Mücadele etti, ön yargıları yıktı ve başardı…
11:30
Şehriban Aslan / JINHA
MUŞ - Muş'ta hiçbir tepkiye aldırmadan esnaflık yapan Güler Ataş, 1993 yılından bu yana yaşam mücadelesi veriyor. Hiçbir zorluğa aldırmayıp tüm güçlüklere göğüs germiş ve verdiği hayat mücadelesinde tüm ön yargıları yıkmayı başarmış bir kadın…
Bölge genelinde 1990'lı yıllarda yaşanan çatışmalarla beraber köylerin boşaltılması ve yakılması sonucunda binlerce Kürt, bölge illerine ve batı illerine göç etmeye başladılar. Yoksulluğun en acı halini göç ettikten sonra yaşayan Kürtler, gittikleri yerlerde çalışma yaşamı içerisinde yer almak için mücadele etmeyi sürdürdüler. Zorunlu göç mağdurlarından biri olan Güler Ataş, 1993 yılında Diyarbakır'ın Kulp ilçesine bağlı Xeznaxi köyünün yakılması sonucunda eşi ve çocukları ile Muş' göç ettiklerini söyledi. Muş'ta da diğer illerde olduğu gibi hayata tutunmanın ekonomiden geçtiğini kaydeden Güler, Muş'ta ailesi için verdiği yaşam mücadelesini anlattı.
'Yoksulluk içinde bir ömür geçirdim'
Yedi çocuğu ile beraber yoksulluk içinde bir ömür geçirdiklerini söyleyen Güler, "1993 yılından bu yana hem fakirlik hem de işkence gördük. Çocuklarımı o zamanlar çok zor şartlar altında büyüttüm. Ne sabah kahvaltısı nede akşam yemeği vardı. Baktım çocuklarım açlıktan ölecek bende cesaretimi toplayıp Muş'ta alacağım tüm tepkileri bilmeme rağmen elbise dükkânı açmaya karar verdim" dedi.
'Hiçbir zaman baskıları bahane edip çalışmaktan vazgeçmedim'
Güler, açtığı giyim mağazasıyla beraber aile, toplum ve polis baskısına maruz kaldığını söyleyerek, kendisine yönelik önyargıları kırmak için sürekli bir mücadele içinde olduğunu belirtti. Güler, ailesinden destek almadığı için zor günler geçirdiğini ifade ederek, "5 yıl önce giyim dükkânını açtım. Bir kadın ve bir anne olarak Muş'ta çok zor günler geçirdim. Ancak eşim ve çocuklarım bana destek olmuyor. En büyük oğlum çalışıyorum diye beş yıldır benimle konuşmuyor. Sürekli baskı altındayım, fakat hiç bir zaman bu baskıları bahane edip çalışmaktan vazgeçmedim" sözlerine yer verdi.
'Esnaflar bana kötü gözle bakıyordu'
Güler, giyim mağazasını ilk açtığı sıralarda büyük tepkilerle karşılaştığını dile getirdi. Güler, çevresindeki esnafların kendisini yıldırmaya dönük söylemler içerisinde olduklarını dile getirerek, "Onlara sorsaydınız yanlış yerde ve yanlış işle uğraştığımı söylerlerdi. İlk senelerde eve doğru gittiğimde içimde çok büyük bir korku vardı. Caddeden geçemiyordum. Ya bir çocuğumu alırdım yanıma ya da yavaş yavaş o korkularla eve doğru giderdim. Esnafların bana dedikleri ilk şey 'evinde otur yemeğini yap, esnaflık senin neyine? Hangi akılla kadın başına esnaflığa kalkışıyorsun' şeklinde sözleri oldu. Baktılar ki, mecburiyetten bu işi yapıyorum ve mücadelemi bırakmaya niyetim yok, onlarda bu duruma alıştılar" şeklinde konuştu.
'Kadınlar daima dik dursunlar'
Güler, işlettiği giyim mağazasını büyüttüğünü ifade ederek, bunu azimli ve cesaretli oluşuna borçlu olduğunu söyledi. Güler, "Muş gibi erkek egemen zihniyete sahip bir toplumda başarılı olduğumu gördükçe çok mutlu oluyorum. Kadınlar daima dik dursunlar ve dik duruşlarından asla taviz vermesinler. Bütün kadın arkadaşlardan destek bekliyorum. Kadınlar erkeğin zihniyetine boyun eğmesinler ve ayaklarının üstünde dursunlar. Ben başardım diğer kadınlarda başarabilirler" diyerek, kadınların yapacakları her işte başarılı olacağını sözlerine ekledi.
(şa/dc/mg)

