Diyarbakır’da yürüyüş düzenleyen kadınlar saldırıları kınadı

20:20

JINHA


AMED - Diyarbakır'da DÖKH öncülüğünde binlerin katılımıyla düzenlenen yürüyüşte Filistin ve Rojava’daki saldırılar ile kadına yönelik taciz ve tecavüz olayları protesto edildi. DÖKH adına açıklama yapan Tülay Deniz, DÖKH'lü kadınlar olarak bu vahşeti asla kabul etmeyeceklerini ve hesabını soracaklarını belirterek, barış, demokrasi, adalet ve özgürlükten yana olan tüm çevreleri, yaşanan bu insanlık dışı uygulamalar karşısında mücadele etmeye çağırdı.


Demokratik Özgür Kadın Hareketi (DÖKH) Diyarbakır bileşenleri ile DBP Kadın Meclisi öncülüğünde Filistin ile dayanışma, Rojava'daki çete saldırıları ve kadına dönük taciz ve tecavüz olaylarını protesto etmek amacıyla yürüyüş düzenlendi. Koşuyolu Parkı’nda başlayan yürüyüşe binlerce kişinin yanı sıra Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Gültan Kışanak, DBP Eş Genel Başkan Yardımcısı Meral Danış Beştaş, Bismil Belediyesi Eş Başkanı Cemile Eminoğlu, DBP PM üyesi Fikriye Aytin, Barış Anneleri Meclisi üyeleri, DBP Diyarbakır İl Eş Başkanı Zübeyde Zümrüt katıldı. Yürüyüş sırasında PKK Lideri Abdullah Öcalan'ın posterleri, HPG, PKK ve Filistin bayraklarının yanı sıra yürüyüşün kortejinde seçilmişler tarafından "Filisten'de intifada, Rojava'da serhildan kazanacak", “Rojava sınırındaki tecavüzün hesabını soracağız" yazılı pankart taşındı. “Tecavüzci devlet istemiyoruz", "Halklar kazanacak", "Bijî berxwedana Rojava", "Öfkemiz sınır tanımaz" dövizlerinin açıldığı yürüyüşte sık sık, "PKK halktır halk burada", "Jin jiyan azadi", "Kürdistan IŞİD'e mezar olacak" ve "Bijî Serok Apo" sloganları atıldı.


 ‘İnanç grupları kapitalist modernitenin tehdidi altındadır’


Ofis semtine ulaşan kitlenin önü polisler tarafından kurulan barikatlarla kapatıldı. Yurttaşların tepkisiyle karşılaşan polisler, barikatı kaldırmak zorunda kaldı. Binlerce kişinin yürüyüşü Diyarbakır Valiliği karşısında 48 gündür Kürt sorununun çözümü için oturma eyleminde olan annelerin eylem alanında son buldu. Burada kadınlar adına açıklamayı DÖKH aktivisti Tülay Deniz yaptı. Tülay, "Ortadoğu coğrafyasının her iki yanında Kürt ve Filistin halklarıyla birlikte diğer kadim halklar ve inanç grupları kapitalist modernitenin tehdidi altındadır. Ortadoğu'nun her iki ucunda Rojava ve Filistin de halklar bombardımana tutularak, kadın çocuk gözetilmeden katledilmektedirler. Zulme, tacize ve tecavüze uğrayan kadınların, katledilen halkların acıları, gözyaşları, çığlıkları ortaktır" dedi.


'Siyasal iktidar timsah gözyaşı döküyor'


Rojava ve Filistin'de yaşananlar karşısında siyasal iktidarların cılız kınama açıklamalarıyla sorumluluktan kaçtığını ve timsah gözyaşları döktüğünü dile getiren Tülay, "Bugün, yanı başımızda başta Kürt halkı olmak üzere, kendisinden olmayan düşünce ve inanç guruplarına karşı bir zulüm organizasyonu olan IŞİD ölüm çetelerinin Kobanê'de ve Şengal'da insanlık dışı uygulamaları devam etmektedir. Bu uygulamalar karşısında Rojava’da ve Şengal'de büyük bir direniş gerçekleşmektedir. Rojava devrimi Ortadoğu'da başta kadınlar olmak üzere, farklı düşünen ve inanan etnik-dinsel grup ve halklar için bir umut olmuştur" şeklinde konuştu.


'Rojava’ya karşı alınan tepki kadın özgürlüğüne karşı alınmıştır'


Uluslar arası güçlerin ve Türkiye'nin Rojava devrimine karşı aldığı tutumun kadın özgürlüğüne karşı alınmış eril ve sömürgeci bir tutum olduğuna vurgu yapan Tülay, "2012 yılından bu yana Rojava'da katliamlardan kaçan 24 sivil, sınırda askerler tarafından katledilirken, en son Katran Karakolu'nda Rojavalı bir kadına askerlerce tecavüz edilmiştir. Bugüne kadar bu vahşi saldırıya ilişkin AKP hükümetinin resmi bir açıklama yapmamış olması sorumluluğun siyasal iktidara ait olduğunu işaret etmektedir" ifadelerini kullandı. Deniz, son olarak DÖKH'lü kadınlar olarak bu vahşeti asla kabul etmeyeceklerini ve hesabını soracaklarını belirterek, barış, demokrasi, adalet ve özgürlükten yana olan tüm çevreleri, yaşanan bu insanlık dışı uygulamalar karşısında mücadele etmeye çağırdı.


(be-ny/mg)