'Medyada kadın sayısının artması ile haber dili değişecek'
08:43
Derya Ceylan / JINHA
AMED - Kadınlar, çalışma yaşamının diğer alanlarında olduğu gibi medya kuruluşlarında da benzer sorunlar yaşıyor. Erkek egemen sistemin kullandığı eril dile dikkat çeken TGC Yönetim Kurulu Üyesi Gülseren Ergezer Güven, "Günümüzde medyada eril dil hakim durumdadır. Erkekleri koruyan, erkek bakış açısını ortaya koyan ve başlık atan gazeteler hala varlığını sürdürüyor. Medyada kadın gazeteci sayısının artması ile haberlerin dili de değişecek" dedi.
Türkiye'de medya kuruluşlarında çalışan kadın gazeteci sayısı 1980'li yıllarda yok denecek kadar azdı. Kadın gazetecilerin sayısı günümüzde artmış olsa da Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) yapmış olduğu son araştırmaya göre medya kuruluşlarında çalışanların üçte ikisi erkek, üçte biri ise kadınlardan oluşuyor. Kadın gazetecilerde geçmişe oranla önemli bir artış yaşandığına dikkat çeken Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu Üyesi Gülseren Ergezer Güven, kadın gazetecilerin sayısındaki artışla beraber günümüzde karşılaştığı sorunlar ve çözümüne yönelik değerlendirmelerde bulundu.
'Gazeteci arkadaşlarımızın davalarını takip ediyoruz'
Yaklaşık 20 yıl, Milliyet Gazetesi'nde çalıştığını belirten Gülseren, Yeni Yüzyıl Gazetesi'nde de dört yıl gazetecilik mesleğine devam ettiğini kaydetti. Gülseren, "Son birkaç yıl içerisinde basının diğer alanlarında olduğu gibi Milliyet gazetesinde de işten çıkarma durumu söz konusuydu. Bu işten çıkarılanlar arasında ben de vardım. Fakat ben bu mesleğe gönül veren bir insan olarak hiç durmadım. 2002 yılından bu yana TGC'de çalışarak, mesleğimi sürdürmekten vazgeçmedim. Aynı zamanda cezaevinde olan meslektaşlarımızın da TGC olarak davalarını takip ettik" dedi.
'Medya da kadınlar yönetim kademelerinde yer almıyor'
Kadın gazetecilerin sayısının 1980'li yıllarda az sayıda olduğunu belirten Gülseren, günümüzde ise kadın gazeteci sayısının geçmişe oranla daha fazla olduğunu söyledi. Gülseren, kadın gazetecilerin sayısının artmasının beklentileri karşılamadığını ifade ederek, "Kadınlar hayatın birçok alanında olduğu gibi medyada da maalesef hak ettiği yerde değil. Kadınlar, medyada da, diğer kurumlarda da toparlayıcı doğal yeteneklerini ortaya koyarak çalışıyorlar. Ama yönetim kademelerine baktığımız zaman yetkili pozisyonlarda özellikle parmakla sayılacak kadar az sayıda kadın var. Medya kuruluşlarında editör olarak çok sayıda kadın olmasına rağmen, yazı işleri müdürü, yayın koordinatörü, yayın yönetmenliğinin ne kadarı kadın diye baktığınızda orada bizi memnun edecek bir tabloyla karşı karşıya kalamıyoruz. Yayın yönetmenliği görevine atananlarında ömürleri çok uzun olmuyor" sözlerine yer verdi.
'Kadın sayısı artarsa eril dil değişir'
Medyada eril dilin hakim olduğunun altını çizen Gülseren, medyada kadına yönelik şiddette sürekli bir mazeret arandığını kaydetti. Erkekleri koruyan, erkek bakış açısını ortaya koyan ve başlık atan gazetelerin varlığına işaret eden Gülseren, medyadaki kadın sayısının artması ile haberin dilinin değişeceğini vurguladı. Gülseren, TGC bünyesinde oluşturulan kadın komisyonunun geç kalınmış bir oluşum olduğunu söyleyerek, geç kalınmış da olsa farkındalık yaratacak çalışmalara imza atacaklarını ifade etti.
'Kadın gazetecilerde mobbinge uğruyor'
Gülseren, kadın gazetecilerin yaşadığı sorunlara değinerek, yönetim kadroları tarafından kadınların uğradığı haksızlıklara işaret etti. Gülseren, "Kadınların hamile kalması, çocuğunun olması veya çocuğunu emzirmesi gibi durumlar kadınların çalışma yaşamını etkiliyor. Bu etkilenmeyi devam ettiren mobbing uygulaması günümüzde sık rastlanan bir durum haline gelmiş. Yöneticiler, eğitim düzeyi, dünya görüşü ne olursa olsun mobbingi uygulamaya devam ediyor" şeklinde konuşarak, günümüzde medyada çalışıp ta mobbinge uğramayan kadın sayısının az olduğunu söyledi.
'Erkek yöneticiler mobbing uygulamasını fırsata dönüştürüyor'
Kadınların mücadeleci tavrının erkek yöneticilerde rahatsızlığa neden olduğuna dikkat çeken Gülseren, erkek yöneticilerin mobbing uygulamasını fırsata dönüştürdüğünü söyledi. Gülseren, kadınların artık mobbing davaları açabilme hakkına sahip olduğunu dile getirerek, "Kadınlar artık mobbinge maruz kaldıkları için dava açarak haklarını savunabiliyor. Temennim hiçbir kadının mobbinge uğramamasıdır. Bu yüzden bütün erkek yöneticilere sesleniyorum, lütfen kadınların gücünden, zekasından ve yeteneklerinden yararlanın. Onlara fırsat sunun, hak ettikleri pozisyonlara gelmelerine engel olmayın" dedi.
(dc-rt /mg)

