Gültan: Kürtler kendi ekonomisinde söz sahibi olmalıdır
08:34
Derya Ceylan / JINHA
ELİH - "Demokratik Ekonomi Konferansına Hazırlık Atölyeleri" kapsamında yapılacak çalışmaların bölge ekonomisine önemli katkılar sunacağını belirten Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Gültan Kışanak, yoksulluğun bölge halkının kaderinin olmadığını belirterek, "Bu topraklarda yaşayan insanlar, yer altı ve yer üstü zenginliklerinin de sahibidir. Burada bir işletme kurulacaksa, üretim yapılacaksa, kesinlikle Kürdistan halkının bu konuda söz sahibi olması lazım" dedi.
Demokratik Toplum Kongresi, Ticaret Sanayi Odası ve 3 büyükşehir belediyesi tarafından başlatılan "Demokratik Ekonomi Konferansına Hazırlık Atölyeleri" kapsamında bölgenin ekonomik yapısının masaya yatırıldığı ve bölgenin yer altı ve yer üstü kaynaklarının tartışıldığı atölye çalışmalarından birincisi Batman'da gerçekleştirildi. Batman'da düzenlenen hazırlık atölyesine katılan Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Gültan Kışanak, bölgenin ekonomik durumunu değerlendirdi.
'Bölge gerçek tarihinden uzaklaştırıldı'
Bölge'nin insanlık tarihi içerisinde en verimli yerleşim alanı olduğunu hatırlatan Gültan, günümüzde bölge halkının yoksulluk içerisinde olduğunu söyledi. Gültan, "Kürdistan'da büyük bir yokluk, yoksulluk ve işsizliğin yanı sıra üretimden düşmüş bir durum söz konusudur. Ne yazık ki, Kürdistan'da tarım ve hayvancılık bitmek üzere, sonuç olarak böylesine ekonomik yıkım düzeyine gelmiş. Oysa bu topraklarda tarımın ilk yapıldığı, su kaynaklarının bol olduğu ve medeniyetlerin bu bölgede geliştiği bir hakikat var" şeklinde konuşarak, bölgenin gerçek tarihinden uzaklaştırıldığını ifade etti.
'Ekonomik olarak güçlenmeden sorunlarımızı çözemeyiz'
Yoksulluğun bölge halkının kaderinin olmadığını belirten Gültan, bölgenin ekonomik yapısının değişmesinin şart olduğunu dile getirdi. Bölgenin ekonomik açıdan güçlendirilmesi için yapılacak çalışmalar hakkında bilgi veren Gültan, "Biz halkımızın üretim dışına itilmiş kesimlerini yeniden üretici güç haline getirebiliriz. Bu yüzden bunları tartışmak için ekonomi konferansını düzenliyoruz. Konferansa giden yolda önceliğimiz atölye çalışmalarıdır. Batman'da bu atölyelerden ilki olan yer altı ve yer üstü kaynaklarımız konulu atölye çalışmasını yaptık. Bu çok önemli bir konu, çünkü ekonomik olarak güçlenmeden hiçbir sorunumuzu çözme şansımız yok" diye belirtti.
'Bölge ekonomisinin yok olmasının nedeni sömürü politikalarıdır'
Bölge ekonomisinin yok denecek düzeye gelmesinin nedeninin devletin uyguladığı sömürü politikalarından dolayı olduğunu belirten Gültan, "Kürt halkına karşı dayatılan inkar, imha, asimilasyon ve kimliksizleştirme politikalarına 'dur' demek istiyorsak, kimlik sorunumuzu çözmek istiyorsak, halk olarak var olmak istiyorsak, öz yönetimlerimizi kurmak istiyorsak, bütün bu politik konuların içerisinde ve asıl temelinde ekonomiyi tartışmamız gerekiyor. Bütün bunlara hizmet edecek ve bir bütün olarak Kürdistan'ın tüm ekonomisini, ilgili insan gücünü, sermayesini, yer altı ve yer üstü kaynaklarını, merkezi hükümetin ilişkilerini, küresel sistem içerisindeki yerini bir bütün olarak bu konferansta tartışacağız" dedi.
'Yer altı ve yer üstü kaynaklarında söz halkın olmalı'
Gültan, şimdiye dek ekonomik yaşamın devlet tarafından düzenlendiğini ifade ederek, bölgenin yer altı ve yer üstü kaynaklarından faydalanması için yeni düzenlemelere gidilmesi gerektiğini kaydetti. Gültan, "Yer altı ve yer üstü kaynaklar, madenler, enerji kaynakları, jeotermal kaynaklar ve su kaynakları tamamen merkezi hükümetin denetimindedir. Bu son derece yanlış bir durum ve kesinlikle itiraz etmemiz gereken köklü bir konudur. Bu topraklarda bin yıllardan beri yaşayan insanlar, bu toprakların yer altı ve yer üstü zenginliklerinin de sahibidir. Burada bir çalışma yapılacaksa, bir işletme kurulacaksa, üretim yapılacaksa, kesinlikle Kürdistan halkının bu konuda söz sahibi olması lazım" diye konuşarak, bölgedeki ekonomik faaliyetlerde öncelikle halkın söz söyleme hakkına sahip olduğunun altını çizdi.
'Kaderimizi kendi elimize almak istiyoruz'
Gültan, bölgedeki yerel kaynaklar üzerinde söz sahibi olmak istediklerini ifade ederek, demokratik özerklik çerçevesinde yeni planlamaların düzenleneceğini dile getirdi. Türkiye'nin altına imza attığı yerel yönetimler ve özerklik şartının en önemli maddelerinden birinin 'mali özerklik' olduğunu kaydeden Gültan, "Merkezi hükümet planlama yaparken kesinlikle yerel yönetimin bu konudaki görüşünü ve onayını almakla beraber bölgeler arası gelişmişlik farkını dikkate alarak, gelişmiş bölgelerden diğer bölgelere kaynak aktarmak zorundadır. Yerel kaynaklar konusunda yerel yönetim temsilcilerinin de söz sahibi olması lazım. Bütün bu düzenlemeler yeniden yapılmalı. Bize dayatılan yokluk ve yoksulluk kaderini değiştirmek istiyoruz, kaderimizi kendi elimize almak istiyoruz" ifadelerini kullandı.
'Kendi ekonomi değerlerini üreten bir toplum arzuluyoruz'
Ekonomi konferansına hazırlık için yapılacak atölye ve çalıştaylara bölgedeki iş çevrelerinin de dahil olduğunu ifade eden Gültan, iş çevrelerinin yerel ekonomide önemli bir konuma sahip olduğunu dile getirdi. Gültan, iş çevresiyle beraber bölge ekonomisi üzerine tartışmalar yürütmeye devam edeceklerini belirterek, "Biz bir bütün olarak Kürdistan ekonomisini tartışıyoruz ancak, ekolojik toplumu, politik ve ahlaki toplumu da içine katarak, belli ilkeler çerçevesinde yapılması gerekenleri tartışmaya açacağız. Bu anlamda komünler, kooperatifler, topluluk ekonomisi ve geçimlik ekonomisini oluşturmanın yanı sıra toplumun kendisini üretici güç haline getirebilmesi, kendi ihtiyacını karşılayabilecek, kendi kendine yetecek ekonomik değerleri üreten bir toplum haline getiren bir üretimi arzuluyoruz" sözlerini ifade etti.
'Sanayileşme ve üretim bölge ekonomisi için önemli'
Ekonominin önemli bir alanını oluşturan sanayileşmenin ve üretimin önemine dikkat çeken Gültan, sanayileşmenin ve üretimin bölge ekonomisinde önemli bir paya sahip olduğunu vurguladı. Gültan, ekonomi konferansında bölgedeki ekonomi çevresinin yer almasının olumlu sonuçlar doğuracağını belirterek, "Biz bu konferansta bütünlüklü olarak Kürdistan'ın tüm ekonomik dinamiklerini buradan Kürdistani bir refleks gösterecekleri tartışmanın içinde görmek istiyoruz. Çünkü yokluk ve yoksulluk bir tarafından emek sömürüsü ile ilgilidir, bir taraftan kapitalist üretim biçimi ile ilgilidir, aynı zamanda sömürgecilik ilişkisi ile ilgilidir. Bu nedenle Kürdistan'da üretim yapmak isteyen sermaye çevreleri, işletme sahipleri, endüstriyi geliştirmek isteyen çevreler politik ve ahlaki toplum ilkelerine uygun olarak, emeğe, doğaya saygılı bir üretim ilişkisi içinde olmalıdır. Bu konferansın bir bileşeni de iş çevreleridir. Bu yüzden iş çevreleri de gelip buradan bu duruşu bu katılımı gösterirlerse tüm Kürdistan'ın ekonomisi adına son derece önemli bir adım olacak" şeklinde konuştu.
(dc/mg)

