Selahattin Demirtaş: 90 yıllık cinsiyetçi geleneği tarumar edeceksiniz

18:48

JINHA


İSTANBUL- Kadınlarla Maçka Parkı'nda düzenlenen forumda bir araya gelen HDP Cumhurbaşkanı adayı Selahattin Demirtaş, cumhurbaşkanlığı adaylığı ile 40-50 yıllık bir mücadele birikiminin emanetçisi olduğunu söyleyerek, "Kadınlar mücadele birikimlerini geçici olarak bana emanet ettiler" dedi.  Seçimin sonucunu kadının belirleyeceğini söyleyen Selahattin "Çünkü sandıktan çıkacak her kadın oyunda,  devletin bir numaralı koltuğunun padişahın, kralın koltuğu değil  değil halkların koltuğu, kadınların koltuğu olduğunu söylemiş olacaksınız. 90 yıllık Türkiye Cumhuriyeti'nin tekçi, mezhepçi, cinsiyetçi geleneğini tarumat etmiş olacaksınız. Koltuklarda hep onlar oturdu biz hep yerde oturduk. Yerde oturanlar o koltuğu geri alsınlar. Sonra başbakan koltuğu bakan koltuğu ve parlamentoda yüzde 50 kadın koltuğuna oturmak istiyoruz" dedi.


HDP Cumhurbaşkanı adayı Selahattin Demirtaş, İstanbul'da Maçka Parkı'nda düzenlenen foruma katılarak kadınlarla bir araya geldi. Kadınlar Selahattin Demirtaş'ı coşku ve alkışlarla karşıladı. Kadınların sorularına geçmeden önce açıklama yapan Selahattin Demirtaş, kadınların verdiği zorlu ve büyük mücadelelerden bahsederek, "Bizler annelerin direnişine tanıklık ettik. Bütün Ortadoğu'nun yangın yerine döndüğü, kadının isminin cisminin anılmadığı 2014 yılı itibariyle cinsiyet kimliği olarak yok edilmek istendiği yerde sizler bu ülkede, bu topraklarda yaşayan kadınlar büyük yol kat ettiniz. Belki AKP bunun farkında değil. Siyasi referansları olarak da kadına eşit birey olarak bakma kapasiteleri olmayabilir. Bugün kadın özgürlük mücadelesi olmasaydı AKP diye bir parti bile olamazdı. Sizler darbeye, emek sömürüne, şiddete, baskıya direndiniz. İşkence tezgahlarında direndiniz, canınızı verdiniz" dedi.


'Kadınlar özgürlük ruhunu AKP çarçur ediyor'


Kadınların her yerde direnerek açığa çıkardığı özgürlük ruhu ve bilincinin AKP tarafından çarçur edildiğini vurgulayan Selahattin, "Birlikte yarattığınız özgürlük sahasinda bu değerleri yok sayıyor onlarla top oynuyor. Emekleri yok sayıyor, kadın özgürlük mücadelesine de pervasızca yaklaşıyor. Parlamentoda Kadın Erkek Eşitliği Komisyonu kurulacağı sırada hepsi ismine itiraz etti. Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu olmasını istedilir. Kadın ve erkeğin eşit olmasına tahammül edemiyorlar. İsmi bile onları rahatsız ediyordu. Sonunda ismini de Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu yaptılar. İşte 12 yıldır bu iktidar bizi yönetiyor. Biz bu gereçeği kabul etmeliyiz. Biz demek ki topluma anlatamadık ki kadınlardan oy alıyorlar. Kadının içindeki durumu maazzam şekilde istismar ediyor. Türkiye Cumhuriyeti tarihinde istismar konusunda daha en başarılı hükümet. Şiddete karşı gibi görünür ama kadına en büyük şiddet onların döneminde uygulanıd. Emek sömürününe karşı gibi görünür ama kadını dilenci olarak gören sosyal politikalar uygular. Sadece kadınları teslim almak için size verdiği 3 kuruşu alızır diye rehin mantığı ile hareket eder" dedi.


'İlk birliği kadınlar sağladı'


AKP'ye oy verenlere karşı da düşman gözüyle bakılmaması gerekitğini altını çizerek öz eleştiri veren Selahattin, "Biz iyi mücadele edemediğimiz için bu düzeyde oy veriyorlar. AKP'ye oy verenleri suçlamanın hiçbir anlamı yok. O zaman en büyük hataya düşeriz. Bizler Türkiye'nin ezilenleri, ötekileştirilmiş gerçek halk kitleleri olarak bu gidişata son vermeliyiz. Benim adaylığım sorunların çözüleceği gündür anlamına gelmiyor ama şimdi bütün bu sorunları görünür kılmak ve eksiklerle birlikte aynı anda yanyana durarak çözme iradesini göstermek bizim tarihimizde kolay kolay başaramadığınız zaferlerdir. Çözüm nedir ve bu seçimden ne kazandık. Alevi kadınlar, başı kapalı kadınlar, ev kadınları, işçi kadınlar, LGBT tüm ezilen kimliklerle yanyana duruyoruz. Yıllarca yanyana oturmayalım diye ellerinden geleni yaptılar. Birbirimizden nefret edelim kin kusalım diye ellerinden geleni ypatılar. Ama ilk olarak kadınlar bunu kırdı. Daha hiçbir alanda birlik kurulamadan ilk birliği kadınlar gençekleştiridi. En fazla ezilen, en fazla sömürülen kimlik olarak ilk siz fark ettiniz bir araya gelinmezse çözüm olmaz" dedi.


'Ben sadece mesajı taşıyan kişiyim'


Cumhurbaşkanlığı adaylığı ile bir heyacanın oluştuğuna vurgu yapan Selahattin, bu heyacanın aslında 40 50 yıllık mücadelenin yarattığı birikim sonucunda ortaya çıktığını dile getirdi. Sadece seçimlerin bir kriter olmadığına dikkat çeken Selehattin, "Tüm o birkime emekğe saygı duyarak canını ortaya koyan devrimci duruşlara saygı duyarak mücadele edeceğiz. Adaylığım bir lutuf olmadı. Bize titizlikle emenet edilen değerleri nasıl koruyacağız düşüncesindeyiz. Bizi heyecanlandırın devletin gücü olmadı hiçbir zaman bizi heyecanlandıran devrim mirasları ve direniş miraslarıdır. Biz bir lider çıksın bizi kurtarsın diye bir arada değiliz ben de o kişi değilim. Bir arada kendi özgür geleceğimizi birlikte kurtarabiliriz buna inandığımız için bir aradayız, ben bu mesajı taşıyan kişiyim. Ötesi, fazlası değilim" diye konuştu.


'O üç fotoğrafa iyi bakın'


Kadının kendi kimliğiyle var olma mücadelesini artık kimsenin durduramayacağına dikkat çeken Selahattin, "Seçimde dalgayı sonuca siz vuracaksınız. O kabinde son kez kararınız ne olusa olsun 3 fotoğrafa dikkatli bakmalısınız. O fotoğrafın arkasındaki birikim nedir, değerleri nedir? Oy pusulası 3 kişiden ibaret değil. Her birinin arkasında bir geçmiş vardır. Ortadaki fotoğrafta farklı bir geçmiş var. O fotoğraflara iyi bakın hangi anlayış sizi özgürlüğe götürür? Sizler o mührü doğru yere basarsanız geleceğinizi değiştirebilirsiniz" dedi.


'Öyle bir kahkaha atın ki...'


Hiçbir şeyin birden bire sihirli bir değnekle değişmeyeceğini söyleyen Selahattin, "Burdaki tüm kimliklerden, inançlardan kadınlar mücadele birikimlerini geçicçi olarak bana emanet ettiler. Özgürlük arayışını seçime kadar bana emanet ettiler. Kadınlar öylesine bir kahkaha atsınlar ki bir daha da kadınlara dil uzatacak cesareti bulamasınlar. Sadece 10 saniyenizi alacak. 10 saniyede mührü doğru yere vurursanız sizin olmasa bile kızlarınızın, torunlarınızın geleceği özgürleşmiş olacak. Çünkü sandıktan çıkacak her kadın oyunda,  devletin bir numaralı koltuğunun padişahın, kralın değil halkların koltuğu, kadınların koltuğu demiş olacaksınız. 90 yıllık Türkiye Cumhuriyeti'nin tekçi, mezhepçi, cinsiyetçi geleneğini tarumat etmiş olacaksınız. Koltuklarda hep onlar oturdu biz hep yerde oturduk. Yerde oturanlar o koltuğu geri alsınlar. Sonra başbakan koltuğu bakan koltuğu ve parlamentoda yüzde 50 kadın koltuğuna oturmak istiyoruz" dedi.


Forum kadınların sorularıyla devam etti. Kadınlar forumun ardından Rojava sınırında kadının tecavüze uğramasını protesto etmek için Beşiktaş'a yürüyecek.


(gc)