'Karar yetkisinin tek kişide olması hak ihlallerine neden olacaktır'

08:53

 


Beritan Elyakut / JINHA


AMED – Hükümet yeni yasa değişikliğine giderek Özel Yetkili Mahkemelerini kaldırarak yerine Sulh Ceza Hakimlikleri'ni getirerek tüm yetkileri tek hakime bıraktı. Kabul edilen yeni yasaya ilişkin değerlendirmelerde bulanan Diyarbakır Barosu avukatlarından Hanım Karhan, "ÖYM'lerin kapatılması, yerine hâkimliklerin atanması hemen ardından Sulh Mahkemelerinin kapatılması yerine Sulh Ceza Hâkimlikleri'nin getirilmesi, bu şekilciliği özetlemektedir. Bu durum ciddi hak mağduriyetlerinin yaşanmasına sebep olacaktır" dedi.


Yolsuzluk ve rüşvet iddialarına ilişkin 17 Aralık tarihinde başlatılan soruşturmaların ardından yapılan değişikliklerle yargı yeniden düzenlendi. Özel Yetkili Mahkemelerin kaldırılmasının ardından yeni yasa değişikliğine giden hükümet, 1 Temmuz'da eskinin yerine Sulh Ceza Hakimlikleri'ni getirerek, tüm yetkileri tek hakime bıraktı. Yapılan düzenlemeye ilişkin değerlendirme yapan Diyarbakır Barosu avukatlarından Hanım Karhan, yapılan yeni yasa değişikliklerinin ciddi hak kayıplarına sebep olacağını belirterek, "Genellikle son dönemlerde çıkan yasaların hak ve özgürlükleri tanıma yönünde değil de şekil olarak yapılmıştır. Özellikle ÖYM'lerin kapatılması, yerine hâkimliklerin atanması hemen ardından Sulh Mahkemelerinin kapatılması yerine Sulh Ceza Hâkimlikleri'nin getirilmesi, bu şekilciliği özetlemektedir. Bu durum ciddi hak mağduriyetlerinin yaşanmasına sebep olacaktır" diye konuştu.


'Sulh Ceza Hakimlikleri'ne ciddi yetkiler tanınıyor'


Hanım, yapılan yeni düzenleme ile Sulh Ceza Hakimlikleri'ne ciddi anlamda yetkilerin tanındığına vurgu yaparak, "Özellikle gözaltına alma, yakalama, el koyma gibi birçok durumun kararını tek hakimin vermesi söz konusu. Bu Sulh Ceza Hakimlikleri'ne itiraz edilmesi yönündeki tüm kapıları kapatıyor anlamına geliyor. Takipsizlik kararı olduğunda daha önce en yakın Ağır Ceza Mahkemesi'ne başvuru hakkı varken şuan başvuru hakkı da ortadan kalmış oluyor" şeklinde konuştu.


'Artık karar sadece tek hakimde olacak'


Sulh Ceza Hakimi'nin karar merceği olarak tanımlandığını söyleyen Hanım, "Buda hak kaybının yoğun yaşanılacağının düşüncesi ve kanaatini taşıyorum. Diğer konu ise ciddi çelişki söz konusu. Özellikle iletişim tespit dinlenmeler noktasında bir heyet karar veriyorken, şuan birçok tedbire ilişkin tek hâkim karar verecek. Peki, bu nasıl bir düzen sağlayabilir veya tedbirler neden böyle değişik yasal uygulamalara tabir tutuluyor? İletişim tespitinin yapılabilmesi için üç hakimin oy birliğiyle karar vermesi gerekiyor. Ancak şuan yakalama, arama, el koyma buda bir tedbir niteliğidir delil üretebilme noktasında da bir tedbir niteliğini taşıyor" diye belirtti.


'Ya hakim sizdense'


Davadaki diğer tedbirlerden, özellikle iletişimin dinlenmesi, tedbirlerin alınması ayrı usul prosedürünün uygulanmasının nedenini de kimsenin açıklayamadığının altını çizen Hanım, "Konuya ilişkin yapılan bir haberde, 'ya hakim sizdense ya hâkim bizdense' diye çelişkilerin barındığı konu işlenmişti. Şuan yapılanda açıkçası bunu aklımıza getiriyor. O açıdan bence yeni yasal düzenleme özellikle demokratik ülkelerin benimsemeyeceği ve iktidarın kendine yönelik çektiği düzenlemelerdir" dedi. Hanım, özellikle 17 Aralık operasyonundan sonra ciddi değişiklilikler olduğunu ama o değişikliliklerin kimlere hizmet ettiğini iyi anlaşılmadığının altını çizdi.  Hanım, yaşama geçirilen yeni yasanın gerçekten hak ve özgürlükleri mi esas aldığını ya da iktidarın bir kesimine mi hitap ettiğini ilerleyen süreçlerde göreceklerini dile getirdi.


'Karara itiraz yolu kapalı'


Yasadan önce Diyarbakır Adliyesi'nde verilen bir takipsizlik kararına Batman Ağır Ceza Mahkemeleri baktığını ifade eden Hanım, "Üç hakimden oluşan heyette, takipsizlik kararı ikiye bir oyla da olsa değiştirilebiliyordu. Oysa şimdi, takipsizlik kararlarının değerlendirilmesi tek bir hakime kaldı. Sulh Ceza Hakimleri'nin verdiği kararlara itiraz yolu da kapalı. Takipsizlik kararının kesinleşmesini heyet yerine tek bir hâkimin inisiyatifine bırakan yasayla önemli soruşturma dosyalarının yeniden açılmasının önü kapatılmış olacak. Bu konuda ilk endişeler ise yargı çevrelerinde, yolsuzluk ve rüşvet soruşturmalarının kapatılması üzerine olacağı kesin" dedi.


(be/zd/mg)