Munzur Festivali 1. Dersim LGBTİ Onur Yürüyüşü ile renklendi
21:31
JINHA
DÊRSIM – 14’üncü Munzur Kültür ve Doğa Festivali kapsamında 1. Dersim LGBTİ Onur Yürüyüşü gerçekleştirildi. Yürüyüş ardından konuşan Dersim Roştîya Asmê LGBTÎ Oluşumu aktivisti Ozan Uğur, translara yönelik gerçekleştirilen şiddetin kadınlara, engellilere, Alevilere ve Ermenilere yönelik gerçekleştirilen şiddetin başka bir yüzü olduğunu ifade ederek, nefret cinayetlerinin engellenebilmesi için sadece katillerin bulunması değil, bu cinayetleri cesaretlendiren ideolojinin de değişmesi gerektiğini belirtti.
Dersim’de 31 Temmuz’da başlayan 14'üncü Munzur Kültür ve Doğa Festivali üçüncü gününde devam ediyor. Festival kapsamında Dersim Roştîya Asmê LGBTÎ Oluşumu 1. Dersim LGBTİ Onur Yürüyüşü’nü gerçekleştirdi. Yüzlerce kişinin katıldığı yürüyüş Sanat Sokağı’ndan başlayarak Seyit Rıza Parkı’nda son buldu. “Heteroseksüelizme faşizme kapitalizme militarizme HES’lere karşı yürüyoruz” pankartının açıldığı yürüyüşe, Yeni Demokrat Kadın ve Partizan aktivistlerinin yanı sıra çok sayıda genç katıldı. Yürüyüşte “Ahlakınız batsın”, “Homofobiye geçit vermeyeceğiz”, “Bê trans jiyan nabe”, “Namus ne ayol”, “Susma haykır eşcinseller vardır”, “Ma geyin ne olmiş oğlım”, “Ma trans candır a” dövizlerinin yanı sıra sık sık “Yallah Tayyip kışkış Tayyip”, “Deng bide Roşitiya”, “Ay ayol anarşi”, “Ahlakınız batsın”, “Baskı şiddet ahlaksa biz ahlaksızız” ve “Tayyip çarka çık translara arka çık” sloganları atıldı. Yürüyüşe katılan LGBTİ bireyler rengarenk kıyafetleri ve taktıkları maskelerle dikkat çekerken, genç kadınların yüzlerine bıyık figürü çizmeleri renkli görüntülere sahne oldu.
‘Devlet, transseksüel ve dolayısıyla insanlık düşmanı’
Yürüyüş ardından Seyit Rıza Parkı’nda yapılan basın açıklamasında katılımcılar adına konuşan Dersim Roştîya Asmê LGBTÎ Oluşumu Aktivisti Ozan Uğur, günlük yaşamda LGBTİ bireylerin nefretle katledildiklerine dikkat çekerek, “Türk Ceza Kanunu’nda nefret suçu tanımı yapılmadıkça nefret cinayetleri ve katillerin cezai indirimleri devam edecektir” dedi. Devletin LGBTİ’lere yönelik şiddetin savunucu ve uygulayıcısı olduğuna dikkat çeken Ozan, “Devlet, transseksüel ve dolayısıyla insanlık düşmanı olduğu ortadadır” şeklinde konuştu. Translara yönelik gerçekleştirilen şiddetin kadınlara, engellilere, Alevilere ve Ermenilere yönelik gerçekleştirilen şiddetin başka bir yüzü olduğunu ifade eden Ozan, nefret cinayetlerinin engellenebilmesi için sadece katillerin bulunması değil, bu cinayetleri cesaretlendiren ideolojinin de değişmesi gerektiğini belirtti. Ozan, “Kimliğimizi tanıyan, bizi hasta olarak yaftalamayan ve can güvenliğimizi sağlayan bir düzen talep ediyoruz” vurgusunu yaptı.
‘Kimliklerimiz bedenlerimizle özgürce yaşayacağız’
“Baskıya zulme ve faşizme karşı, içinde soluksuz bırakıldığımız, hayatımızı zehir eden, gecelerimizi, gündüzlerimizi ve sokaklarımızı bizden alan bu çağdışı erkek düzenine karşı yürüyoruz” diyen Ozan, erkek egemen sisteme ve şiddetine karşı duydukları öfkeyi haykırdıklarını dile getirdi. Ozan yaptığı konuşmada, “Demokrasiyi, doğayı, parklarımızı, mahallelerimizi, meydanlarımızı, suyu, toprağı, bedenlerimizi, savunarak emek sömürüsüne, güvencesizliğe, şiddete ve baskılara karşı, herkesi umudu, emeği ve dayanışmayı büyütmeye çağırıyoruz” ifadelerine yer verdi. Erkeklerin sözünün geçtiği bir savaşta, barışa da karar vereceklerin sadece erkekler olamayacağına dikkat çeken Ozan, savaşa ve nefrete bir kurban daha vermemek için herkesi homofobi ve transfobi karşıtı mücadelelerine katılmaya çağırdı. Ozan son olarak, “Kimliklerin bedenlere hapsedilmeye çalışıldığı bir dünyada, bizler bu hapishanenin duvarlarını yıkacağız ve kimliklerimiz bedenlerimizle özgürce yaşayacağız” dedi.
Yapılan konuşmanın ardından yürüyüşe katılanlar davul ve defler eşliğinde şarkılar söyleyerek halaylar çekti.
(sg/gk)

