'Ekonomiyi ekolojiden bağımsız düşünemeyiz'

08:44

Derya Ceylan / JINHA


ELİH - Ekonomiye dönük çalışmaların ekolojik yaşamdan ayrı düşünülemeyeceğini ifade eden Akademisyen Özlem Yeniay, "Biz neden ekoloji diye vurguluyoruz; çünkü kendimizi bu sistemin, bu ekolojinin ortasından çekip hem birbirimizle, hem de diğer canlılarla temas halinde olabileceğimiz başka bir ekonomi, başka bir yaşam formülü istiyoruz. Dolaysıyla ekonomiyi ekolojiden bağımsız düşünmenin mümkün olmadığını belirtiyoruz" dedi.


Demokratik Toplum Partisi (DTK), Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi ve Ticaret ve Sanayi Odası tarafından 14 Eylül tarihinde "Demokratik Ekonomi Konferansı" düzenlenecek. Hazırlık atölyeleri kapsamında ekonomiye dönük yapılan çalışmaların birincisi Batman'da düzenlendi.  Batman'da düzenlenen Su, Enerji ve Maden konulu atölyenin bileşeni olarak yer alan Akademisyen Özlem Yeniay, yaklaşık dört yıldır ekoloji hareketi içerisinde yer aldığını ifade etti. Ekonominin ekolojiden bağımsız ele alınamayacağını belirten Özlem, yeni bir yaşam için yeni ekonomik olanakların açığa çıkarılması gerektiğini söyledi.


'Abdullah Öcalan'ın yazılarında faydalandık'


Karadeniz bölgesinde yaptıkları çalışmaların DTK ile temas halinde yürüttüklerini kaydeden Özlem, çalışmalarında,  PKK Lideri Abdullah Öcalan'ın yazılarından faydalandıklarını dile getirdi. Özlem, "Bölge'de yaşanan 30 yıllık savaş süresince halk farkında olmadan hızla gelişen endüstriyelleşme ve kapitalistleşme sürecinden uzak kaldı. Bu yüzden biz halkla bir araya gelerek, kapitalizme karşı var olan potansiyelleri görmek için çeşitli okumalar yaptık. 'Demokratik Ekonomi Konferansı'na hazırlık atölyelerini DTK ve diğer bileşenlerle ortaklaşarak planladık, çünkü biz yeni bir yaşamı düşünüyoruz. Bu anlamda başka türlü bir ekonomiyi inşa etmenin mümkün olmayacağını görüyoruz" şeklinde konuşarak, ekonomi konferansı öncesi yaptıkları hazırlıkları anlattı.                                                           


'Doğa tahribatı farklı coğrafyalarda farklı tarihlerde ortaya çıktı'


Halkın elinden alınmaya çalışılan değerlerin ortak değerler olduğunu belirten Özlem, doğaya yönelik saldırının coğrafyalar üzerinden geliştirildiğini dile getirdi. Türkiye genelinde doğa tahribatının uzun yıllardır yapıldığını söyleyen Özlem, "Doğa tahribatı farklı coğrafyalarda farklı biçimlerde ve farklı tarihlerde ortaya çıkıyor. Karadeniz bölgesinin içinde doğa tahribatının 1990'lı yılların sonunda yavaş yavaş başladığını ve yükseldiğini, hatta Ege Bölgesi'nde ise Bergama ve Ali Ağa da halkın HES'lere karşı verdiği mücadele Türkiye tarihinde önemli bir örnek teşkil ediyor. Kürdistan'a baktığımızda ise sömürgeciliğe karşı 30 yıl boyunca verilen mücadelenin ardından saldırının biçim değiştirmesiyle birlikte birkaç yıldır  ekoloji mücadelesi yükseldi. En azından bu bağlamda siyaset üretme, politika geliştirme ve ortak mücadele etmenin yollarını arama ve en azından düşmanın ortak olduğunu bilmeye başlayan insanları görüyoruz. Bu yüzden bizde aynı biçimde bakmaya başladık" sözlerine yer verdi.


'Toprağı ortadan kaldırmak hafızayı silmek demektir'


Yapılan HES'ler ile birlikte bölgelerin insansızlaştırılmaya çalışıldığını ifade eden Özlem, insanların devlete muhtaç hale getirildiğini söyledi. Karadeniz ve bölge üzerinde uygulanan en temel politikanın insansızlaştırma politikası olduğunu ifade eden Özlem, "Devlet ve sermaye inanlara,  'ben sana istihdam getiriyorum, ben sana iş getiriyorum' diyor. Fakat bunun önceki kısmını söylemiyor, 'ben senin elinden her şeyi aldım, alan benim' demek istiyor. Oysaki halkın bütün değerlerini, dilini kültürünü yok etmek ve toprağı ortadan kaldırmak demek hafızayı silmek demektir. Buda demek oluyor ki oradaki yaşamın kendisini yok etmek anlamına geliyor' şeklinde konuştu.


'Ekonomi ve ekoloji birbirinden ayrı şeyler değil'


Ekonomi ve ekolojinin birbirinden ayrı şeyler olmadığını kaydeden Özlem, kapitalist ekonomiye karşı ekonomik ve ekolojik çalışmaların bir arada yürütülmesi gerektiğini ifade etti. Kapitalist ekonomi anlayışının para ve meta dışında hiçbir şeyi önemsemediğini belirten Özlem, "Biz neden ekoloji diye vurguluyoruz,  çünkü kendimizi bu sistemin bu ekolojinin ortasından çekip hem birbirimizle hem de diğer canlılarla temas halinde olabileceğimiz başka bir ekonomi başka bir yaşam formülü istiyoruz. Dolaysıyla ekonomiyi ekolojiden bağımsız düşünmenin mümkün olmadığını, aksine demokratik katılımcı, kadın özgürlükçü, eşitlikçi ve adil bir yaşamın mümkün olacağını umut ediyoruz" ifadelerine yer verdi.


(dc/mg)