaşam alanı kurmuşlar. Bêrîye gelen kadınlardan Ayşe Paksoy, Nisan veya Mayıs ayının başlarında yaylara çıkıp koyunlarını otlattıklarını belirterek, "Tarlalarımız var, bağ ve bahçelerimiz var. Bêrîye gidiyoruz, koyunlarımızı sağıyoruz, elde ettiğimiz sütle peynir ve yoğurt yaparak hem kendi ihtiyacımızı karşılıyoruz hem de satıyoruz" şeklinde konuştu.


'Kadın emeğiyle komünal yaşama renk katıyoruz'


Nisan veya Mayıs ayının başlarında yaylara çıkıp koyunlarını otlattıklarını söyleyen Ayşe Paksoy, "Tarlalarımız var, bağ ve bahçelerimiz var. Bêrîye gidiyoruz, koyunlarımızı sağıyoruz, elde ettiğimiz sütle peynir ve yoğurt yaparak hem kendi ihtiyacımızı karşılıyoruz hem de satıyoruz" ifadelerini kullandı. Yıllarca yaşanan çatışmalı süreçten dolayı bölgelerinde yayla kültürünün bitirildiğini dile getiren Ayşe, "Yılın belli dönemlerinde devlet tarafından boşaltılan, yakılan köyümüze gelip yaylacılık yapıyoruz. Ortalama günde 500 kilo süt sağıyoruz. Koyunların yününü de kilim, çorap ve çeşitli giyeceklerde değerlendiriyoruz. Ancak zaman değişiyor insanlar makinalarla icat edilenleri daha çok tercih ediyor.  İmkanı olmayanlar hayvan postlarını temizleyerek yayık olarak kullanıyor. Bu çalışmaların tamamı kadının emeği sayesinde gerçekleşiyor. Dağlarımız özgürleştiği sürece üretim artacaktır" dedi.


'Tüm emeklerimiz Bêrîvancılıkta renk buluyor'


Et ve süt ürünleriyle uğraştıklarını belirten Emine Ali ise, yaşamlarını yaylacılık yaparak idame ettiklerini dile getirdi. Emine, tüm emeklerinin yayla ve Bêrîvancılıkla renk buluğunu söyleyerek, "Bizler Nisan ve Mayıs aylarında yaylamıza geliyoruz ve 3 ay boyunca buralarda kalıyoruz. Bêrîde hayvanlarımızı sağarken kadınlarla aramızda çok güçlü bağlarda oluşuyor" ifadelerini kullandı. Emine, tüm tehlikelere rağmen yaylacılık kültürünü devam ettirdiklerini dile getirerek, "Yaylada sabah saat 05.00'da güne başlıyoruz. Günde iki defa koyun sağımı yapıyoruz. Getirdiğimiz sütleri çadırlarda işleme tabi tutuyoruz. Dağlarda topladığımız sîrik ve bıraklarla peynir yapıyoruz. Yaptığımız peynirleri bidonlara bırakarak toprak altına gömüyoruz. Yağ ve yoğurt da yaparak kışlık ihtiyacımızı karşılıyoruz. Geriye kalanları ise ilçeye gönderiyoruz. Ürettiğimiz bu ürünlerin doğal mayalamayla asıl tadını bulmak mümkündür. Kazandığımız parayla erkeğe muhtaç olmamaya ve kendi var gücümüzü ortaya çıkarıyoruz" dedi


(be-my/zd/mg)