DBP Kadın Meclisi: Olayın peşini bırakmayacağız!
11:06
JINHA
ANKARA – Geçtiğimiz günlerde Rojava sınırını geçmeye çalışan H.H., adlı kadının Katran Bölük Komutanlığı'na bağlı askerlerin tecavüzüne uğraması olayına sert tepki gösteren DBP Kadın Meclisleri, olayın peşini asla bırakmayacaklarını belirterek, “Kadının bedenine, kimliğine ve iradesine yapılan her türlü müdahale birincil mücadele gerekçemizdir. Bir bütün olarak failler yargılanıp cezalandırılana kadar durmayacağız” dedi.
DBP Kadın Meclisleri, Rojava sınırında yaşananlara ve IŞİD çetelerinin saldırılarına ilişkin yazılı açıklama yaptı. Açıklamada, Rojava sınırında IŞİD denilen ölüm çetelerinin insanlığa karşı suç işlediği ve Türkiye’nin de bu suçlara karşı sessiz kaldığı belirtildi. Türkiye-Rojava sınırının IŞİD için her türlü yardımın geçtiği noktalara dönüştüğüne dikkat çekilen açıklamada, “IŞİD’den kaçan sivil insanlar için Türkiye sınırındaki karakollar IŞİD pratiğinin sergilendiği alanlar olmaktadır. Daha önce sınırdan geçmek isteyen onlarca yaşlı, kadın ve çocuk bu karakollar tarafından durdurulmuş, her türlü hakarete maruz kalmış ve katledilmişlerdir. Bu karakollardaki insanlık dışı muamele buradaki askerlerin kendi başlarına takındıkları bir tutum değil, Türkiye’nin Rojava halkına yönelik tutumudur. Türkiye’nin sınırda Rojava halkına ve Rojava halkıyla dayanışma halinde olan Kürtlere yönelik bu tutumu her gün can almanın yanı sıra başta kadınlar olmak üzere sivillerin insanlık dışı muameleye maruz kalmasına neden olmaktadır” sözleri ifade edildi.
‘Kirli savaş politikası devam ediyor’
16 Temmuz tarihinde sınır karakollarında Türk askerlerinin işlediği insanlık suçuna bir yenisinin daha eklendiği belirtilen açıklamada, “H.H., isimli genç kadın, sınırı geçmeye çalışırken Katran Bölük Komutanlığı’na bağlı askerler tarafından sınır karakolunda alıkonulmuş ve bu askerler tarafından tecavüze uğramıştır. Görgü tanıklarının anlatımıyla kamuoyunun öğrendiği bu olay, Türkiye’nin Rojava sınırında uyguladığı vahşete yeni bir boyut kazandırmıştır. Başta tecavüz olmak üzere kadınlara yönelik her türlü cinsel ve fiziksel şiddet, bir halka uygulanan savaşın en kirli yöntemidir. H.H., isimli kadının sınırda tecavüze uğraması Türkiye’nin Rojava halkının şahsında Kürt halkına yönelik bu kirli savaş politikasını devam ettirmek istediğinin göstergesidir” diye belirtildi.
‘Tecavüz insanlığa karşı işlenen en büyük suçtur’
Türkiye karakolunda gerçekleşen bu tecavüzün ataerkil zihniyet ile sömürgeci zihniyetin buluşmasından doğan bir vahşet olduğunun altı çizilen açıklamada, “Bu vahşet başta kadınlar olmak üzere, halklara uygulanan şiddetin en uç ve insanlık dışı boyutudur. Savaş suçu olmasının yanında insanlığa karşı işlenen en büyük suçtur. Cizre - Rojava sınırında işlenen tecavüz vahşetinin asıl sorumlularını uyarıyoruz. Bu vahşetin asıl sorumlusu devlet ve AKP iktidarıdır. Cizre Kaymakamı ve Şırnak Valisi’nin görev alanında olması itibariyle, bu kişiler de sorumluluklarını bir an önce yerine getirmelidir. Eğer bu vahşet, Rojava halkına yönelik politikanın bir parçası değilse, derhal failler hakkında gerekli işlemlerin yapılıp, suçluların cezalandırılması gerekmektedir. Başta Katran Bölük Komutanının görevden alınıp, fail askerlerle beraber cezalandırılması gerekmektedir” diye belirtildi.
‘Olayın peşini asla bırakmayacağız’
“Türkiye devletinin, Rojava’nın demokratik ve kadın özgürlükçü devrimine yönelik takındığı tutumu, meşruluğu kalmamış suni sınırlarda uyguladığı sömürge ve savaş politikasına bir bütün olarak son vermesi gerekmektedir” sözleri ifade edilen açıklamada, “Türkiye’nin bundan sonraki tutumu ya barbarlık ya da demokratik değerler tercihini gösterecektir. Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Kadın Meclisleri olarak sınırda gerçekleşen bu tecavüz olayının peşini asla bırakmayacağız. Kadının bedenine, kimliğine ve iradesine yapılan her türlü müdahale birincil mücadele gerekçemizdir. Bir bütün olarak failler yargılanıp cezalandırılana kadar durmayacağız. Cinsiyetçilik ve eril iktidar ile mücadele eden kadınlar başta olmak üzere tüm halkımıza ve demokratik kamuoyuna da bu vahşete dur deme ve tepkilerini en güçlü şekilde dile getirme çağrısı yapıyoruz” diye kaydedildi.
(mg)

