'Zeynep öldürülürse kadın mücadelesi de ağır darbe alır'

08:31

Melek YÜKSEL / JINHA


AMED - İran rejimi tarafından 2009'da tutuklanan ve ağır işkencelere maruz kalan ve gözlerini kaybetme noktasına gelen Zeynep Celaliyan'ın akibeti hala bilinmiyor. Kirmaşan'ın Dizêl Abad Cezaevi'nde tutuklu olduğu söylenen ailesiyle hiçbir şekilde görüştürülmeyen Zeynep için sahiplenme çağrısı yapan Kardelen Kadın Merkezi çalışanı Mukkades Alataş, "Eğere Zeynep Celaliyan İran Rejimi tarafından öldürülür ise kadın mücadelesi de ağır bir darbe alacaktır. Bu insanlık suçuna dur dememiz gerekiyor" dedi.


İran rejimi tarafından ömür boyu hapis cezası verilen ve gördüğü ağır işkenceler sonucu sağlığını kaybeden ve ailesiyle görüştürülmeyen Zeynep Celaliyan'ın akibeti hala bilinmiyor.


1982 Mako doğumlu Zeynep Celaliyan, 2008 yılı ortalarında İran'ın Kirmaşan kentinde PJAK üyesi olduğu iddiasıyla tutuklanmış, 14 Ocak 2009'da çıkarıldığı mahkemede avukatı dahi olmadan sadece "7 dakikalık" bir duruşma sonucunda idam cezasına çarptırılmıştı. Kadın örgütleri ve uluslararası insan hakları kuruluşlarının eylem ve girişimleriyle idam cezası 2011'de ömür boyu hapis cezasına dönüştürülmüştü. Kirmaşan'da Dizêl Abad Cezaevi'nde olduğu söylenen, sürekli işkence ve kötü muameleye maruz kalan Zeynep, bu işkenceler esnasında kafasına aldığı darbeler nedeniyle görme yetisini tamamen kaybedecek aşamaya gelmişti. Kendisinden hiçbir şekilde haber alınamayan Zeynep'in,  ailesinin yaşadığı Mako'ya nakil talebi İran rejimi makamları tarafından reddedilmişti.


'Sürekli bir işkence ve kötü muamele altındayım'


Tutukluluğu süresince sürekli işkencelere maruz kalan ve kendisinden haber alınamayan Zeynep, 26 Kasım 2009 tarihinde ailesi aracılığıyla kendisine yapılan haksızlık ve işkencelere dikkat çekmek amacı ile yazdığı ve duyarlı bütün örgütlere seslendiği mektubunda "27 yaşında Kürt kadınıyım, siyasi tutuklu olarak İran hapishanesinde yatıyorum. Hakkımda verilen ölüm cezası, İran Yüksek Mahkemesi tarafından onaylandı. Şu anda çok kötü koşullar altında yaşıyorum. Sürekli bir işkence ve kötü muamele altındayım. Göstermelik bir yargılama yapıldı, bir avukat dahi olmadan birkaç dakikalık bir mahkemenin ardından idam cezasına çarptırıldım. Beni savunacak bir avukatım bile yok. Yargılandığım mahkeme ise, sadece birkaç dakika sürdü. Mahkeme bana, 'Sen Allah'ın düşmanısın, çok yakında tüm Allah düşmanları gibi idam edileceksin' dedi. Hakimlerin tümü mahkeme sürecinde idam edilmem lehinde oy kullandı. Ben, annem ve ailemden hatır istemek için hakimdenizin istedim. Hakim ise bana, 'Kapa çeneni' diyerek isteğimi reddetti. Tüm insan hakları savunucularından, kadınlardan bana yapılan haksızlığa karşı çıkmalarını ve yardımcı olmalarını istiyorum" demişti.


'Kendini Allah yerine koyan rejim cezalandırdı'


Zeynep Celaliyan'ın kendini Allah ilan eden İran rejimine karşı çıktığı için cezalandırıldığına dikkat çeken Kardelen Kadın Merkezi çalışanı Mukaddes Alataş, "Zeynep Celaliyan, 2009 yılından beri İran İslam Cumhuriyeti Rejimi tarafından zindanda tutulup insanlık dışı muamelelere ve işkencelere maruz kalıyor. Sebebi ne olursa olsun bir insan bu tür yaptırımlara tabi tutulamaz. Kendini Allah yerine koyan ve çağ dışı kurallarına karşı gelmeyi Allah'a karşı gelmek diye yorumlayan bir rejim elbette ki yaşayabilmek için Zeynep Celaliyan'ı cezalandıracaktır" dedi.


'Yavaş yavaş öldürülmek isteniyor'


İran rejiminin "cezaevi içerisinde cezaevi" yaratarak Zeynep'i yıldırmak istediğini belirten Mukaddes, "Yaşam alanları daraltılıp, nefes aldığı hücreler yok edilerek yavaş yavaş öldürülmek isteniyor. İdam kararının kaldırılmasının tek nedeni bu. İran rejimi Zeynep şahsında devrimci ve kadın haklarını savunan kadınlara gözdağı verip 'eğer mücadelenize devam ederseniz sizin de sonunuz bu olur' şeklinde bir mesaj vermek istiyorlar" diye konuştu.


 'İnsanlık suçuna dur demeliyiz'


"Kadınlar olarak İran rejiminin bugüne kadar yaptıklarının tanığıyız" diyen Mukaddes, "İran Rejiminin Devrimci mücadele verenleri, insan hakları savunucularını ve rejim muhaliflerini nasıl yok ettiğini biliyoruz şimdi de sıra kadınlara geldi. Bu yüzden tüm uluslar arası örgütlere, insan hakları örgütlerine, kadın hakları savunucularına ve kadınlara sesleniyoruz. Zeynep Celaliyan'a yapılan bu işkenceye sessiz kalamayın. Bu insanlık dışı uygulamalara dur deyin. Rejimlere ve hükümetlere baskıda bulunun. Eğere Zeynep Celaliyan İran Rejimi tarafından öldürülür ise kadın mücadelesi de ağır bir darbe alacaktır. İşlenen insanlık suçuna dur demeliyiz" çağrısında bulundu.


(my/gc)