Batmanlı kadınlar: Katliamın takipçisi olacağız

11:59

JINHA


BATMAN - Kozluk'un Siphiye (Örensu) köyünde silahlı saldırı sonucu 7 kişinin yaşamını yitirdiği katliamı protesto eden kadınlar, katliamda kadın ve çocukların hedef alındğını belirterek, kadın ve çocukların erkek egemen zihniyetin iktidar hesaplaşmalarının aracı haline getirildiğini söyledi. Kadınlar, katliamın takipçisi olacaklarını belirterek, "Bütün örgütlü mekanizmaları ve bireysel olarak kadın kırımını reddedenleri bu davayı sahiplenmeye davet ediyoruz" dedi.


Batman Belediyesi Selis Kadın Danışmanlık Merkezi, Batman'ın Kozluk ilçesine bağlı Suphiye köyünde 2 Ağustos günü halkın üzerine ateş açılması sonucu Selime Efe (40), Sultan Efe (17), Bilal Efe (14), Sadiye Tunla (45), Leyla Güneş (17), Mehmet Tunla (12), Osman Şen (19) isimli yurttaşların hayatını kaybettiği katliamı protesto etti. Danışmanlık merkezi önünde düzenlenen açıklamaya, HDP Batman Milletvekili Ayla Akat Ata, Batman Belediyesi Eş Başkanı Gülistan Akel de katıldı. "Kadına yönelik şiddete hayır" pankartı açılan açıklamada konuşan Sosyolog Rana Şeker, hayatını kaybeden yurttaşların ailesine başsağlığı diledi. Rana, olayda yaş ve cinsiyetlerine bakıldığında özellikle kadın ve çocukların hedef alındığına dikkat çekerek, "Kadın ve çocukların hunharca katliamı erkek egemen zihniyetin hırslarının sonucudur" dedi.


'Militarist geleneğin bıraktığı bir travma'


Olayın en kolay yoldan "kadın meselesi'' ne indirgenmesinin şaşırtmaca ve aldatmaca olduğunu belirten Rana, kadın ve çocukların bu zihniyetin birbirleri arasında iktidar hesaplaşmasının aracı haline getirildiğini söyledi. Bu anlayışı kınadıklarını ve reddettiklerini ifade eden Rana, "Yaşanan olay her ne  kadar bireysel bir saldırı olarak görünse de militarist geleneğin coğrafyamızda bıraktığı bir travmadır aynı zamanda. Ceylan Önkol, Uğur Kaymaz ve daha yüzlerce çocuk katliamı devletin topluma bıraktığı mirastır. Gerçekleştirdiği ve  göz yumduğu binlerce kadına yönelik şiddet ve  katliamı gibi acıdır. Eril devletin militarist kültürü toplumu sorun çözme noktasında, uzlaşmak yerine, çatışmaya ve saldırmaya sürüklemektedir. Kamusal alanda ve gündelik hayatta normalleştirilen şiddet söylemlerinin toplumsal bütün alanlar da ne denli tahribatlar yarattığını her fırsatta dile getirdik" diye konuştu.


'Açıklamalar şiddeti motive ediyor'


Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın  "Kadın herkesin içinde kahkaha atmaz" sözlerini de hatırlan Rana, bu tür çözümden uzak ve magazinel dil kullanılmasının Kozluk'ta yaşanan katliam ve kadına yönelik şiddeti motive edici nitelikte olduğunu vurgluadı. Rana, politik, ekonomik, sosyal ve kültürel özgürlük mücadelesini her türlü bedele rağmen sürdüren kadınlar olarak kadına ve çocuklara yönelik şiddetin her türlüsünü kınadıklarını belirterek, "Bu şiddet karşısında mücadelemizi arttırarak cins bilincini yükselteceğimizi ve yaşanan bu olayların takipçisi olduğumuzu, olacağımızı belirtiyoruz. Bu zihniyetin karşısında özgünlüklerimiz ve örgütlü gücümüzle var olmaya devam edeceğiz. Bedenimiz, kimliğimiz ve kültürümüz bizimdir, hiçbir erkin aksi yönde karar verme hakkı yoktur.  Bu sebeple bütün örgütlü mekanizmaları ve bireysel olarak kadın kırımını reddedenleri bu davayı sahiplenmeye davet ediyoruz. Bir kez daha Kozluk'ta yaşanan olayı kınıyor ve bir an önce faillerinin bulunup yargı önüne çıkarılmasını talep ediyor ve bir kez daha bu katliamın takipçisi olacağımızı belirtiyoruz" dedi.


(gc)