Tanıklardan 14 Temmuz direnişi…

19:27

JINHA


AMED  – Diyarbakır 78’liler Girişimi tarafından düzenlenen 14 Temmuz direniş panelinde konuşan Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Gültan Kışanak, Diyarbakır Cezaevi’nde büyük bir vahşetin, insanlık suçunun ve işkencenin yaşandığını ancak tarihin akışını değiştirecek bir direnişin de yaşandığını belirtti.


Diyarbakır 78’liler Girişimi 14 Temmuz direnişini konu alan bir panel gerçekleştirdi. Cegerxwîn Kültür Sanat Merkezi Konferans Salonu’nda düzenlenen panele TUHAD-DER, Göç-Der, Diyarbakır Tabipler Odası, Mardin ve Urfa 78’liler derneği temsilcileri,  Diyarbakır Eğitimciler Derneği, İHD, MEYA-DER, PKK'nin öncü kadrolarından Ali Çiçek'in ablası Ayşe Çiçek, Kürt özgürlük mücadelesinde 4 çocuğunu kaybeden Sakine Arat, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Gültan Kışanak ve Kürt Yazarlar Derneği katılım gösterdi. Panelin yapıldığı salona Kürtçe ve Türkçe “Mazlum kibriti çaktı dörtler bedenlerini yaktı 14 Temmuz direnişini zirveye taşıdı”, “5 Nolu Cezaevi’nin direniş sembolü olan Sakine Cansız ve yoldaşlarını saygıyla anıyoruz”, “Onurlu yaşamı uğrunda ölecek kadar sevmişti”, “14 Temmuz ruhuyla özgür yaşama” pankartları asıldı. Ayrıca salona 14 Temmuz zindan direnişinde yaşamını yitirenlerin isimleri ve fotoğraflarının yer aldığı pankart ile Paris’te katledilen Kürt kadın siyasetçileri Sakine Cansız, Fidan Doğan ve Leyla Şaylemez’in posterleri asıldı. 


Gültan Kışanak: Diyarbakır Cezaevi direnişin kalesiydi


Fethi Süvari’nin Moderatörlüğünü yaptığı panele 78’liler Derneği Başkanı M. Gani Alkan, siyasetçi Ali Oruç, HDP Milletvekili Kemal Aktaş, siyasetçi İrfan Güler konuşmacı olarak katıldı. Bir dakikalık saygı duruşu ile başlayan panelde 14 Temmuz direnişinin anlatıldığı sinevizyon gösterisi yapıldı. Panelde ilk olarak konuşan Diyarbakır Büyükşehir Belediye Eş Başkanı Gültan Kışanak, Diyarbakır Cezaevi’nin aslında işkencenin değil, direnişin kalesi olduğunu ifade etti. “Tarihte hep son sözü direnenler söylemiştir” diyen Gültan, Diyarbakır Cezaevi’nde büyük bir vahşet, insanlık suçu ve işkencelerin yaşandığını ancak tarihin akışını değiştirecek kadar güçlü bir direnişin yaşandığını da sözlerine ekledi.


‘Kahramanlık ruhuyla Kobanê direnişini sahiplenmeliyiz’


Diyarbakır Cezaevi’ndeki direniş sayesinde Kürt halkının şimdiki konuma geldiğini dile getiren Gültan, “Bugün anılan kahramanlardan M. Hayri Durmuş'un son nefesinde mezar taşıma Halkıma borçluyum diye yazılmasını istemesi bir kahramanlık gerçeğinin varlığına işaret ediyor. Kahramanlarımızın yaptıkları yanında bizim yaptıklarımız deryada bir damla bile değildir. Ne mutlu bize, onların yarattığı bu deryada bir damla olabilmek” diye konuştu. Rojava’ya yönelik IŞİD saldırısını kınayan Gültan, “Şimdi yapmamız gereken aynı ruhla Kobanê direnişini sahiplenmektir. Bununla Kürt halkı geri dönüşü olmayacak bir özgürlük yoluna girecektir. Halkımız bu onurlu yürüyüşün içinde var olmalıdır” dedi. Tüm halkı Rojava devrimi sahiplenmeye çağıran Gültan,  içinde yer almasını “Rojava devrimini zaferle taçlandırma sözü vermeye davet ediyorum. Bizlerde bunun çabası içinde olacağız” diye belirtti.


‘Ütopyamızdan başka bir şeyimiz yoktu’


Zindandaki direniş sürecini aktaran siyasetçi İrfan Güler, 14 Temmuz direnişini anlattı. “Onların kişiliği, yaşamı, hayalleri ve ütopyalarını bilmek gerekiyor. Ütopyadan başka bir şeyimiz yoktu. Ütopya yaratan Önderlikti, havarileri Hayri, Mazlum arkadaşlardı. Kürdistan’da aydınlanma tohumlarını eken arkadaşlardı” şeklinde ifade etti. Cezaevi direnişinde vahşetin Esat Oktay’dan sonra başladığını belirten İrfan, Hayri Durmuş’un yaşanan vahşet karşısında “Örgütümüz yok artık. Bundan böyle kim direniyorsa hepimiz onu esas alacağız. Direnen kimse örgüt odur, PKK odur, Önderlik gerçeği odur” dediğini belirtti.  


‘Işığı gören koşacaktı’


Diyarbakır 78’liler Girişimi Başkanı M. Gani Alkan, Diyarbakır Cezaevi’nde 12 Eylül 1980’lerde siyasi tutsakların sistematik bir uygulamaya tabi tutulduğunu belirterek, “Bir direniş kıvılcımı arayışı vardı. Işığı gören ona doğru koşacaktı. İşkence uygulamaları bizde normal bir yaşama dönmüştü. Esat Oktay tutsakların örgütlenmemeleri için göz göze gelmelerini bile istenmiyordu” şeklinde belirtti.


Akif Yılmaz ve Hayri Durmuş’un ailelerinden panele mesaj


Panele Akif Yılmaz ve Hayri Durmuş’un aileleri panele yazılı mesaj gönderdi. Okunan mesajların ardından söz hakkı verilen Ali Çiçek'in ablası Ayşe Çiçek’in gözyaşlarına hakim olamaması nedeniyle konuşmakta zorluk çekti. Bu sırada salonda duygusal anlar yaşandı.  Panel siyasetçi Ali Oruç ve HDP’li vekil Kemal Aktaş’ın  14 Temmuz direnişini anlatmasıyla sona erdi.


(sg-rk/mg)