‘Kürtlerle barışacaksanız suç şebekelerini lav edin’

13:38

 JINHA


AMED – İHD Diyarbakır Şubesi ve kayıp yakınlarının her hafta düzenlediği oturma eylemlerinin 286’ıncısı gerçekleştirildi. Eylemde konuşan İHD Diyarbakır Şube Başkanı Raci Bilici, son günlerde koruculuk sisteminden kaynaklı yaşanan ihlallere dikkat çekerek, “Bunun cesaretini de, desteğini de yerel birimlerden ve siyasal iktidardan alıyor. Eğer gerçekten bu süreci çözecek, gerçekten Kürtlerle barışacaksanız bu cinayet ve suç şebekelerini lav etmeniz lazım” dedi.


İHD Diyarbakır Şubesi ve kayıp yakınlarının “Kayıplar Bulunsun, Failler Yargılansın” sloganıyla her hafta düzenlediği oturma eylemlerinin 286’ıncısı Koşuyolu Parkı Yaşam Hakkı Anıtı önünde gerçekleştirildi. Eyleme İHD üye ve yöneticilerinin yanı sıra, MEYA-DER, Diyar TUHAD-DER, Barış Anneleri Meclisi üyeleri, SES, kayıp yakınları ile insan hakları aktivistleri katıldı. Aşırı sıcak ve yakıcı havaya rağmen gerçekleştirilen eylemde, 1995 Şırnak’ın Silopi ilçesinde Adli Binasından çıktıktan sonra kendisinden haber alınmayan Kamil Bilgeç ve 1996 yılında Habur Sınır Kapısı’nda gözaltına alındıktan sonra kaybedilen Mehmet Bilgeç ve Halil Birlik’in akıbeti soruldu.


‘Mazlum halkın yanında olacağız’


Eylemde bir konuşma yapan İHD Diyarbakır Şube Başkanı Raci Bilici, her hafta olduğu gibi bu haftada kayıpların akıbetini sormak için toplandıklarını belirterek, aradan geçen 286 haftaya rağmen siyasal iktidarın bu konuda hiçbir girişimde bulunmadığını söyledi. Kayıpların akıbetinin ortaya çıkarılmaması ve faillerinin yargı önüne çıkarılıp cezalandırılmaması durumda, sorumlusunun bugün ki Cumhurbaşkanı, Başbakan ve bürokratlar olacağını belirten Raci, çünkü kendileri için muhatabın Türkiye Cumhuriyeti Devleti olduğunu ifade etti. Güncel gelişmeler hakkında da değerlendirmelerde bulunan Raci, Gazze’ye saldırarak katliamlar gerçekleştiren İsrail’i ve aynı şekilde Rojava’nın Kobane Kantonu’na IŞİD çetelerinin tarafından yapılan saldırıları kınadı. Saldırılar devam ettiği sürece bu alandan her hafta kınamaya devam edeceklerini belirten Raci, “Çünkü insanlık suçları işleniyor. Biz daima mazlum Filistin ve Kürt halkıyla beraber olmaya, yanlarında olmaya devam edeceğiz. Bu katliamları gerçekleştirenler karşısında olacağız” diye konuştu.


‘Hasta mahpuslar ölüme terk ediliyor’


“Bizler için önemli olan ve artık canımıza tak etti dediğimiz” şeklinde tanımladığı cezaevlerindeki hasta mahpuslar sorununa dikkat çeken Raci, AKP hükümetinin cezaevlerinde hasta mahpuslara ölüme terk eden bir politika güttüğünü belirtti. 75 yaşında ve sadece bir yıl cezası kalan hasta mahpus Ekrem Çiçek’in şu anda, hasta koğuşu bulunmadığı gerekçesiyle hasta ve cezaevi arasında ölüme terk edildiğini söyleyen Raci, “Bu nasıl bir anlayış, nasıl bir insan haklarına saygıdır. AKP’nin bu tutumunu kınıyoruz. İnsanlar cezaevinde yaşamını yitiriyor. Başta Dicle Üniversitesi olmak üzere tüm hekimlerde buna seyirci kalıyor. Hasta mahkum koğuşu yok diye hastaları içeriye almıyorlar. Ve hastalar ambulanslarda bekletilerek ölüme terk ediliyor. Bu düşmanca, insanlıktan nasibini almamış bir yaklaşımdır” diye konuştu.


 ‘Utanç politikalarınızdan vazgeçin’


Dicle Üniversitesi ve Diyarbakır Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ndeki baş hekimlerine seslenen Raci, “Yaşanacak ölümlerden sizler sorumlusunuz. Tabi ki siyasal iktidarın politikalarını uyguluyorsunuz, size söylediği adımları atıyorsunuz. Ama sizlerde birinci dereceden sorumlusunuz. Eğer Ekrem Çiçek saatlerce kapının önünde bekletiliyorsa, buradaki bürokratlar insanlığından utanmalıdırlar. 75 yaşında bir insan sadece gözünü oynatabiliyor. Bu insan size ne yapabilir ey zalimler” diye konuştu. Çözüm sürecinin hasta mahpuslarla samimiyet göstergesi taşıdığını ifade eden Raci, hükümete seslenerek; “Eğer Kürtlerle barışacaksanız, başta hasta mahpuslar olmak üzere tüm cezaevlerini boşaltın. Artık bu utanç politikalarından vazgeçin” diye belirtti.


‘Koruculuk sisteminden kaynaklı ihlaller artıyor’


Son günlerde koruculuk sisteminden kaynaklı ihlallerin arttığına işaret eden Raci, “Devletin özel suç şebekesi koruculuk sistemi, tacize, tecavüze, kadınlarımıza el uzatma, kaçırma, dövme gibi hukuku yasaları tanımadan pervasızca Kürdistan’ın her alanında ihlaller yapmaya devam ediyor. Bunun cesaretini de, desteğini de yerel birimlerden ve siyasal iktidardan alıyor. Eğer gerçekten bu süreci çözecek, gerçekten Kürt’lerle barışacaksanız bu cinayet ve suç şebekelerini lav etmeniz lazım. Dağıtmanız lazım. Çünkü her gün Kürdistan’ın herhangi bir yerinde, vahşet yapıyorlar, insanın hak ve hukukuna tecavüz ediyorlar. Devletin onlara verdiği yetki ve silahlarla bu gücü kullanıyorlar” sözlerini ifade etti.


Raci’nin konuşmasının ardından İHD Diyarbakır Şube Sekreteri Abdusselam İnceören, 1995 Şırnak’ın Silopi ilçesinde Adli Binasından çıktıktan sonra kendisinden haber alınmayan Kamil Bilgeç ve 1996 yılında Habur Sınır Kapısı’nda gözaltına alındıktan sonra kaybedilen Mehmet Bilgeç ve Halil Birlik’in hikayelerini paylaştı. Ardından tüm kayıplar için 5 dakikalık oturma eylemi yapıldı.


(mg)