DTK 3. Kadın Buluşması başladı

11:51

JINHA


AMED –  DTK 3. Kadın Buluşması’nda konuşan DTK Eş Başkanı Aysel Tuğluk, “Kürt sorununda yeni bir dönemin kapısı açılmıştır. Başarıyı getirecek olan yine Kürt halkının mücadelesidir. Yüz yıllık bir sorunun önü aralanmışken mücadeleye daha sıkı bağlanmalıyız” dedi. “Rojava’daki devrim kaybederse, tüm Kürt kadınları kaybetmiş olacaktır” diyen Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Gültan Kışanak ta, kadınların bu bilinçle örgütlenmesi gerektiğinin altını çizdi.


Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Kadın Meclisi öncülüğünde, “Kadın Öncülüğünde Rojava Devrimiyle Ulusal Birliğe” şiarıyla DTK 3. Kadın Buluşması başladı. DTK Konferans Salonu’nda gerçekleşen buluşmaya, DTK Eş Başkanı Aysel Tuğluk, Diyarbakır Büyükşehir Belediye Eş Başkanı Gültan Kışanak, Feleknaz Uca,  Mardin Belediye Eş Başkanı Februniye Akyol, DBP Diyarbakır İl Eş Başkanı Zübeyde Zümrüt, DÖKH, DTK Kadın Meclisi, Barış Anneleri Meclisi’nin yanı sıra 47 kurum, siyasi parti, Kürt siyasi anlayışların ekonomik, sosyal, kültürel ve her tür alandan kadınlar katılım gösterdi. Buluşmada divana HDP Kars Milletvekili Mülkiye Birtane, DTK Kadın Meclisi üyesi Songül Morsümbül, DTK Kadın Meclisi üyesi Meral Güngör ve Sema Koç seçildi. Demokrasi mücadelesinde yaşamını yitirenleri adına yapılan bir dakikalık saygı duruşunun ardından buluşmanın açılış konuşmasını Mülkiye Birtane yaptı. Mülkiye, “14 Temmuz direnişinin ardılları olarak, devrimci yoldaşlarımızın anıları önünde saygıyla eğiliyoruz. Aynı zamanda Rojava’da gerçekleşen direnişi buradan selamlıyoruz. Geçtiğimiz gün yaşamını yitiren yoldaş Rıza Altun’un annesi yoldaş Hatice Anaya Allahtan rahmet diliyoruz” dedi.


‘14 Temmuz direnişi önünde saygıyla eğiliyoruz’


Ardından DTK Eş Başkanı Aysel Tuğluk kürsüye çıktı. Konuşmasına Diyarbakır Askeri Cezaevi’nde 1982 14 Temmuz tarihinde ölüm orucuna duran Akif Yılmaz, Kemal Pir, Hayri Durmuş ve Ali Çiçek’i anarak başlayan Aysel, “14 Temmuz direnişi eğer gerçekleşmemiş olsaydı, belki de bu gün bu toplantıları gerçekleştiremeyecektik. Kürdistanlı kadınlar olarak onların yolunda ilerlemeye mükellefiz. Değişen süreç içerisinde mücadelemizi güncelleyerek yola devam etmeliyiz” dedi. Kürt hareketinin dogmatik bir hareket olmadığının altını çizen Aysel, Kürt hareketinin dinamik özelliğinden dolayı gelişen sürece göre şekillendiğini belirtti. “İçinde bulunduğumuz tarihsel süreç, yeni koşullar yaratmamızı gerektiriyor” diyen Aysel, Ortadoğu’da halk tarafından başlatılan Arap Baharı’nın kapitalist güçlerin ele geçirerek savaşa çevirdiğini ve bu nedenle PKK Lider Abdullah Öcalan’ın başlattığı çözüm sürecinin kaçınılmaz bir yol olduğunu ifade etti.


‘Radikal demokrasi ekmek su kadar önemli’


Aysel, “Kürt sorununda yeni bir dönemin kapısı açılmıştır. Başarıyı getirecek olan yine Kürt halkının mücadelesidir. Yüz yıllık bir sorunun önü aralanmışken mücadeleye daha sıkı bağlanmalıyız. Abdullah Öcalan zaten Kürt halkının izleyeceği rotayı yeni bir siyaset paradigmasıyla göstermiştir. Sayın Abdullah Öcalan, içinde bulunduğumuz süreci, demokratik kurtuluş ve özgür bir yaşam parolasıyla belirlemiştir” diyerek Abdullah Öcalan’ın çizdiği paradigma ile Kürt hareketini mücadeleye çağırdığını söyledi. İçine girdiğimiz müzakere dönemi nedeniyle, kadınların değişim zorunluluğunun tam ortasında bulunduğunu dile getiren Aysel, “DTK tüm Kürdistani halkların bir araya geldiği çatı görevini alıyor. Bu nedenle yeniden yapılanma hamlesini başlatıyor. DTK, 2007’den bu yana önemli çalışmalar yürütse de kadın konusunda eksik kalmıştır. Çözüm sürecinde kadınların ne kadar önemli bir rol oynadığını bildiğimiz için DTK içindeki kadınların kendi demokratik özerklik hamlesiyle meclisleşmeye gidiyoruz. Kürt hareketi olarak yerel, ulusal ve Ortadoğu içerisinde demokrasiyi iddia ederken, kendi içimizde de demokrasiyi sağlamlaştırmalıyız. Bunun en büyük örneğini tüm kurumlarda hayata geçirdiğimiz cinsiyet eşitliğini sağlamlaştırarak yapabiliriz. Radikal demokrasi ekmek su kadar önemliyken sorunları çözmek için kadınlar olarak öncü rol alacağız” şeklinde konuştu.


 ‘Kürt hareketi Ortadoğu’da demokrasinin lokomotifi haline geldi’


Demokratik özerkliğin eril bakış açısını alaşağı edecek bir sistem olduğunu söyleyen Aysel, “Bu gün burada demokratik özerkliğin sekiz temel boyutunu tartışarak, demokratik özerkliği inşa etme programları hazırlayacağız. Kadın olmasa, ekonomi, kültür, siyasi, toplum, ekoloji, öz savunma, diplomasi ve sosyal alan da olmaz demektir. Kürdistan’da yaşayan bütün halklar olarak böylesi kritik bir süreçte bir araya gelerek demokratik özerkliğin kurulması için tartışmalar düzenleyeceğiz” dedi. Kürt mücadelesi içinde kadınların yıllardır kadın kurtuluş ideolojisi çerçevesinde mücadele verdiğine dikkat çeken Aysel, “Yıllardır verdiğimiz mücadelenin ilk meyvesini Rojava’da gerçekleşen kadın devriminde yedik.  Ortadoğu’da demokrasinin lokomotifi haline gelen Kürt özgürlük mücadelesini, Rojava’da devrimine öncülük eden kadınlar sağlamlaştırdı. Bu nedenle biz Kürdistani kadınlar olarak güçlü olduğumuzun farkındayız. Yeni bir sürece girerken tüm kadınların bu gücünün farkına varıp hareket etmesini umuyorum” şeklinde konuştu. Konuşmasını YPG ve YPJ’yi selamlayarak bitiren Aysel, “Küresel ve bölgesel güçlerin desteği ile Kobanê’ye saldıran IŞİD çetelerini, Rojava’daki kadın arkadaşlarımızın geri püskürteceğinden eminim. Kürdistani kadınlar olarak onların arkasında olduğumuzu yeniden belirtiyorum” diye belirtti.


Gültan: Kürt Ulusal Kongre’ye gitmek şart oldu


Aysel’in ardından konuşan Diyarbakır Belediye Eş Başkanı Gültan Kışanak, “Yeni bir kongreye giderken, Kürdistanlı bir kadın olarak bundan sonra çok daha etkin bir şekilde DTK’nın çalışmalarına katılarak, kadın bilinciyle hareket edeceğim” diye belirtti. Kürtlerin kritik ve tarihsel bir dönemden geçtiğini ifade eden Gültan, Kürt halkının ulusal birliğiyle Türkiye’nin demokratik bir sürece gireceğini dile getirdi. Kürt ulusal hareketinin örgütlenerek demokratik sürece girme konusunda mücadele etmesi gerektiğinin altını çizen Gültan, Kürt Ulusal Kongresi’nin gerçekleşmemesi için ayak direten Mesut Barzani’ye çağrıda bulunarak, “Rojava’da gerçekleşen bunca katliam söz konusu iken, bir araya gelerek ulusal kongreyi gerçekleştirmek artık zorunlu bir hal aldı” diye konuştu. Rojava devrimini tüm Kürt kadınlarının sahiplenmesi gerektiğini belirten Gültan, “Rojava’daki devrim kaybederse, tüm Kürt kadınları kaybetmiş olacaktır. Bu bilinçle örgütlenmeliyiz. Demokratik özerkliğin  teminatı olan Rojava kadın devriminin bilincinde olarak, toplantımızın tartışmalarını bu şekilde ilerletmeliyiz” dedi.


Gültan’ın konuşmasının ardından Mülkiye, DTK Kadın Meclisi faaliyet raporunu okudu. Faaliyet raporunun ardından buluşma oturumlarla devam edecek.


(ekip/mg)