Kürtler Lozan'dan sonra ilk kez buluşacaktı… İZLENİM
08:37
Asiye Tekin/JINHA
Sınırın iki yakasında toplanan Kürtler Lozan'dan sonra ilk kez buluşacaktı. 19 Temmuz 2014 günü Rojava Devrimi'nin üçüncü yılını kutlamak isteyen Kürtler sınıra akın akın geliyordu. Kuzey Kürdistan'ın nerdeyse her şehrinden Suruç sınırına toplanan Kürtler tarihi bir buluşmanın heyecanını taşıyordu. Rojava Devrimi'nin öncü kadınları ve Kuzey Kürdistan'ın kadınları bekleyişteydi. 90 yıllık hasret Kürtlerin köklerini saldığı topraklarda son bulacaktı. Kadınlar her seferinde yüzlerini Rojava'ya dönerek selama duruyordu. Kızlarını, oğullarını savaşa gönderen analar ülke özlemiyle yanıp tutuşuyordu. "Kızım sınırın diğer yakasında halkına düşler kuruyor" diyen ananın umutları toplanmıştı sınırın iki yakasında. Rojava'da kızlarına ve oğullarına özgür bir ülke düşleyen anaların taburu bekliyordu sınırın diğer yakasında. Toz, toprak, rüzgar tıpkı savaşın kızgınlığı gibiydi. Savaşa yürüyordu Kürtler. Askerler sınır nöbetinde, askerler Kürtlerin umutlarını kırma nöbetinde…
Ve gergin bekleyiş… İnsanlar arasında 'Akşam 08.00'da sınırı geçeceğiz, hazır olun' fısıldaşmaları. Kürtlerin adı çıkmış kaçakçıya akşam olacak ki sınırı geçsin, karanlığa karışıp sevgi buluşsun. Akşama doğru Rojava Kürtleri sınıra gelmeye başladı. Sınırda toplananlar o an birdi. İki telin iki yakası, bir şehrin iki yakası bitecekti, illede o gece delinecekti Lozan… Asker ve polisler müdahale için uyarılarda bulunuyordu 'bayrakları indirin yoksa müdahale edeceğiz' diye. Bir türlü inmeyen bayraklar, geri çekilmeyen gençler direniyordu Suruç sınırında. Kızlarını selamlayan analar o gece geçecekti Rojava'ya ve anaların taburunu kucaklayacaktı. '15 dakika sonra geçeceğiz' diye fısıltılar dolaştı, Kürtler sınıra dayandı, asker ve polis geri çekildi. Karanlığın içinden 5 kişi geldi. Bunların sınırın öteki yakası paramparça edilen sınırın diğer yakasından beş kişi çıka geldi. Teller kesildi, sınır yoktu artık Lozan yoktu artık. Sınırların meşruluğu yoktu artık. Kucaklaşmalar, çığlıklar iç içeydi artık, özlem ve hiç birbirini tanıyamayan insanlar yan yanaydı. Karanlığın içinden gelenler artık aynıydı. Sınırlar aşılmıştı.
Rojava artık Bakur'du, Bakur ise artık Rojava'ydı. 'Geldiler geldiler kardeşlerimiz, yoldaşlarımız geldiler açın yolu. Siz Bakur'dan mısınız? diye' başlıyordu hasretlik, kavuşma ve sevinç gözyaşları. Sonunda sevda kavuşmuştu sınırın diğer yakasında. 'Yeke yeke yeke Suruç, Kobanê yeke' sloganları yükseliyordu. Gerçekten Suruç ve Kobanê birdi. Kavuşmuştu sevdalar, kavuşmuştu yüzyıllık âşıklar. Ne teller vardı yüreklerde, ne de ayrılıklar… Birdi artık her şey. Kızını Rojava Devrimi'ne gönderen Suruçlu anne ile Rojava'da Tabur kuran analar artık sınırın iki yakasında değil tek bir noktadaydılar. Sınırı geçen bir anne 'Ben hep annelik duygusunun en önemli ve farklı duygu olduğunu düşünüyordum. Sınırı geçtikten sonra çocuklarımı da orada bırakıp geçtim. Farkettim ki, sınırı aşmak annelik duygusundan daha büyük bir sevgiymiş' Bir anne sınırı aştı çocuklarını bıraktı ülkesiyle buluştu. Bir baba çocuklarını bıraktı özgür gelecek için ülkesiyle buluştu. Devrim artık analar ve kızların omuzlarında, üç kuşak dedeler ve torunlar artık savaşıyor ülke için. Analar ve kızları gelecek yüzyılın resmini Rojava'da çiziyordular. Analar ve kızları özgür ülkede ilk kez buluştular.
(at/mg)
