Batman’da ‘Ekonomi Çalıştayı’ düzenlendi

14:37

JINHA


ÊLIH - Batman’da yerel yönetimler ve sivil toplum örgütleri, Van’da yapılacak olan Demokratik Ekonomi Konferansı öncesi Ekonomi Çalıştayı düzenlendi. Çalıştayın açılış konuşmasını yapan Batman Belediyesi Eş Başkanı Gülistan Akel, “En önemli bir enerji kaynağı olan petrol Ortadoğu coğrafyasında stratejik bir öneme sahiptir. Bu nedenle son 100 yılda egemen anlayışların müdahaleleriyle halklar parçalanmakta, sınırlar her kaos ortamında yeniden çizilmektedir” dedi.


Eylül ayında Van’da yapılacak olan Demokratik Ekonomi Konferansı öncesi Batman’da Ekonomi Çalıştayı düzenlendi.  “Demokratik ve Toplumsal Bir Ekonomiyi Birlikte Oluşturalım” şiarı ile enerji, su ve madencilik konularının ele alındığı çalıştay Batman Belediyesi Konukevi’nde düzenlendi. Çalıştaya meslek odaları, ekolojistler, HDP Batman Milletvekili Ayla Akat Ata, Diyarbakır Büyükşehir Belediye Eş Başkanı Gültan Kışanak, Batman Belediyesi eş başkanları katıldı. Atölye çalışmasının açılış konuşmasını yapan Batman Belediye Eş Başkanı Gülistan Akel, “Kentimizde Batman Belediyesi, TMMOB Batman İl Koordinasyonu Kurulu ve Petrol-İş Sendikası Batman Şubesi ile birlikte organize ettiğimiz ‘Enerji, Su ve Madencilik Atölyesi’nde bölgemiz ve Ortadoğu’daki enerji kaynakları, potansiyeli ve bu kaynakların kullanımı konusunda yaşanan sorunları masaya yatırarak, çözümler geliştireceğiz” dedi.


‘Farklı 7 kentte atölye çalışması yapılacak’


Atölyenin Eylül ayında Van’da gerçekleştirilecek olan Demokratik Ekonomi Konferansı’na hazırlık amacıyla yapıldığını dile getiren Gülistan, ayrıca 7 farklı kentte, 7 atölye çalışmasının yapılacağını da belirterek, “Gerçekleştireceğimiz atölyelerde açığa çıkan sonuçları Van’da düzenleyeceğimiz Demokratik Ekonomi Konferansı’nda bir bütün olarak ele alacağız” sözlerini ifade etti. Ortadoğu’da yaşanan krizlerin temelinde enerji kaynaklarının yattığını ifade eden Gülistan, “Hepimizin bildiği gibi en önemli bir enerji kaynağı olan petrol Ortadoğu coğrafyasında stratejik bir öneme sahiptir. Bu nedenle son 100 yılda egemen anlayışların müdahaleleriyle halklar parçalanmakta, sınırlar her kaos ortamında yeniden çizilmektedir. Bunun temel nedeni dünya petrol üretiminin en önemli kısmının bu coğrafyada üretiliyor olmasıdır. Enerji kaynaklarına tüketenlerin ve pazarlayanların hakim olmaya çalıştığı coğrafyamızda 100 yıldır çözülemeyen kaos günümüzde de daha da derinleşmiştir. Bugün Ortadoğu’da yaşanan çatışmaların kaynağı da budur” diye belirtti.


‘Kültürel değerlerimiz sular altına alınmaktadır’


“Petrol gibi stratejik bir öneme sahip olan su kaynakları, anlatıla geldiği gibi sınırsız değildir” sözlerine yer veren Gülistan, “Önemli bir yaşamsal kaynak olan su ve su kaynakları ekolojik dengenin bozulmaya başlaması ile birlikte yeni sorunların da kaynağı haline gelmiştir. İnsanların en temel ihtiyacı olan su, aynı zamanda enerji ve tarımsal üretimde önemli bir kaynaktır. Enerji kaynaklarının sınırlı olması nedeniyle, nehirler, derler hatta bazı bölgelerde göller, doğal su kaynakları piyasa ekonomisinin çarkı içerisinde, ekolojik yaşam ve ekolojik denge göz ardı edilerek kar ve rant amaçlı girişimlere heba edilmektedir. Bölgemizde son 20 yılda planlanan ve yapılmaya başlanan 100’ü aşkın baraj ile 400 HES ile Mezopotamya coğrafyası adeta kuşatılmıştır. Yanı başımızda yapılan Ilısu Barajı sadece verimli toprakları, kasabaları köyleri değil, binlerce yıllık tarihi ve kültürel değerlerimizi de sular altına alınmaktadır” ifadelerine yer verdi.


‘Bölge birçok ülkenin ham madde deposu haline getirilmiştir’


HES’ler ve barajlardan kısa vadede elde edilen rantın uzun vadede coğrafyada tüm canlıları ve doğal yaşamı tehdit ettiğini de kaydeden Gülistan, canlıların doğal yaşamının bir maddi değerle ölçülemeyeceğini de ifade etti. Bölgede maden ocaklarından çıkarılan ham maddelerin başta Çin olmak üzere birçok ülkede işlendiğine dikkat çeken Gülistan, “Mezopotamya coğrafyası ilk tarımın yapıldığı, hayvanların evcilleştirildiği bir coğrafya olmasının yanı sıra madenlerinde ilk olarak bu topraklarda işlendiğini biliyoruz. Tüketime dayalı üretim ilişkileri, serbest piyasa ekonomisi geliştikçe bu madenlerin ihtiyaçlar doğrultusunda çıkartılıp işletilmesi yerine gittikçe büyüyen sektörün kar hırsına kurban edilmektedir. Bölgemizde madenleri işleyen birçok işletme bir yandan özelleştirip, kapatılırken, coğrafyamızda yeni maden ocaklarına her gün bir yeni maden ocaklarına her gün bir yenisi eklenmektedir. Açılan ocaklardan çıkartılan madenler bölge dışındaki işletmeler ile yurtdışına ithal ham madde olarak ihraç edilmektedir. Bugün bölge illeri başta olmak üzere, Çin gibi birçok ülkenin ham madde deposu haline gelmiştir” şeklinde konuştu.


Atölyenin petrol ve madenciliğin yanı sıra alternatif ve yenilenebilir enerji politikalarını da ele alacaklarını söyleyen Gülistan, Mezopotamya coğrafyasının alternatif enerji açısından önemli bir potansiyele sahip olduğunu belirterek, “Coğrafyamızın tahrip edilmeden ihtiyacımız olan enerji politikaları bu atölyemizin en önemli tartışma konularından biridir” dedi.


Gülistan’ın konuşması ardından atölye basına kapalı olarak devam ediyor. 


(mg)