Aliya Düşünmez: Kadın yazarsa tüm benliğiyle yazar
08:42
Berivan Sümer - Beritan Elyakut / JINHA
COLEMÊRG - Okuma yazmayı okula gitmeden öğrenen, sonrasında ise yazarlık hayalini gerçekleştiren Aliya Düşünmez, verdiği mücadeleyi anlattı. Merak sonucu okumaya başladığını ifade eden Aliya, yazın ve edebiyata ilgisi olan kadınlara seslenerek, "Kadınlar duygularını hissederek yansıtırlar. Bu nedenle de bir kadın yazarsa tüm benliğiyle yazar" dedi.
Aliya Düşünmez, okula gitmenin, okuma yazma öğrenmek ve hayallerini gerçekleştirmenin tek yol olmadığını yaşamıyla gösteren kadınlardan. Okuma yazmayı evde, kendi çabasıyla öğrenen Aliya, verdiği çetin mücadele sonunda sadece okumakla yetinmeyip yazarlık hayalini de gerçekleştirdi. Hakkâri'nin Yüksekova ilçesine bağlı Zerêl Köyü'nde dünyaya gelen Aliya, kendisine ve ailesine karşı verdiği mücadeleden zaferle çıkmayı başarmış kadınlardan biri. Aliya, bugüne kadar 'İmgeyi Onurlandırmak Geceye Düşer' adlı derleme ve Uzakdoğu edebiyatından Yasunarı Kavabata'nın 'Karlar Ülkesi' isimli eserinden yaptığı Kürtçe çeviri türünde 'Welatê Berfê' olmak üzere iki kitap yazdı. Çetin bir yaşam mücadelesi verdiğini söyleyen Aliya, şimdi ise hem köşe yazarlığı yapıyor, hem de sinema alanında çalışma yürütüyor.
'Paylaşmak istiyordum her şeyi çevremle'
Kendisinin, çevresindekilerin okumayı bilmesi ile okumaya başladığını ifade eden Aliya, "Okuma yazmayı geliştirdikten sonra kitap okuma merakı gelişti bende ve çok okudum. Kitap okumanın yanı sıra neden ben de bir şeyler yazmayayım diye düşündüm ve yazmaya başladım. Yazılarım ve denemelerim vardı. Merkeze geldikten sonra bir büyüme, olgunlaşma oldu, çevre edinmeye başladım. Paylaşmak istiyordum ve herşeyi çevremle paylaşıyordum" şeklinde konuştu. Yazılarına devam etmesinin yanı sıra Aliya, 'İmgeyi Onurlandırmak Geceye Düşer' adlı bir derleme ve çeviri türünde 'Welatê Berfê' isimli bir kitabının yayımlandığına değindi.
'Son iki yıldır eserlerimi dışarıya ve kendime gösterebildim'
Aliye ayrıca 2003 yılında Kürtçe kitap çevirisi olan 'Welatê Berfê'ye başladığı dönemlerde köşe yazarlığına da başladığına işaret ederken, 10 yıldır yazarlığa merakı olduğunu, ama yazdıklarını 2 yıldır hem dışarıya hem de kendine gösterdiğine değindi. Kitaplar dışında sinemaya da merakı olduğunu dile getiren Aliya, bu alanda ise yönetmen yardımcılığı, ses ve görüntü deşifreleme yaptığını kaydetti.
'Kadınlar işte ben yaptım diyemiyor'
Yaşanılan dünya düzeninin ataerkil ve erkek zihniyetli olduğuna değinen Aliya, "Düşünebiliyorsan, yapabiliyorsan, ayrım da olmamalıdır. Kadın olduğun zaman aslında biraz daha arka plana atılıyorsun, erkek olunca da öne çıkarsın. Güç mü denilir veya başka bir şey mi denilir bilmiyorum. Fakat kadınlar yaptığı bir ürüne, 'İşte ben yaptım' diyemiyor, gurur duyamıyor kendisiyle. Belki de bu yıllar öncesinin verdiği bir ezikliktir. Bende de aynısı oldu ve hala yıkmış değilim. Yaptığım çalışmaları çevrem görünce ve takdir ettiklerinde 'Yok, o kadar da değil' diyorum" sözlerine yer verdi.
'Kadınlar duygularını hissederek yansıtır'
Bir başkasının yaptığı çalışmanın insanda merak duygusunu uyandırdığını ve kadınların kendilerini sürekli olarak geride düşündüklerini ifade eden Aliya, "Kadınlar 'Yapabilir miyiz?' sorusunu hep yaşıyorlar. Bu, yazarlık alanındaki kadınlarda da var. Kadınların duygusal yönü ağır basıyor erkeklere oranla. Kadınlar duygularını hissederek yansıtırlar. Bu nedenle de bir kadın yazarsa tüm benliğiyle yazar" dedi.
'Bu hayatın içerisinde biz de varız'
Kadınlara çağrıda bulunan Aliya kadınların, 'Hayatın içerisinde bizler de varız' diyebilmeleri gerektiğini vurguladı. "Erkek kadın olarak değil, insan olarak hayatta nefes alıyoruz" diyen Aliya, "Hayatın her alanında varız, eğitiyoruz, üretiyoruz, başarıyoruz. Buna biz, kendimiz sahip çıkmalıyız. Birilerinin gölgesi altında olmaktan ziyade kendi duruşumuz ve varlığımız üzerinden var olmalıyız. Kadınlar, kendilerini arka plana atmak veya başkalarının gölgesinde olmaktansa kendi varlık, düşünce ve duruşlarıyla önde olmalılar, 'Biz de varız' diyebilmelidirler" vurgusunu yaptı.
(be-bs/gk)

