'Kalekol yapımları halkta güvensizlik yarattı'

08:29

 


Derya Ceylan / JINHA


AMED - Lice'de yapılan karakol ve kalekollara karşı halkın gösterdiği tepkinin doğru anlaşılması gerektiğini belirten Mazlum-Der Diyarbakır Şubesi Başkan Yardımcısı Seher Akçınar, sürece yönelik halkta güvensizlik duygusunun oluştuğunu belirterek, "Hükümet somut bir adım atsaydı bu eylemlerin hiçbiri olmayacaktı. Müzakere süreci doğru bir şekilde gerçekleşmediği için, Kürt halkı inisiyatif almak zorunda kaldı" dedi.


PKK Lideri Abdullah Öcalan'ın 2013 Newrozu'nda başlattığı "Demokratik Çözüm Süreci" Türkiye ve bölge halkları açısından büyük umutlar yarattı. Ancak çözüm sürecine girilmesiyle birlikte bölgede yapılan karakol ve kalekollar halkın tepkisine neden oldu. Kürt halkının karakol ve kalekolların yapımına karşı gösterdiği tepkiye hep saldırılarla karşılık verildi. Bölge genelinde 9 yurttaşın yaşamını yitirmesine neden olan kalekollar ve karakollara karşı Kürt halkının yaptığı eylemler ise devam ediyor. Çözüm sürecinin başladığı günden bu yana hükümetin somut bir adım atmak yerine kalekol yapımlarına hız verdiğine dikkat çeken Mazlum-Der Diyarbakır Şubesi Başkan Yardımcısı Seher Akçınar, Lice başta olmak üzere bölgede yapılan karakol ve kalekollara karşı halkın tepkisinin doğal olduğunu söyledi.


'Kürtlerin bu süreçten beklentileri nettir'


Yaklaşık iki yıldır devam eden çözüm sürecini hatırlatan Seher, çözüm sürecinin başladığı günden bugüne kadar hükümet tarafından somut bir adım atılmadığını belirtti. Seher, çözüm sürecinden her iki tarafında beklentisi olduğunu kaydederek, "Kürtlerin bu süreçten beklentileri bu noktada oldukça net beklentilerdir. Bu anlamda Kürt siyasi hareketi çözüm süreci başladığı günden itibaren, birinci, ikinci ve üçüncü adım şeklinde belli periyodlarla işlenmesi gereken bir süreç olduğunu söylemişti. Ancak, Kürt siyasi hareketinin öngördüğü müzakere süreci doğru bir şekilde gerçekleşmediği için, Kürt halkı inisiyatif almak zorunda kaldı" diye konuştu.


'Çözüm sürecinde yapılan karakollar sorgulanmalı'


Bölge'de çözüm sürecinin başlamasıyla beraber karakol ve kalekol yapımlarındaki artışa işaret eden Seher, çatışmasızlık durumunda karakol ve kalekol yapımlarına karşı halkın göstermiş olduğu tepkinin doğal olduğunu dile getirdi. Seher, "İnsanlar, 'Neden kalekol yapımları devam ediyor?' diye doğal olarak soruyor, çünkü bir çatışmasızlık söz konusu ise silahlar susacak, demokratikleşme hamleleri gerçekleştirilecek. Böylece Kürtler hak ve özgürlükleri noktasında hem bireysel olarak hem de kolektif olarak taleplerini dile getirecek" şeklinde konuşarak, kalekol yapımlarının çatışmasızlık sürecinde yapılmasının sorgulanması gerektiğine işaret etti. 


'Halkın tepkisinin doğru anlaşılması gerekiyor'


Lice'de yapılan karakol ve kalekollara halkın neden tepki gösterdiğinin doğru anlaşılması gerektiğini vurgulayan Seher, sürece yönelik halkta güvensizlik duygusunun oluştuğunu ifade etti. Seher, "Kürtlerin zihninde doğal olarak bu sürece karşı bir tepki durumu gelişti. Bu tepki durumundan dolayı kalekol yapımlarına karşı Kürtler tepki gösterdiler. Bunun nedeni ise bölgede yapılan 160 civarında kalekol ve yapımı devam eden kalekollardır" diyerek,  halkın tepkisinin kalekol yapımlarına karşı olduğunu kaydetti.


'Kürtler kendi kaderlerini kendileri tayin etmek istiyor'


Kürt halkının ölümlerin yaşandığı sürecin tekrar gelmesini istemediğini dile getiren Seher, Kürt halkının kendilerine ölümü reva görmediğini söyledi. Seher, "Kürt halkı bu süreci yaşamak istemediği için, halk olarak, millet olarak kendi kaderlerini kendileri tayin etmek istedikleri için ölümü kendilerine reva görmediler ve kalekol yapımlarına karşı tepkilerini ortaya koydular. Nihayetinde hükümetin kendisi tarafından somut bir adım atılsaydı bu eylemlerin hiç biri gerçekleşmeyecekti. Muş'ta Bingöl'de, Lice'de ve diğer bölgelerde yollar kesildi, halk isyan etti ve tepkisini ortaya koydu" sözlerinin ifade etti.


'Sürecin yasal bir mekanizmaya oturtulması önemliydi'


Hükümetin çözüm sürecine ilişkin hazırladığı "Terörün Sona Erdirilmesi ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Tasarısı" ile beraber yeni bir dönemin başladığını belirten Seher, hükümetin süreç başladığı günden itibaren attığı ilk somut adım olduğunu kaydetti. Seher, "Sürecin yasal bir mekanizmaya oturtulması çok önemliydi. Sürecin hem her iki taraf açısından hem güven verici bir adım olarak görülür, hem de sürecin ciddiye alındığının göstergesi olur.  Yasanın içindeki en önemli şeylerden biride şuydu, dağdaki PKK militanlarının sivil yaşam içerisine katılmasının önündeki engellerin kaldırılması için önemlidir" sözlerini ifade etti.


(dc/mg)