Selahattin Demirtaş kadınların sorularını yanıtladı

15:41

 


JINHA


İSTANBUL - HDP'nin Cumhurbaşkanı adayı Selahattin Demirtaş KADER'in düzenlediği toplantıya katılarak kadınların sorunlarını yanıtladı. YSK izin verseydi eş cumhurbaşkanı ile yarışa katılmak istediklerini ifade eden Selahattin Demirtaş, "Kadın özgürlüğü mücadelesi yürüten gelenekten gelen bir olarak bu görev bana düştü. Zaten ben de dahil bizim bakış açımızı değiştiren kadınların bu mücadelesinin kendisidir" diye konuştu.


Kadın Adayları Destekleme Derneği'nin (KADER) Cumhurbaşkanı adayları ile buluşmalar kapsamında HDP'nin Cumhurbaşkanı adayı Selahattin Demirtaş ile toplantı düzenledi. Dedeman Otel'inde düzenlenen toplantıya katılan Demirtaş gazeteci Şirin Payzın moderatörlüğünde kadınların sorularını yanıtladı. KADER Başkanı Gönül Karamanoğlu, HDP’nin eril siyasete soluk getirdiğine dikkat çekerek yeni cumhurbaşkanının gerek kullandığı dil gerekse davranış biçimi açısından toplumsal cinsiyet ayrımına ve eşitsizliğine karşı çıkan rol model sıfatını üstlenmesi gerektiğini belirtti.  Kadın aday çıkaramadıkları için özeleştiri verdiklerini belirten Selahattin Demirtaş, bunun bir sonraki seçimde mazeretsiz giderilmesi gereken bir durum olduğunu söyledi. YSK izin verseydi eş cumhurbaşkanı olarak seçime katılmayı istediklerini ifade eden Demirtaş, "Kadın özgürlüğü mücadelesi yürüten gelenekten gelen bir olarak bu görev bana düştü. Zaten ben de dahil bizim bakış açımızı değiştiren kadınların bu mücadelesinin kendisidir" diye konuştu.


'Eşbaşkanla Çankaya'da çalışabiliriz'


"Kurmayı vaad ettiğiniz kadın meclisleri Çankaya’da kadının görünürlüğünü sağlayacak mı" sorusunu yanıtlayan Selahattin Demirtaş, "Cumhurbaşkanının kararlarını danışacağı hiçbir kurum yok. Cumhurbaşkanının halkla bağını kuracak mekanizmalar olmalı. Kadınların kendi seçtikleri üyelerle oluşturdukları kadın meclisinde cumhurbaşkanı ile periyodik olarak toplanmalı. Öneri, eleştirilerini sunarak yasama konusunda da hem danışmanlık hem denetim işlevi görecekler. Ayrıca kadın örgütleri kendi cumhurbaşkanını seçerse ve o kişi benle çalışmak isterse cumhurbaşkanı eş başkanı olarak Çankaya’da beraber çalışabiliriz" dedi.


'Cumhurbaşkanı öldürülen kadının tabutunu omuzlamalı'


"Kadına yönelik cinayetler için somut öneriniz var mı" sorusunu yanıtlayan Selahattin, kadının sadece namus olarak algılanması kültürünün bir genelgeyle değişmyeceğini belirterek, "Bu uzun süreli bir mücadele. Çocukluktan eğitim önemli. Ve devlet politikası olarak bir mücadele yürütülmezse olmaz. Sabırlı, ısrarlı bir mücadele. Kültürün değişmesi için on yıllar beklemeyeceğiz. Devlet yasayı çıkarıyor ancak hakim ve polisin zihniyeti değişmiyor. Çünkü onların kendisi de ayı eğitimi almamış, o da kadına yönelik şiddete eğilimlidir. O yüzden Cumhurbaşkanı bizzat olayın içinde olmalı. Öldürülen kadının tabutunu Cumhurbaşkanı da omuzlamalı. Bizatihi erkeğe, aşirete, aileye yerinde mesaj vermeli. Doğusu batısı yok. Kürtlük ve Türklükle ilgili değil. Erkek egemen sistem ile ilgili" dedi.


'Kürtajı tartışmak bile utanç verici'


Kürtaj hakkındaki soruları, "Kadın bedeni üzerinde kimsenin tasarruf hakkı yok. Devletin bunu tartışması bile utanç verici. Bu kadının birey olarak vereceği bir karardır. Ne kocanın ne de Başbakan’ın elindedir" diyerek yanıtlayan Selahattin Demirtaş, trans bireyler ve seks işçilerine yönelik de, "Amasız bir insan haklarını savunuyorum. Kişilerin cinsel yönelimleri, cinsiyet kimlikleri bunun dışında değil. Hatta hedef olan bireyler için daha hassas bir konudur. Tek bir grup için ayrımcılık olduğunda tüm insan hakları mücadelesi bozulur" değerlendirmesinde bulundu.


Kadınların Türkiye'nin farklı sorunlarına yönelik sorularını yanıtlayan Demirtaş, son olarak şu değerlendirmelerde bulundu: "Ben evet Kürdüm ezilen, asimile edilmeye, yok edilmeye, ortadan kaldırılmaya çalışılan bir kimliğin, halkın mücadelesi içerisinden geliyorum. Bunu hep bir avantaj olarak gördüm. Çünkü eziliyor olmanın ne demek olduğunu yaşayarak anlamak kadar, daha güçlü bir duygu yoktur. Ezilmişliği  ve mücadelesini kitaptan öğrenmedim. Pratikte öğrenerek geldik. Bunu Ermeniler, LGBT'li bireyler, aleviler, Müslümanlar en azından yakın zamana kadar dışlanmış ötekileştirilmiş olarak iyi bilirler. 12 Ağustos’ta HDP toplantısında tavrımızı açıklayacağız. Bizi destekleyen herkes 2. turda yeni bir değerlendirme yapacak. Herkes HDP’nin kararına uysun demeyeceğiz. Ama parti kesinlikle bir adayı destekleme kararı almayacak. Ekmeleddin beyi deseklemezsek Erdoğan'ı desteklemiş oluruz durumuna sokulmamamız lazım. Bize oy verenler 2. turda Ekmeledidin beyi destekleyeyim diye değil bu ilkeler için buluşturlar. 2. turda bu ilkelerin yakınından bile geçen bir aday varsa oyunuzu ona verin. Ama yakınından bile geçmiyorlar. Kim seçilirse seçilsin, bu ilkeleri onlara karşı savunmaya devam edelim. Kim seçilirse seçilsin ensesinde olmaya devam edelim. Benim tavrımın 2. tur için netleşmesi aksi takdirde bana oy verilmeyeceği tavrı rahatsızlık verici" dedi.


 (yç/gc)