‘İsrail adil bir ateşkesten daima kaçmıştır’
08:50
Yıldız Çelik / JINHA
İSTANBUL – İsrail’in Gazze’ye saldırısı sonucu dört yakını kaybeden 27 yaşındaki Filistinli çevreci Khaled El Shami, ailesinden gelecek iyi haberleri bekliyor. Ailesinin savaş nedeniyle Gazze’nin merkezinde bulunan ablasına sığındığını belirten Khaled, savaşmaktan yana olmadıklarını her zaman barıştan yana olduklarını belirterek, “Ancak İsrail adil bir ateşkesten daima kaçmıştır” dedi.
Filistin ile İsrail arasında 29 Temmuz 2013’de başlayan barış görüşmeleri, belirlenen 9 aylık süre 29 Nisan 2014 günü hiçbir sonuca varılamadan “ara verildiği” söylenmişti. Sonuçsuz kalmasının nedeni de Filistin Kurtuluş Örgütü’nün İsrail ve ABD’nin terör örgütü olarak kabul ettiği Hamas ile uzlaşıp, ortak hükümet kurmak üzere anlaşması idi. Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas barış görüşmelerine devam etmeye hazır olduğunu, fakat İsrail’in Batı yakasında ve Doğu Kudüs’te yeni yerleşim birimleri kurmamasını, Filistinli mahkumları serbest bırakmasını, Filistin’in gelecekteki sınırları konusunu somut biçimde ele alınmasını istiyordu. “Bizimle Hamas arasında bir tercih yapın” diyen İsrail ise, Hamas’ın 2006’da seçimler sonucunda yönetime gelmesi ile Gazze’yi düşman toprakları ilan etmiş ve karadan, denizden, havadan abluka altına aldığı Gazze’nin bütün sınır kapılarını kapattı. Dünya barış görüşmelerinin devam etmesini beklerken 7 Temmuz’da İsrail, Gazze’ye “Koruyucu Kenar Operasyonu” diye adlandırdığı bir operasyona başladı. Sivil halk İsrail’in bombalamalarıyla ölmeye başlayınca yapılan resmi açıklamada “Operasyonumuz teröristlerin İsrail’e sızmasını ve saldırmalarını sağlayan Hamas’ın tünellerine ve teröristlere yöneliktir” oldu. Adeta, “İsrail’in işkence odası” haline gelen Gazze’de şimdiye kadar 500’ü aşkın kişi öldü, 3 bin 135 kişi de yaralandı. Saldırıların devam ettiği Gazze’de ölü ve yaralı sayısı ise giderek artıyor.
‘Ailemden dört canımı yitirdim’
İsrail, 27 Aralık 2008 - 18 Ocak 2009 tarihleri arasında da “Dökme Kurşun Operasyonu” adı altında Gazze’ye saldırmıştı. İsrail, bu saldırıyı “Gazze’den İsrail’e geçiş için kullanılan gizli tünellerin imhası” şeklinde açıklamıştı. “Dökme Kurşun Operasyonu”nu yaşayan 27 yaşındaki Filistinli çevreci Khaled El Shami, İsrail’in Gazze’ye saldırısı nedeniyle ailesinden gelecek iyi haberleri bekliyor. Khaled, son yaşanan saldırılarda dört yakınını kaybettiğini belirtti. Gazze’deki son saldırı nedeniyle annesinin, babasının ve kardeşlerinin evlerini terk etmek zorunda kaldığını belirten Khaled, “Herkes evlerini şimdi terk ediyor. Ailem 5 kişi olarak merkezde yaşayan ablamın evine geldi. Evde kaç kişi var şu anda bilmiyorum. Kimsenin gidecek yeri yok ki nereye gitsinler. Kim bilir kaç kişi aynı evdeler” dedi.
‘Kıyamet günü gibiydi’
Türkiye’ye 5 yıl önce geldiğini söyleyen Khaled, “Bu yaşıma kadar savaşın içindeyiz, zaten savaş olmasa abluka altındayız. Siz düşünün bu korku ile bir de okul hayatımızı şimdi… 2006’dan itibaren Gazze’de İsraillerin yerleşkelerinden dolayı 40 dakikalık bir yolu 3-4 saatte gittiğimiz oluyor. Abluka altında olan bir yerde hava, kara, deniz tüm ulaşımlar sağlanamıyordu. 2008 yılındaki ‘Dökme Kurşun Operasyonu’nda 2 binde fazla şehidimiz, 4 binden fazla da yaralımız vardı. Savaş sırasında, tüm iletişim araçlarını kullanan İsrail, radyo frekanslarına girip yalan haberlerle de halka panik yaşatmışlar. 5 dakika içinde, Gazze’ye F16 uçağı ile 80’den fazla saldırı yapacaklarını ve tüm yerleri vuracaklarını söylüyorlardı. İnsanlar panik içinde idiler, her yerden ateşler, dumanlar çıkıyor, sanki kıyamet günü gibiydi ve her yer sallanıyordu. 1,5 saat kadar tüm dünya ile iletişimimiz kesildi. Filistin’de hayat durdu. Hiçbir resmi ve özel iş yerleri çalışmadı. 2 hafta havadan saldırdılar, ondan sonra karadan girebileceklerini söylüyorlardı. Çatışmalar yaşanıyor. Hastaneler dolu. İlaç kalmadı. İnsanlık bitik bir noktaya geldi” diye anlattı.
‘Savaşta yaralanan amcamla Türkiye’ye geldik’
Savaş sırasında bir amcasının yaralandığını dile getiren Khaled, “Gazze’ye yakın El Eriş Hastanesi’nde amcamın yanında refakatçi olarak kaldım. Yurt dışından yardım için uçaklar geliyordu. Yaralılar için Mısır’a gönderilen bir uçakla, yaklaşık 10 hasta, 10 refakatçi, uçak personeli ve TİKA’dan gelenlerle birlikte uçtuk. Türkiye’ye gelebileceğimi hiç düşünmemiştim. Ankara’ da, Atatürk Araştırma Hastanesi’ne yerleştirildik. Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, bizi Mısır’da hastanede ziyaret ettiğinde, pasaportlarımızın olmadığını söylemiştim. Batı Şeriya’dan (Ramallah) gönderilen pasaportlarımızı, Ankara’dan alabildik. 3 ay sonra iyileşenler gönderildi. Fakat, ben Ankara’da kaldım. 2009-2011 arasında savaştan dolayı Gazze’ye geri gidemeyenler için Filistin Genelgesi ile oturma iznimiz vardı. Gazze’de Çevre Bilimleri’nden mezun oldum. Devlet bursu ile Çevre Mühendisliği Yüksek Lisansı’ma devam ettim. Ankara’da 2 yıl yaşadıktan sonra, İstanbul, Marmara Üniversitesi’ne geldim ve şu an tez aşamasındayım” sözlerini ifade etti.
‘İsrail hiçbir barış işareti göstermiyor’
Savaşmaktan yana olmadıklarını ve her zaman barışa hazır olduklarını ifade eden Khaled, “Ama bize savaşla gelirlerse çocuklarımızı, kendimizi savunmak zorundayız. Çözüm bekleyen sorunlarımız var. Kudüs meselesi, Filistin’in dışında kalan mülteciler, sınırlarımız konusu, 1967 den sonra Filistin toprağının işgal edilmesi ve hapishanelerdeki esirler, su, çevre sorunları gibi. Bütün bu sorunları eksiksiz halledebilmek için uzun bir sürece ihtiyaç var” sözlerini dile getirdi. İsrail’in hiçbir zaman barışa dair bir işaret göstermediğini kaydeden Khaled, “İnsanları Batı Şeria’dan dışarı çıkarıp, haftada yaklaşık 20 kişiden fazla tutuklama yapıyorlar. Kudüs’te rahat rahat namaz bile kılınamıyor. 40 yaşına kadar olanların Cuma günü oraya girmesi yasaktır. İşte işgalin anlamı bu. Filistin'e önerilen ateşkes düzmecedir. Gazze ablukası kalkmıyor. Tutuklananlar serbest bırakılmıyor. Özetle İsrail ateş edecek, Filistin ateş kesecek. Her zaman, İsrail adil bir ateşkesten daima kaçınmıştır” diye belirtti.
(yç/mg)

