‘Göçmen kadınlar için kriz merkezleri kurulsun’
18:23
JINHA
İSTANBUL - İstanbul’da 30 kadın örgütü, Kumkapı sokaklarında göçmenlere yönelik ucuz emek politikalarını, ayrımcılığı ve göçmen kadınlara yönelik fuhuşa zorlama, taciz ve tecavüzleri protesto etti. Göçmen kadınlara yönelik taleplerini sıralayan kadın örgütleri, travma desteği dahil, ücretsiz sağlık hizmeti ve destek alabilecekleri cinsel şiddet kriz merkezleri kurulmasını istedi.
İstanbul’da bir araya gelen çok sayıda kadın örgütü, göçmen kadınlara yönelik ucuz iş gücü, ayrımcılık, fuhuşa zorlama, taciz ve tecavüzleri protesto etti. 30 kadın örgütü 1,5 saat boyunca Kumkapı sokaklarında bando ve sloganlarla yürüdü. Basın açıklamasında göçmenlere yönelik ucuz emek politikalarına, gündelik ayrımcılık pratiklerine ve göçmen kadınlara yönelik fuhuşa zorlama, taciz ve tecavüzlere dikkat çekildi. Tecavüzün meşrulaştırılmasını ve cezasızlığı kınayan kadınlar, “Göçmen kadınların çalışma ya da oturma izinlerinin olmaması kimseyi bu suçlardan dolayı cezalandırılmaktan muaf tutmaz” dedi.
‘Göçmen kadınlar fuhuş çetelerine teslim ediliyor’
İşverenlerin yasal boşluklardan yararlanarak, göçmenleri daha düşük haftalık ücrete, daha uzun çalışma saatlerine mahkum ettiği kaydedilen açıklamanın devamında şunlar belirtildi:
“Ayrıca ücretleri de ödenmiyor. Bu koşullarda göçmenler ailelerine para göndermek bir yana, kendi yaşamsal ihtiyaçlarını bile karşılayamıyorlar. Alabildikleri ücretin önemli bir kısmı yüksek fiyattan kiralanan yataklara/odalara ve yemek gibi yaşamsal ihtiyaçlara gidiyor. Ev sahiplerinden veya komşuları tarafından şikayet ve evden çıkarma tehditleri ile sürekli taciz edilen göçmen kadınlar, fuhuş çetelerine bile teslim edilebiliyorlar. Göçmen kadınların bizimle paylaştıkları deneyimler arasında özellikle işverenlerin ve esnafın tacizi ve tecavüzü önemli bir yer tutuyor. Örneğin Beyazıt’taki küçük atölye sahiplerinin göçmen kadınlara yaygın olarak cinsel taciz ve tecavüz ettiklerini, hatta iş yerlerinde tecavüz için özel olarak oda ayıran patronların olduğunu da biliyoruz. Kamusal alanda yok sayılıp, görmezden gelinen göçmen kadınlar boğaz tokluğuna çalıştırılırken, kağıtsızlıkları ve sınırdışı edilme korkusu nedeniyle uğradıkları şiddeti ve tecavüzü şikâyet bile edemiyorlar.”
Açıklamanın devamında kadınlar taleplerini şöyle sıraladı:
“- Göçmen olsun olmasın biz kadınlar sokakta taciz edilmeden yürüyebileceğimiz ve çalışabileceğimiz şekilde güvenliğin sağlanmasını,
- Taciz ve tecavüz suçu işleyen esnaf ve işverenlerin cezalandırılmasını,
- Hukuki durumlarına bakılmaksızın kadınların maruz kaldıkları şiddet ve tecavüzü çekinmeden şikâyet etmelerini sağlayacak mekanizmaların oluşturulmasını ve her türlü hukuki yardımın sağlanmasını,
- Türkiye’nin imzaladığı uluslararası sözleşmeler ve CEDAW’ın Kadın Göçmen İşçilerle İlgili 26 Sayılı Genel Tavsiye’si doğrultusunda cinsel şiddet gören kadınlara koruma sağlanmasını,
- Göçmen kadınların başvurabilecekleri çok-dilli danışma merkezlerinin kurulmasını,
- İş yerlerinde uğradıkları cinsel taciz ve hatta tecavüz sonucu seks satmaya zorlanan göçmen kadınlar cinsel yolla bulaşan hastalıklar nedeniyle risk altındalar, travma desteği dahil, ücretsiz sağlık hizmeti ve destek alabilecekleri cinsel şiddet kriz merkezleri kurulmasını istiyoruz.”
(mg)

