Yoksulluğa karşı adı gibi bir direniş sergiliyor

08:34

Derya Ceylan / JINHA


AMED - Devlet politikaları ve yürütülen savaşla birlikte yoksullaştırılan Diyarbakır'da yaşayan kadınlar sadece kimlik mücadelesi değil aynı zamanda ağır çalışma koşullarına rağmen yaşam mücadelesi veriyor. Çocukluğundan bu yana ekonomik mücadele içinde olan 23 yaşındaki Newroz Demir, yoksulluğa karşı adı gibi bir direniş sergiliyor.


Kimlik sorunu ile beraber yoksulluğun en belirgin yaşandığı bölge illerinden Diyarbakır'da her kadın ayrı bir yaşam mücadelesi veriyor. Çocukluklarından itibaren çalışmak zorunda kalan binlerce kadın çalışma hayatındaki haksızlıkları fark edecek yaşa gelinceye kadar sömürü düzeninin kurbanı oluyor.  Diyarbakır'da 21 Mart 1991'de doğan Newroz Demir de çocukluğundan bu yana yoksulluğa karşı yaşam mücadelesi veriyor.


'Çalışmaya çocuk yaşta başladım'


7 yaşında çalışmaya başlayan simit, tatlı satarak, ayakkabı boyacılığı yaparak ailesinin yaşam mücadelesine ortak olan Newroz, "Ailemin ekonomik durumundan dolayı sadece 5'inci sınıfa kadar okuyabildim. Okurken bile çalışıyordum. Çocukluğun ne demek olduğunu bilmiyorum" diyerek yaşadıklarını anlattı. Ablasıyla birlikte çalışarak 10 kişilik ailesinin geçimlerini sağladıklarını söyleyen Newroz, "Babam akciğerlerinden rahatsız olduğu için çalışamıyor. Erkek kardeşim gözlerinden rahatsız olduğu için evden çıkamıyor. Diğer kardeşlerim de evde oturuyor, ben ve ablam çalışıp ailemize bakıyoruz. Evin bütün masraflarının ablamla beraber karşılıyoruz" dedi.


'Hiçbir işten kaçmadım'


Bir fabrikada ısı yalıtım plakaları üzerinde iç ve dış püskürtme işi yapan Newroz, çalışma koşullarının zorluklarına rağmen,  çalışıp üretmekten keyif aldığını belirterek, "Gücümün yettiği kadar çalışacağım. Evime bir ekmek bile götürmek benim için mutluluk kaynağı. Ben çocukluğumdan beri çalışıyorum, aldığım parayı evime harcıyorum, kardeşlerime veriyorum, mutluluk benim için ailem demektir. Benim yaptığım işi erkekler bile yapmaktan geri duruyor. Zor ama ben ne kadar zor olsa da yapıyorum. Çünkü bugüne kadar yaptığım hiçbir işten kaçmadım, her işi de yapabileceğime inanıyorum. Bugüne kadar yoksulluğa karşı adım gibi bir direniş sergiliyorum" diye konuştu.


'Asgari ücretin altında çalışmak emek sömürüsüdür'


Çalıştığı birçok yerde asgari ücretin altında çalışan 23 yaşındaki Newroz, emek sömürüsünün ne olduğunu da zamanla anlıyor.  Asgari ücretin ne anlama geldiğini bile bilmediği yıllarda tek önceliğinin evine ekmek götürebilmek olduğunu anlatan Newroz, "Benim için öncelik çalışabileceğim ve evime ekmek götürebileceğim bir işti. Bu nedenle çalıştığım birçok yerde hakkımı arayamadım, çünkü işten atılma korkusunu yaşıyordum. Fakat şimdi asgari ücreti ve sağlık güvencesinin ne olduğunu biliyorum ve çalıştığım ısı yalıtım fabrikasına girdiğim günden beri asgari ücret alıyorum. Sağlık güvencem de yapıldı. Asgari ücretin altında çalışmak emek sömürüsüdür" diye konuştu. 


(dc-bc /gc/mg)